YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8437
KARAR NO : 2009/9006
KARAR TARİHİ : 28.12.2009
MAHKEMESİ : Ankara Asliye 9. Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu…aleyhine icra takibi yapıldığını, borcu karşılayacak mal bulunmadığını ileri sürerek dava konusu taşınmazını davalı …’ya satışına ilişkin tasarrufun iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın satış bedeli ile gerçek değeri arasında fahiş fark bulunmasından dolayı bağış niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK’nın 277 vd. maddelerine dayalı olarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Aleyhine hüküm kurulan davalı … yargılamaya katılmamıştır. Temyiz dilekçesinde de tebligat yapılan adreste oturmadığı ve yeni adresinin de mahkemece yeterince araştırlımadığını ileri sürmüştür.
Yargılama aşamasında davalı …’nın tapu sicil müdürlüğüne bildirdiği adreste oturmadığı da belirlenmiştir. Kaldı ki bildirilen adres Kaman ilçesine bağlı bir köy adresidir. Bu durumda adı geçen davalıya sadece köy adının yazılması suretiyle yapılan tebligatın Tebligat Yasası’nın 35. maddesine uygun olduğunu söyleyebilme olanağı da yoktur.
Tapu sicilinde böyle bir adres kaydının bulunmuş olması dahi 7201 Sayılı Yasanın 35. maddesinin uygulanma olanağının bulunduğu anlamını taşımaz.
Bu durumda, davalı …’ya yapılan tebligatın usulsüz olduğu ve bu davalının savunma hakkının kısıtlandığı kabul edilmelidir.
Hal böyle olunca, davalı …’ya dava dilekçesinin usulen tebliğ edilmesi, taraf teşkilinin sağlanması varsa delillerinin toplanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’e geri verilmesine 28/12/2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.