Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/768 E. 2023/452 K. 07.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/768
KARAR NO : 2023/452
KARAR TARİHİ : 07.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/594 E., 2021/798 K.
DAVA TARİHİ : 19.06.2017
HÜKÜM : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Yerköy Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak (eser sözleşmesinden kaynaklanan) davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar dava dilekçesinde; davalı ile aralarında 300 baş sığır yetiştiriciliği projesi için statik, elektrik, mekanik, proje müellifi tarafından sözleşmede belirtilen hizmetler bölümünü kapsayan işlerin yapılması için 30/09/2015 tarihli sözleşme imzalandığını, işin belirlenen sürede yapılmayacağı anlaşıldığından yeniden bir sözleşme imzalandığını ancak işin eksik ve ayıplı yapılmasından dolayı sözleşmenin feshedildiğini, davalıya yapılan ödeme bedelinde fatura kesilmediği için devletten hibeyi eksik aldığını, sözleşmede belirlenen ceza-i şartı ve mahrum kalınan kârını talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının işin yapılacağı yeri teslim edilmesi gereken zamanda teslim etmediğini bu yüzden işin gecikmiş olduğunu, davacının eski tarihle sözleşmeye dayanarak talepte bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı; “Davalının taahhüt ettiği işi zamanında ve sözleşmeye uygun yapmamasından dolayı uğramış olduğu zarara ilişkin olarak 5.000,00 TL’yi talep etmiş ise de davacı tarafın davaya konu inşaatın yer teslimini 46 gün geciktirdiği, davacının dava konusu inşaatın yer teslimini sağladığı tarihte yoğun kış şartlarının yaşandığı, çalışılamayacak döneme tekabül ettiği ve bu sebeple Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın çalışılamayan kış dönemi haricinde 4 ay daha süre uzatım verdiği, bu sebeple inşaatta gecikme yaşandığı, hal böyle olunca davacının davalıya inşaatın zamanında yapılmaması nedeniyle talep ettiği 5.000,00 TL’nin yerinde olmadığı, ayrıca işin sözleşmeye uygun olmaması nedeniyle 5.000,00 TL davacı tarafından davalıdan talep etmiş ise de taraflar arasında iki adet sözleşme imzalandığı, bu sözleşmenin tarihlerinin birinin 02/10/2015 diğerinin 30/09/2015 tarihli olduğu, davacının ise geçmiş tarihli olan sözleşmeye dayandığından ayrıca karşılıklı olarak sözleşmenin karşılıklı yükümlülüklerini tarafların geciktirdiği anlaşıldığından davacının ispat edemediği zarar talebinin reddi ile;
Borcun ifa edilmemesinden doğan ve 5.000,00 TL sözleşmenin hükümsüz kalması nedeni ile uğranılan zararlarını talep etmiş ise de, bu zararların belgelendirecek dosyaya delil sunmadığı, zararların bilirkişice hesaplanması gerektiğini belirtmiş ise de davacının bu zararlarının kendisi tarafından belirtilmediğinden ve bilirkişinin zararın sadece miktarını hesaplama görevi olduğundan ispatlanamayan ve delillendirilemeyen bu talebin reddi” gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafından sözleşmelerle işin 90 günde tamamlanacağı kabul edilmesine rağmen, işin tamamlanmadığını ve çalışma sahasının terk edildiğini ve yapılan kısmi imalatın da teknik şartnameye aykırı olduğunu, müvekkili tarafından sözleşmenin fesih edildiği ve tekrar yapılan ihale sonucunda eksik işlerin tamamlanarak 03/10/2016 tarihinde söz konusu ahırın müvekkiline teslim edildiğini, bilirkişi raporlarının eksik ve denetime elverişsiz olduğunu, çelişkilerin giderilmediğini, bu nedenle ıslah dilekçesi sunulmadan davanın reddine karar verildiğini, mahkemece; davalı tarafını ne şekilde kusursuz olduğuna karar verildiğinin anlaşılamadığını, davalı tarafın sözleşme hükümlerine aykırı davrandığını, davalının işe sözleşmenin imzalanmasından önce başladığını, yer teslimini 46 gün geciktirilmiş olmasının söz konusu olmadığını, davalının ruhsat işlemlerini kusurlu olarak geciktirdiğini, işin 9 aylık gecikme ile teslim alınmış olmasından dolayı sözleşmenin hükümsüz kalması nedeniyle zararın mevcut olduğunu, bu zarar ile ilgili olarak bilirkişi deliline dayandıklarını, sözleşmenin hükümsüz kalması nedeniyle oluşan zararın uzmanlık gerektiren hesaplama olduğunu, dava dilekçesinde; bu zararın açıklandığını, TBK’nın 125/son maddesi gereğince müvekkilinin mahrum kaldığı kâr ve zararının karşılanmasının taleplerinin hukuka uygun olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle talep edilen bir kısım zararın müspet zarar niteliğinde olup, sözleşmeyi fesh eden tarafın müspet zararı talep edemeyeceği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurularının HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği sebepler ile aynı temyiz itirazlarını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri,

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 470 ila 486 ncı maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, edimin ifasının gecikmeli olarak gerçekleşmesinde davalının yeri geç teslim etmesinden kaynaklı olduğu, davacının ise yüklenici olarak işi eksik ve ayıplı yaptığının dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları ile sabit olduğu, sözleşmenin feshinde iki tarafında ortak kusurunun bulunduğunun anlaşılmasına göre davacının fesihten kaynaklı olarak istediği müspet zararları talep edemeyeceği kararının yerinde olduğundan, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.