YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3860
KARAR NO : 2022/8229
KARAR TARİHİ : 19.10.2022
İNCELENEN KARARIN
DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine, kabulüne, kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacılar … mirasçıları vekili, davalı …, davalı…., davacı-davalı Hazine vekili ve Hazine vekilinin temyizine katılma yoluyla müdahil… vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Kadastro sırasında Korkuteli İlçesi… Köyü çalışma alanında bulunan dava ve temyize konu
128 ada 19, 20, 21, 22, 134 ada 2, 3, 148 ada 4, 154, 155, 149 ada 44, 165 ada 29, 167 ada 10, 171 ada 1, 172 ada 2, 3, 4, 36, 37, 44, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 185 ada 12, 215 ada 6, 220 ada 29, 30, 31, 230 ada 62, 249 ada 17, 251 ada 7, 8, 9, 10, 261 ada 1, 2, 3, 4, 5, 12, 14, 318 ada 4, 9, 320 ada 1, 3, 328 ada 2, 4 parsel sayılı sırasıyla 401, 95, 467, 02, 198, 25, 1298,47, 198,35, 236,80, 6438,70, 9176,65, 24.936,13, 1767, 94, 7405, 86, 4593, 37, 4537,71, 838, 83, 868,63, 3874, 07, 4875, 20, 1938,74, 1723, 58, 3013, 76, 706, 43, 661, 40, 760, 41, 1792, 36, 1468, 42, 6441,49, 4190, 18, 5435,56, 4295, 35, 2421, 95, 2337, 17, 511,05, 3048,27, 1995,02, 1317,73, 18.002,50, 1753,88, 2538,74, 1512,49, 3112,10, 3990,91, 1478,60, 5731,74, 13.398,39, 28.086,47, 13,647,06, 268,01, 666,84 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle …,…,…,….,……,….,…..,….,……., ve müşterekleri,….,vd, komisyon kararı ile …, …., …, …, …, ….,…,…,…,….,…,….,…, …., …, …, …, …, …,……., …,….., …..,….,…,….,…, …,…., …., …. vd, ……, …., adlarına tespit edilmişlerdir.
Kadastro sırasında aynı çalışma alanında bulunan 148 ada 154, 155, 171 ada 1 parsel sayılı 324,01, 8512,13, 24.549,34, yüzölçümündeki taşınmazlar Sulh Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle; 128 ada 19,20,21,22, 134 ada 2,3, 148 ada 4, 165 ada 29, 185 ada 12 parsel sayılı taşınmazlar da Sulh Hukuk Mahkemesinde davalı olup yukarıda belirtilen kişiler adına tespit edilmişlerdir. Davacı …tarafından Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan tescil davası, davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.
Temyize gelen davacılar … ve arkadaşları, miras yoluyla gelen hakka dayanarak 149 ada 44, 167 ada 10, 172 ada 36, 37, 44, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 215 ada 6, 249 ada 17, 251 ada 7, 8, 9, 10, 261 ada 1, 2, 3, 4, 5, 12,14, 318 ada 4, 9, 320 ada 1,3, 328 ada 2,4 sayılı parseller, davacı …aynı nedene dayanarak 172 ada 2,3,4, 37, 44, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 65, 66 220 ada 29, 30,31, 249 ada 21, 251 ada 7, 8, 9, 10,261 ada 1, 2, 3,4, 5, 16, 320 ada 1, 3, davacı Hazine çekişmeli taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında oldukları iddiasına dayanarak 172 ada 36, 37, 215 ada 6, 220 ada 29, 30, 31, 251 ada 7, 8, 9, 10, 261 ada 1, 2, 3, 4, 318 ada 4, 9, 320 ada 1 sayılı parseller hakkında dava açmışlardır. Yargılama sırasında… miras yoluyla gelen hakka dayanarak 172 ada 2, 3, 4, 220 ada 29, 30, 31 sayılı parseller, ….,ve arkadaşları 185 ada 12 sayılı parsel yönünden davaya katılmışlardır.
