YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3892
KARAR NO : 2008/3960
KARAR TARİHİ : 11.03.2008
MAHKEMESİ : Bakırköy 3. İcra (Hukuk) Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı kararın temyizen tetkiki davacı (3.Kişi) vekili tarafından istenmiş, mahkemece bozmaya uyularak ilamında belirtildiği şekilde isteğin konusuz kalan davanın reddine karar verilmiştir. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi …….tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Yerel Mahkeme, temyiz isteminin kanuni süre geçtikten sonra yapılması nedeniyle reddine karar vermiştir. Davacı bu kararı dahi temyiz etmiştir. O halde, bu yön üzerinde özellikle durulmalıdır. Hükmün, tefhiminin Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 489ncu maddesinin yollamada bulunduğu aynı Kanunun 388 nci maddesindeki unsurları içerir biçimde yapılmadığından İİK’nun 363 maddesinde öngörülen 10 günlük temyiz süresinin geçtiğinden sözedilemez.
Bu durumda, davacının hükmü süresinde temyiz ettiği anlaşıldığından mahalli mahkemenin temyiz isteminin reddine ilişkin kararın bozulması ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 432/son maddesi gereğince asıl hükmün temyizini amaçlayan temyiz itirazlarının incelenmesi gerekir.
Takip dayanağı alacağın olmadığının kesinleşmiş mahkeme kararı ile tesbit edildiği dosya içeriğinden anlaşılmıştır. Bu durumda “konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmesi yerindedir.Ancak yargılama giderinin , bu arada avukatlık ücretinin alacak miktarı ile haczedilen taşınır malın değerinden hangisi az ise onun üzerinden nispi olarak, davanın açılmasına neden olan tarafa yükletilmesi gerekmektedir. Dava konusu haczin var olmayan bir alacak nedeniyle konulduğu ve bu nedenle davalı alacaklının davanın açılmasına neden olunduğu sabit olmakla mahkemece avukatlık ücretinin davacı yararına hükmedilmesi gerekirken aksi düşüncelerle davalı alacaklı yararına taktir edilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı HUMK’nun 438/7.maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkemenin temyiz isteminin reddine ilişkin 27.9.2007 tarihli kararının bozularak kaldırılmasına, 18.7.2007 tarihli kararın hüküm fıkrasının 4.bendinin sümüyle silinerek yerine “Davacı yararına 4.868.00YTL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına 18.7.2007 günlü kararın bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 11.3.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.