YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/582
KARAR NO : 2007/1736
KARAR TARİHİ : 01.03.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme ile alınan bilirkişi raporu hükme yeterli değildir.
Şöyle ki;
1-Bilirkişi raporunda iki somut emsal kabul edilmiş olup, dava konusu taşınmazın somut emsal olarak alınan 324 Ada 8 Parsel sayılı taşınmaza göre 12-13 kat daha değerli, olduğu satış bedelleri güncelleştirilerek dava tarihi itibariyle m2 değerinin 7.085.293 TL bulunduğu belirtilmiş, yine dava konusu taşınmazın somut emsal olarak alınan 755 Ada 1 Parsel sayılı taşınmaza göre yaklaşık 4-5 kat daha değerli olup satış bedelleri güncelleştirilerek dava tarihi itibariyle m2 değerinin 19.523,622 TL geldiği açıklanmıştır. Daha sonra ise dava konusu taşınmazın m2’sinin ortalama ölçüler çerçevesinde 80.000.000 TL olabileceği belirtilmiş ve raporun sonuç kısmında ise dava konusu taşınmazın m2’si 90.000.000TL. olarak kabul edilerek kamulaştırma bedeli hesaplanmış ancak bu m2 değere nasıl ulaşıldığı raporda açıklanmamıştır. Mahkemece denetlenemeyen bu rapora göre hüküm kurulmuş olması,
2-Kamulaştırma Yasasının 11. maddesinin (d) bendinde vergi beyanı kıymet takdirinde gözönünde tutulması gereken esaslar arasında sayılmıştır. Bu nedenle dava konusu taşınmaz ve emsal alınan taşınmazın değerlendirme tarihi itibariyle
./..
-2-
2007/582-1736
bulundukları cadde ve sokak için belediyelerce emlak vergisine esas olmak üzere belirlenen m2 fiyatları ilgili belediyeden getirtilerek bu değerlere göre verilen m2 fiyatının mukayese edilmesi gerekir.
Emsalin ve dava konusu taşınmazın emlak vergisine esas değerlerinin birbirine oranı ile bilirkişi raporunda emsal karşılaştırması sonucu değerlendirmeye esas alınan oran birbirinden fahiş ölçüde farklı ise, mahkemece bu farklılık ve çelişkinin de bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak mutlaka giderilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
3-Dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi ve bilirkişi raporunda somut emsal alınan parsellerin ise satış tarihlerinde imar düzenlemesi sonucu oluşan imar parselleri olup olmadıkları Belediye İmar Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden sorulup saptandıktan sonra, incelenen emsal imar parseli olup da dava konusu taşınmazın bu nitelikte olmaması halinde, dava konusu taşınmazın yapılacak karşılaştırmadan sonra bulunacak değerinden, İmar Yasasının 18. maddesinin ikinci fıkrası gözetilerek, düzenleme ortaklık payını karşılayacak oranda indirim yapılması gerektiğinin dikkate alınmaması,
4-Emsallerin endeksleme yöntemiyle güncelleştirilmesinde TÜİK’in yayınladığı aylık toptan eşya fiyat endekslerine göre (1994=100 endeksi alınmış olmakla) emsallerin satışının yapıldığı ayların bir önceki ayına ait endeksi (324 Ada 8 parsel sayılı taşınmazın satış tarihi 21.7.1998 de endeks 1020,7 iken 995,5, 755 Ada 1 parsel sayılı taşınmazın satış tarihi 17.11.2000 de endeks 2577,2 iken 2516,7) ile değerlendirme tarihi 16.5.2002 tarihine göre Mayıs 2002 endeksi 5508,4 iken bir önceki Nisan ayına ilişkin 5485,5 endeksinin alınması suretiyle endekslemede hata yapılması,
5-Bilirkişi raporunda somut emsal olarak incelenen 755 Ada 1 parselin değerlendirmeye esas alınan 17.11.2000 tarihli satışını (alıcı-satışı, satış tarihi ve satış bedelini) gösteren 324 Ada 8 parselin ise değerlendirmeye esas alınan 21.7.1998 tarihli satışını göstereren tapu kayıtlarının Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilip bu yönden denetleme yapılmaması,
6-Avukatlık Yasasının (değişik) 164/son maddesi hükmünün yorumlanmasında hataya düşülerek avukatlık ücretinin davacı idare yerine vekiline ödenmesine karar verilmiş olması,
Doğru görülmemiştir.
../…
2007/582-1736 -3-
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 1.3.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.