Mahkemece dosyalar birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; davacı … ve arkadaşlarının davasının reddine, davacı …’nun davasının kısmen kabulüne, davacı Hazine’nin davasının kısmen kabulüne, müdahil…’in davasının reddine; çekişmeli 172 ada 44, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 167 ada 10, 220 ada 30, 31, 249 ada 17, 261 ada 3, 5, 12, 14, 320 ada 3, 328 ada 2, 4 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tesciline, çekişmeli 149 ada 44, 172 ada 36, 37, 215 ada 6, 220 ada 29, 251 ada 7, 8, 9,10, 261 ada 1, 2, 4, 318 ada 4, 9, 320 ada 1 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitinin iptaline, ham toprak vasfıyla Hazine adına tesciline, davacı …’nun 134 ada 2, 148 ada 154, 155, 165 ada 29, 172 ada 2, 3, 4, 185 ada 12 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davasının kabulüne, çekişmeli 134 ada 2 parselin kadastro tespitinin iptaline, 120/600 hisse oranında …ve 480/600 hisse oranında …, 172 ada 2 sayılı parselin kadastro tespitinin iptaline, 120/600 hisse oranında …, 30/600 hisse oranında … …, 30/600 hisse oranında …, 30/600 hisse oranında …, 30/600 hisse oranında … ve 360/600 hisse oranında… kızı … adlarına, çekişmeli 172 ada 3 sayılı parselin kadastro tespitinin iptaline, 120/600 hisse oranında …, 30/600 hisse oranında … …, 30/600 hisse oranında …, 30/600 hisse oranında …, 30/600 hisse oranında … ve 360/600 hisse oranında… kızı… adlarına, çekişmeli 172 ada 4 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, 120/600 hisse oranında …, 30/600 hisse oranında … …, 30/600 hisse oranında …, 30/600 hisse oranında …, 30/600 hisse oranında … ve 360/600 hisse oranında… kızı … adlarına tesciline, 148 ada 154 parselin kadastro tespitinin iptaline 120/600 hisse oranında …ve 480/600 hisse oranında …, 148 ada 155 sayılı parselin kadastro tespitinin iptaline 120/600 hisse oranında …ve 480/600 hisse oranında …, 165 ada 29 parselin kadastro tespitinin iptaline, fen bilirkişisi …’ın ek raporunda 165 ada 29 parselin (A) harfi ile gösterdiği 7000 m2 ilk kısmının; 165 adada son parsel numarası ile kayıtlı 30/600’er hisse ile … …, …, …, …, …, …, …, …..,……, 18/600’er hisse ile…, …, …, …, …, 30/600 hisse ile …, 15/600’er hisse ile …..,…..,……,, …, …ve 120/600 hisse ile …adlarına, (B) harfi ile gösterdiği 17936,11 m2’lik kısmının; 165 ada 29 parsel numarası ile …, 185 ada 12 sayılı parselin kadastro tespitinin iptaline, Fen bilirkişisi …’ın ek raporunda 185 ada 12 parselin (D) harfi ile gösterdiği 4622,63 m2’lik kısmının; 4622,63 m2 yüzölçümde ve 185 ada 12 parsel numarası ile 120/600 hisse ile …, 480/600 hisse ile…, (A) harfi ile gösterdiği 1818,86 m2’lik kısmının; 185 adada son parsel numarası ile 2/14’er hisse ile…, …, …, …, ….,…….,……., 1/14’er hisse ile …….., ve …,128 ada 19 sayılı parsel …, 128 ada 20 sayılı parsel …, 128 ada 21 sayılı parsel …, 128 ada 22 sayılı parsel …, 134 ada 3 sayılı parsel …, 148 ada 4 sayılı parsel 1/8’er hisse ile …, …, …,…,…., …, …, …., ve …., adlarına tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacılar … mirasçıları vekili, davalı …, davalı …, davacı-davalı Hazine vekili ve Hazine vekilinin temyizine katılma yoluyla müdahil… vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Çekişmeli 128 ada 19,20,21,22, 134 ada 2, 148 ada 4, 149 ada 44, 167 ada 10, 172 ada 2, 3, 4, 36, 37, 44, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 215 ada 6, 220 ada 29, 30, 31, 249 ada 17, 251 ada 7, 8, 9, 10, 261 ada 1, 2, 3, 5,12,14, 318 ada 4, 9, 320 ada 1, 3, 328 ada 2,4 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,
2.Çekişmeli 134 ada 3 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararda yazılı gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; her ne kadar 134 ada 3 parsel davalı …adına tespit edilmiş ve Mahkemece hüküm yerinde tespit gibi tesciline karar verilmiş ise de; taşınmaz hakkında tespitten önce Sulh Hukuk Mahkemesi’nde görülen dava olması nedeniyle tutanağının malik hanesi hukuken açık bulunmaktadır. Bu nedenle hüküm fıkrasının (69) nolu bendinde “Antalya İli Korkuteli İlçesi… Köyü Köyiçi mevki 023-b-02-d-1 pafta no 236,80 m2 yüzölçümlü 134 ada 3 parselin tespit gibi Ahmet Şükrü oğlu …adına iki katlı kargir ev vasfı ile tapuya kayıt ve tesciline” denilmek suretiyle çekişmeli taşınmaz hakkında tespit gibi tesciline karar verilmesi isabetsiz olup bozma nedeni ise de; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden bozma nedeni yapılmamış, hüküm fıkrasının HMK’nin 370/2. maddesi gereğince aşağıdaki şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA karar vermek gerekmiştir.
