YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6826
KARAR NO : 2008/9646
KARAR TARİHİ : 23.09.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde eğitim ve öğretim giderinden kaynaklanan borcu ödemeyen davalılar hakkında yapılan icra takibine itirazın iptali istenilmiştir. Mahkemece konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalılar vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davalı vekili Av…. … geldi. Aleyhine temyiz olunan davacı adına gelen olmadı. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Davacı idare vekili dava dilekçesinde; davalıların taahhüt ve kefalet senedi hükümlerine uygun hareket etmemeleri nedeniyle sebep oldukları idare zararının ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptalini istemiş, dava açıldıktan ve yargılama aşamasında tüm deliller toplandıktan sonra mahkemece 5535 sayılı yasa hükümleri uygulanmak suretiyle yükümlünün zorunlu hizmetini kamu kuruluşunda yerine getireceği ve bu sebeple davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığı yolunda hüküm kurulmuştur.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7. maddesine göre; anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul ve sulh nedeniyle delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden sonra giderilirse tarife hükümleriyle belirlenen ücretin tamamına hükmolunacaktır. Bu durum da mahkemece, yargılamaya devam edilerek 5535 sayılı Bazı Kamu Alacaklarının Tahsil ve Terkinine ilişkin Yasa çıkmasaydı davalı tarafın davacı idareye ödeyeceği borç miktarı belirlenip, belirlenen bu borç miktarı üzerinden
davada kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davalı tarafça mecburi hizmete dönülmemiş olsaydı davacı idareye ödemesi gereken borç miktarının tamamının vekalet ücreti olarak hüküm altına alınması,
2-HUMK’nun 388 ve 389. maddeleri uyarınca; hüküm sonucu kısımında istek sonuçlarından her biri hakkında taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların açık, şüphe ve tereddüte yol açmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Bu sebeple; kefiller …, … ve …’in yargılama giderleri ve davacı taraf lehine hüküm altına alınan vekalet ücretinin ne kadarından sorumlu olacaklarının hükümde açıkça tet tek gösterilmeyerek, infazda tereddüt uyandıracak şekilde hüküm kurulması,
3-Mahkemece yapılan yargılama sonunda dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiş olup, bu nitelikteki kararların Harçlar Yasasına bağlı (1) sayılı tarifenin A-111-2a maddesi hükmüne göre maktu harca tabi olduğu gözetilmeden nisbi tarife üzerinden karar ve ilam harcına hükmedilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı yararına takdir edilen 550.00 YTL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.09.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.