YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1239
KARAR NO : 2007/1793
KARAR TARİHİ : 05.03.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacılara ve murisine Kamulaştırma Yasası hükümlerine uygun bir kamulaştırma tebligatı yapılmamış olduğuna göre öğrenme tarihi olduğu ileri sürülen 10.11.2003 gününde açılan bedel artırım davasının süresinde olduğunun kabulü ile değerlendirmenin dava tarihine göre yapılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1- Dava dilekçesinde, kamulaştırılan taşınmaza takdir olunan bedelin yetersiz olduğundan ve gerçek değeri yansıtmadığından bahisle davacıların payı için 281.018.884 TL takdir edilen bedelin 1.000.000.000 TL’ye yükseltilerek aradaki farkı teşkil eden 718.981.116 TL olarak fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla artırılmasına karar verilmesi istenilmiştir. Yargılama aşamasında keşifler yapılıp bilirkişi raporları alındıktan sonra 6.12.2005 tarihli oturumda davacılar vekili bilirkişi raporlarında ulaşılan mirtarı esas almak suretiyle müddeabih miktarını ıslah ettiğini bildirmiş ve bu bedel üzerinden dava harcını 23.2.2006 günlü makbuzla mahkeme veznesine yatırmıştır. Mahkemece davacılar vekilinin ıslah talebi kabul edilerek ve düşük değerli raporu kabul ettiği gözetilerek buna göre hüküm kurulmuştur.
../..
2007/1239-1793 -2-
Kamulaştırma Yasasının 14. maddesinde, kamulaştırmaya konu malın sahibinin yapılan tebligat gününden veya tebliğ yerine geçen ferağ tarihinden itibaren 30 gün içinde, takdir olunan bedel ile maddi hatalara karşı adli yargıda dava açabileceği hükmüne yer verilmiş olup, bedele ilişkin olarak açılacak dava yönünden Yasada öngörülen hak düşürücü nitelikteki bu süre geçtikten sonra malikin artık bedel konusunda dava açma hakkı bulunmamaktadır. Malikin dava hakkının bulunduğu hak düşürücü süre içerisinde bedel artırım davası açıldıktan sonra HUMK.nun 86 ve müteakip maddelerine dayanılarak müddeabihin artırılmasına yönelik ıslah isteme hakkı mevcut ise de, bu süre geçtikten sonra bedelin daha da artırılması gerektiğinden bahisle ayrı bir davaya da konu edilemeyecek olan ilave bedel için ıslah talebinde bulunulmasına yasal olanak yoktur. Başka bir deyişle, ıslah istendiği tarihte dava hakkı düşmüş ise, bu husus ıslah istemine konu edilemez.
Bu durumda öğrenme ile davanın açıldığı 10.11.2003 tarihinden çok sonra 6.12.2005 tarihinde ıslah istenildiği gözetildiğinde yukarıda açıklanan nedenlerle ıslah isteminin reddi ile davacıların payı için kamulaştırma bedelinde 718.981.116 TL artırıma karar verilmesi gerekirken fazlaya hükmedilmiş olması,
2- Kabule göre de;
Davalı idarenin harçtan muaf olduğu gözetilmeden bakiye harcın davalıdan alınmasına karar verilmesi ve davacıdan peşin alınan harcın da mahkeme masraflarına dahil edilerek, kısmen davalıya yüklenmesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 5.3.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.