3. Çekişmeli 165 ada 29 ve 185 ada 12 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararda yazılı gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; her ne kadar 165 ada 29 parsel davalı …, 185 ada 12 parsel ise… adına tespit edilmiş ve Mahkemece hüküm yerinde kadastro tespitlerinin iptaline karar verilmiş ise de; taşınmazlar hakkında tespitten önce Sulh Hukuk Mahkemesi’nde görülen dava olması nedeniyle tutanakların malik haneleri hukuken açık bulunmaktadır. Bu nedenle hüküm fıkrasının (33) nolu bendinde “165 ada 29 parselin kadastro tespitinin iptaline,” ve (30) nolu bendinde “185 ada 12 parselin kadastro tespitinin iptaline” denilmek suretiyle çekişmeli taşınmazlar hakkında kadastro tespitinin iptaline karar verilmesi isabetsiz olup bozma nedeni ise de; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden bozma nedeni yapılmamış, hüküm fıkrasının HMK’nin 370/2. maddesi gereğince aşağıdaki şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA karar vermek gerekmiştir.
4.Çekişmeli 171 ada 1 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; dosya içeriğine, toplanan delillere, kararda yazılı gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; çekişmeli taşınmazın malik hanesi komisyon kararı ile boş bırakılmıştır. Bu nedenle hüküm fıkrasının (32) nolu bendinde “171 ada 1 parselin kadastro tespitinin iptaline,” denilmek suretiyle çekişmeli taşınmaz hakkında kadastro tespitinin iptaline karar verilmesi isabetsiz olup bozma nedeni ise de; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden bozma nedeni yapılmamış, hüküm fıkrasının HMK’nin 370/2. maddesi gereğince aşağıdaki şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA karar vermek gerekmiştir.
5.Çekişmeli 230 ada 56 parsel sayılı taşınmaza yönelik hükmün incelenmesinde; 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar vermek zorundadır. Kadastro Mahkemesi sicil oluşturmak zorunda olduğuna ve dava konusu 230 ada 56 parsel sayılı taşınmaza yönelik dava reddedildiğine göre, taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmesi; yine hüküm yerinde (97) nolu bendde yer alan “…” isminin “…” yazılması gerekirken, 230 ada 56 parsel sayılı taşınmaz hakkında tescil hükmü kurulmaması, yine “…” isminin hatalı yazılması isabetsiz ve bozma nedeni ise de; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, bozma nedeni yapılmamış, hüküm fıkrasının HMK’nin 370/2. maddesi gereğince aşağıdaki şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA karar vermek gerekmiştir.
6.Çekişmeli 261 ada 4 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi, doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde ve çekişmeli taşınmazın tamamı hakkında sicil oluşturmaya elverişli bir karar vermek zorundadır. Mahkemece hüküm yerinin 26. bendinde davacı Hazine’nin davasının kabulüne, 27. bendinde ise yine davacı Hazine’nin davasının reddine karar verilmiş olması isabetsiz olup temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle bu parselle ilgili hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
7.Çekişmeli 249 ada 21 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Davacı …çok sayıda birleşen dosyanın tarafı olup, Mahkemece 249 ada 21 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki 2012/5 Esas sayılı birleşen dosya açısından tutanağı davalı hale getirtilip hakkında olumlu olumsuz bir hüküm kurulmamış olması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
8.Çekişmeli 148 ada 154 ve 155 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Mahkemece, dava konusu taşınmazların davacı …’nun kök murisinden intikal ettiği ve terekenin taksim edilmediği kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma inceleme ve uygulama hüküm vermek için yeterli bulunmamaktadır.
