YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/10794
KARAR NO : 2023/9348
KARAR TARİHİ : 16.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hüküm; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Boğazlıyan Cumhuriyet Başsavcılığının 11.06.2012 tarihli ve 2012/611 soruşturma sayılı iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (c) bendleri, 53 üncü maddesi, sanık hakkında inceleme dışı kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 37 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca, inceleme dışı diğer sanıklar … ve … hakkında nitelikli tehdit, kasten yaralama ve hakaret suçlarından ise 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (c) bendleri, 53 üncü maddesi 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 37 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları uyarınca, cezalandırılmaları istemi ile kamu davaları açılmıştır.
2. Boğazlıyan Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.04.2013 tarihli ve 2012/207 Esas, 2013/255 Karar sayılı kararı ile sanık ve inceleme dışı diğer sanıklar … ve … hakkında nitelikli tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (c) bendleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, inceleme dışı diğer sanıklar … ve … hakkında kasten yaralama ve hakaret suçlarından ise şikayet yokuluğu sebebiyle düşme kararları verilmiştir.
3. Boğazlıyan Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.04.2013 tarihli ve 2012/207 Esas, 2013/255 Karar sayılı kararının sanık ve inceleme dışı diğer sanıklar … ve … hakkında nitelikli tehdit suçundan kurulan mahkumiyet kararlarının sanıklar müdafii ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin, 07.02.2019 tarihli ve 2014/42436 Esas, 2019/1499 Karar sayılı kararıyla;
“…1-Sanıklar … ve …’a yükletilen birden fazla kişi ile birlikte silahla tehdit eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anayasa Mahkemesi’nin karar tarihinden sonra 24/11/2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı, TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararın ve TCK’nın 53/1-c maddesinde düzenlenen hak yoksunluğunun uygulanma süresi ve şeklinin Kanunda öngörülen biçimde infaz aşamasında gözetilebileceği,
Anlaşıldığından, o yer Cumhuriyet savcısı ile sanıklar … ve … müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyize gelince;
a-Sanığın tekerrüre esas alınan, adli sicil kaydındaki ilama konu TCK’nın 151/1 uyan suçun, hükümden sonra yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında, anılan hükme ilişkin, uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
b-Tekerrüre esas alınan mala zarar verme suçuna ilişkin uzlaştırma sağlanıp düşme kararı verilmesi halinde;
Karar tarihi itibari ile Boğazlayan Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/242 esas, 2011/24 karar sayılı hükmünün tekerrür esas olduğunun gözetilmesi zorunluluğu,”
Nedeniyle sanık hakkında nitelikli tehdit suçu yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
4. Boğazlıyan Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.11.2020 tarihli ve 2019/328 Esas, 2020/229 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (c) bendleri, 62 nci maddesi, 58 inci maddesi, 53 üncü maddesi, uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mükerrirleree özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Bassavcılıgınca tanzim olunan, 12.10.2021 tarihli ve 2020/112147 sayılı, bozma görüşlü Tebligname ile Daireye tevdi edilmistir.
II. GEREKÇE
Bozma sonrası yapılan yargılamada sanık müdafiine duruşma günü bildirilmeksizin yokluğunda yargılamaya devam edilerek savunma hakkının ihlal edilmesi suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen Boğazlıyan Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.11.2020 tarihli ve 2019/328 Esas, 2020/229 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebligname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Bassavcılığına tevdiine,
16.03.2023 tarihinde karar verildi.