Taşınmazların niteliğinin ve zilyetlik durumunun tespiti amacıyla hava fotoğraflarından yararlanılmamış, keşifte dinlenen yerel ve tespit bilirkişi beyanlarına göre çekişmeli taşınmazların evvelden beri kök muris …’ın, ölümünden sonra bir kısım mirasçıları tarafından zilyetlikleri altında bulundurulduğu açıklanmış, ziraat bilirkişi raporunda ise yukarıdan akan çeşme suyunundan akması sebebiyle taşınmazların içerisinde bataklık bitkilerinin bulunduğu, tarımsal faaliyet için bu suyun davalı parsellerden uzaklaştırılması gerektiği, toprak yapısı ve üzerindeki bitkiler incelendiğinde bir süredir tarım yapılmadığının anlaşıldığı yönünde rapor sunulduğu, bu haliyle beyanlar ile ziraat bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde 3402 sayılı Kanun’un 14,17. maddeleri şartlarının lehine tescil kararı verilenler yönünden oluşup oluşmadığı noktasında tereddüt hasıl olduğu anlaşılmaktadır. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm kurulamaz.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi Mahkemece öncelikle, çekişmeli taşınmazlara ait eski ve yeni tarihli ortofoto ve uydu fotoğrafları ile Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilerek taşınmaz bölümlerinin bulunduğu köyü/mahalleyi/mevkiyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafları bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmak suretiyle buradan elde edilen verilere göre dava konusu taşınmaz bölümlerinin aktarılan davaya konu dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait (bulunmadığı taktirde bu tarihlere en yakın tarihlere ait) stereoskopik hava fotoğraflarının en az üç tanesi tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden ve tespite dayanak vergi kayıtları getirtilerek dosya arasına konulmalı, bundan sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile jeodezi ve fotogrametri mühendisi, üç kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu ve teknik bilirkişinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve yapılacak bu keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, ilk olarak ne zaman ve nasıl kullanılmaya başlandığı, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, imar-ihyaya konu edilip edilmediği, imar-ihyaya konu edilmiş ise ihyanın ne zaman başlayıp bitirildiği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişmesi halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişki giderilmeye çalışılmalı; jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişiye hava fotoğrafları üzerinde stereoskopik olarak ve temin edilebilecek en eski tarihli uydu fotoğrafları üzerinde de inceleme yaptırılarak, çekişme konusu taşınmazların önceki ve şimdiki niteliği, arazinin ekonomik amaca uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle kullanılıp kullanılmadığı ve kullanımın hangi tarihten itibaren olduğu, imar-ihyanın tamamlanıp tamamlanmadığı, kullanıma ara verilip verilmediği hususlarında rapor düzenlettirilmeli; ziraatçi bilirkişi kuruluna, çekişmeli taşınmazlar üzerinde ekonomik amaca uygun zilyetlik bulunup bulunmadığını, ekonomik amaca uygun zilyetlik varsa hangi tarihten beri ve hangi tasarruflar ile sürdürüldüğünü, çekişmeli taşınmazların niteliğini, kullanım durumunu ve zilyetlik süresini kesin olarak belirleyen rapor hazırlattırılmalı ve hangi taşınmaza ait olduğuna dair gerekli açıklamanın yapıldığı fotoğrafların raporlara eklenmesi istenmeli; fen bilirkişisinden, keşfi takibe imkan verir kroki ve rapor alınmalı; bu şekilde vergi kayıtlarının taşınmazı kapsayıp kapsamadığı ve zilyetlikle kazanma şartlarının oluşup oluşmadığı kesin olarak belirlenmeli, belgesiz zilyetlik yoluyla kazanılabilecek 40/100 dönüm norm sınırına dikkat edilmeli, taraflara tercih hakkı hatırlatılmak suretiyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesi hükmündeki sınırlamalar esas alınarak sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek eksik araştırma ve incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de; çekişmeli taşınmazların malik haneleri açık olduğu halde hüküm yerinde kadastro tespitlerinin iptaline denilmek suretiyle hüküm kurulmuş olması dahi isabetsiz olup temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, tarafların temyiz itirazlarının reddiyle hükmün 128 ada 19, 20, 21, 22, 134 ada 2, 149 ada 44, 167 ada 10, 172 ada 2, 3, 4, 36, 37, 44, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 215 ada 6, 220 ada 29, 30, 31, 249 ada 17, 251 ada 7, 8, 9, 10, 261 ada 1, 2, 3, 5, 12, 14, 318 ada 4, 9, 320 ada 1, 3, 328 ada 2, 4 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 69. bendindeki “tespit gibi” sözlerinin hüküm yerinden çıkartılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 30. ve 33. bendlerindeki “kadastro tespitinin iptaline” sözlerinin hüküm yerinden ayrı ayrı çıkartılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, (4) nolu bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 32. bendindeki “kadastro tespitinin iptaline” sözlerinin hüküm yerinden çıkartılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, (5) nolu bentte açıklanan nedenlerle, hüküm fıkrasının 17. bendinden yer alan “Müdahil davacı … 172 ada 2, 3, 4 ve 230 ada 56 parsele ilişkin davasının REDDİNE,” kelimelerinden sonra gelmek üzere; “çekişmeli 230 ada 56 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline” kelimelerinin eklenmesine; yine hüküm yerinin 97. bendinde yer alan “…” kelimesinin hüküm yerinden çıkarılarak yerine “…” kelimesinin eklenmesine ve hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, tarafların 148 ada 154, 155, 249 ada 21, 261 ada 4 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının (6), (7), (8) nolu bentlerinde açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3.maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 19.10.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.