Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/15041 E. 2023/9512 K. 23.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15041
KARAR NO : 2023/9512
KARAR TARİHİ : 23.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Nitelikli yağma
HÜKÜMLER : İstinaf başvuruların esastan reddi ile düzeltilerek esastan reddine

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Hükmedilen cezaların süresine göre sanıklar … ve …, müdafiinin duruşmalı inceleme istemlerinin 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince reddine karar verilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 02.02.2022 tarihli ve 2021/235704 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanıklar hakkında iki kez nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası, 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a),(c),(d) ve (h) bendleri, 53 üncü maddesi , 63 üncü maddesi, 54 üncü maddesi uyarınca ve inceleme dışı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bendleri uyarınca 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası 53 üncü maddesi, 63 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. … 35. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.06.2022 tarihli ve 2022/63 Esas, 2022/290 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında, mağdur …’a yönelik nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a),(c),(d) ve (h) bendleri, 53 üncü maddesi, 63 üncü maddesi 54 üncü maddesi, sanık … hakkında ayrıca 58 inci maddesi uyarınca 13 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, mağdur …’a yönelik nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a),(c),(d) ve (h) bendleri, 53 üncü maddesi, 63 üncü maddesi,54 üncü maddesi, sanık … hakkında ayrıca 58 inci maddesi uyarınca 13 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, inceleme dışı mağdur …’a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bendleri, 53 üncü maddesi, 54 üncü maddesi, sanık … hakkında ayrıca 58 inci maddesi uyarınca 4 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, inceleme dışı mağdur …’a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bendleri, 53 üncü maddesi, 54 üncü maddesi, sanık
Berk hakkında ayrıca 58 inci maddesi uyarınca 4 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına
karar verilmiştir.

3. … 35. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.06.2022 tarihli ve 2022/63 Esas, 2022/290 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma ve nitelikli kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin sanıklar müdafiilerince istinaf edilmesi üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 20.10.2022 tarihli ve 2022/2142 Esas, 2022/2547 Karar sayılı kararıyla;
“… 1-Sanıklar hakkında mağdur …’a yönelik “Nitelikli yağma” ve “Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma”, mağdur …’a yönelik “Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçundan kurulan “Mahkumiyet” hükümlerine yönelen sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurularının incelenmesinde;
Yargılama sürecindeki işlemlerin hukuka uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipleri ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği ve incelenen dosya içeriğine göre İlk Derece Mahkemesi mahkûmiyet hükümlerinde usule ve esasa ilişkin bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, sanıklar müdafiilerinin mahkûmiyet hükümlerinin usul ve kanuna aykırı olduğuna yönelen istinaf kanun yolu başvuruları yerinde görülmemiş olmakla, CMK’nın 280/1-a maddesinin ilk cümlesi ve 286. maddesi gereğince ayrı ayrı İSTİNAF BAŞVURULARININ ESASTAN REDDİNE,
2-Sanıklar hakkında mağdur …’a yönelik “Nitelikli yağma” suçundan kurulan “Mahkumiyet” hükümlerine yönelik sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurularının incelenmesinde;
Yargılama sürecindeki işlemlerin hukuka uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilen dışında yaptırımların doğru olarak belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafiilerinin kararın usul ve yasalara aykırı olduğuna yönelen ve yerinde görülmeyen diğer istinaf kanun yolu başvurularının reddine, ancak;
Sanıkların mağdur …’ın cep telefonunu, cüzdanını, 50,00 TL parasını ve mağdur …’ın babası mağdur …’a ait olan ve olay tarihinde mağdur tarafından kullanılan 06 … 64 plakalı aracın anahtarını zorla aldıkları, sanık …’ın daha sonra anahtarını zorla aldıkları arabayı park halinde bulunan yerden alarak diğer sanıkların bulunduğu yere doğru geldiğinde olay yerinde bulunan mağdurun aracın kendilerine ait olduğunu polislere söylemesi üzerine polislerin dur ihtarına uymayarak olay yerinden kaçtığı, kaçarken aracı çarparak hasarlı şekilde kontak anahtarı üzerinde terk ettiği, aracın kolluk görevlileri tarafından soruşturma aşamasında bulunarak mağdura hasarlı şekilde iade edildiği, yine mağdurdan alınan 50,00 TL dışındaki para hariç cep telefonu ve cüzdanı sanık …’nin yakalandığında üst aramasında ele geçirilerek soruşturma aşamasında mağdura teslim edildiği, aracın terk halinde kolluk tarafından bulunarak hasarlı olarak mağdura teslimi ve yine mağdurun yağmalanan cep telefonu ve cüzdanının sanık …’nin üst aramasında kolluk tarafından ele geçirilerek soruşturma aşamasında mağdura tesliminde rızai iadenin bulunmadığı, mağdurun soruşturma aşamasında zararının karşılandığını belirtiği, sanıkların soruşturma aşamasında mağdurun aracında oluşan maddi zararı ve 50,00 TL parasının ödenmesinin soruşturma aşamasında kısmi iade nedeniyle etkin pişmanlık şartlarının oluşturacağı, mağdurun kısmi iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızasının bulunduğuna ilişkin beyanı da nazara alındığında sanıklar hakkında mağdur …’a yönelik nitelikli yağma suçundan TCK’nın 168/4 maddesi delaletiyle TCK’nın 168/3-1. maddesi uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı olup, sanıklar müdafiilerinin istinaf iddiaları bu nedenle yerinde ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu aykırılık, CMK’nın 280/1-c maddesi uyarınca düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan;
Sanıklar hakkında mağdur …’a yönelik nitelikli yağma suçundan kurulun hüküm fıkralarında yer alan, sanığın TCK’nın 149/1-a-c-d-h maddesi uyarınca 13 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin paragraflarından sonra gelmek üzere; “Sanığın soruşturma aşamasında mağdurun 50,00 TL parası ile araçta oluşan maddi zararın soruşturma aşamasında ödeyerek kısmi iadede bulundukları, mağdurun kısmi iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına muvafakatinin bulunması da nazara alındığında kısmi iade nedeniyle etkin pişmanlık şartlarının oluştuğu anlaşıldığından cezasında TCK’nın 168/4 maddesi delaletiyle 168/3.1. maddesi gereğince takdiren 1/2 oranında indirim yapılarak 6 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,” paragrafları eklenmek, suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURULARININ ESASTAN REDDİNE,”
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … ve … Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Yağma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına, müvekkilinin cebir ve tehdit içeren eyleminin olmadığına, suçun maddi unsurunun oluşmadığına, mağdurların müvekkilinin cebir veya tehdit içeren bir eyleminin olmadığına dair soruşturma aşmasında alınan beyanlarının bulunduğuna, Suçun manevi unsurunun oluşmadığına, müvekkilinin kast ve davranışlarının bu suç tipiyle uymamakta olduğuna, müvekkilinin kendilerine maddi yarar sağladığının söylenemeyeceğine ,suça konu valizlerin maddi yarar sağlamak amacıyla değil mağdurun eşine götürülmek amacıyla taşındığına ,mağdur …’ın beyanından da bunun anlaşıldığına, yine suça konu aracın müvekkilin kendisine maddi yarar sağlamak amacıyla değil, mağdur …’ın eşine, toplanan eşyaları götürmek amacıyla müvekkil …’a verildiğinin mağdurların beyanları ile sabit olduğuna, müvekkilin olay yerine gelen polisleri görünce korkup kaçtığına, bir kaç sokak ileride suça konu aracı bırakarak evine gittiğine, korkmasının sebebinin suç işlemesinden dolayı olmayıp uyuşturucu kullanımı ve bu sebeple denetimli serbestlik imkanlarını kaybetme ihtimali sebebinden kaynaklandığını, suçun hukuka aykırılık unsurunun da oluşmadığına, 5232 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesinin ikinci fıkrasında; “Kişinin üzerinde mutlak surette tasarruf edebileceği bir hakkına ilişkin olmak üzere, açıkladığı rızası çerçevesinde işlenen fiilden dolayı kimseye ceza verilmez” denildiğine huzurdaki davada mağdurların yağma suçunun konusunu oluşturan arabanın anahtarını kendi rızaları ile müvekkil …’a verdiğine, valizlere eşyaların kendileri ile birlikte rızaları doğrultusunda doldurulduğuna bu sebepten dolayı yağma suçunun yasal unsuru olan hukuka aykırılık unsurunun da oluşmadığuna,

3. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına ,mağdur …’ın evin balkonundan inmeye çalıştığı, mağdur …’ın ise, müvekkillerin açık bıraktığı kapıdan dışarı çıktığı gerek beyanları gerekse de kolluk tutanakları ile sabit olduğuna, açıkça görüldüğü üzere gerekçeli kararda da belirttiği şekilde mağdurların müvekkiller tarafından evin başkaca bir odasına kilitlenmesi söz konusu olmayıp polis ekiplerinin olay yerine geldiğinde iki mağdurunda evin dışarısında olduğunun tutanakla sabit olduğuna, Mağdurların evin odasına kilitlenmesi hususunda mağdur beyanlarından başka delil bulunmamakta olduğuna,mağdurların alkol ve uyuşturucu madde etkisi altındaki ifadeleri ile cezaya hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğuna, kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların olması gerektiğine, her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil bulunması gerekmekte olduğuna, mağdurlar üzerindeki hürriyeti tahdit suçunu oluşturan eylemin, müvekkillerin ve diğer sanığın yağma suçunu işlediği kabul edildiği takdirde, aslında yağma suçunun maddi unsuru olduğunun ortada da olduğuna, ayrıca aynı eylem sebebiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan da ceza verilmesi, usule, yasaya ve ceza hukukunun evrensel ilkelerine aykırı olduğuna, netice itibariyle yağma, tehdit veya cebir kullanma ile hırsızlık suçlarının bir araya gelmesiyle oluşmuş bileşik bir suç olduğundan, birden çok hukuki değeri korumakta oldupuna, kendisini oluşturan suçların korudukları hukuki değerler olan kişi özgürlüğü, vücut dokunulmazlığı, zilyetlik ve mülkiyet yağma suçunun koruduğu hukuksal değerler olduğuna, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu da, kişi özgürlüğünü güvence altına alan bir suç olduğundan bu sebepten dolayı bu suç sebebiyle verilen cezaların açıkça usul ve yasaya aykırı olduğuna,

4. İsnat edilen suçların işlendiğine dair hiçbir delil ve tanık olmadığına,

5. Sanıklar arasında iştirak iradesi bulunmadığına,

6. Müsnet suçların silahla işlenmediğine, sanık …’nin üzerinden sustalı bıçağın 6136 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilemeyeceğinin tespit edildiğine , sanıklar arasında bir iştirak iradesi de bulunmadığına,

7. Ceza miktarının yanlış tayin edildiğine, müvekkile “2 Yıl 3 Ay” hapis cezası verilmiş, bu ceza 1/2 oranında değil bir kat arttırılarak “4 Yıl 6 Ay”a çıkartılmış, yerel mahkemenin gerekçeli kararında belirttiği oran doğrultusunda ceza tayin edilse idi müvekkillerin “3 Yıl 4 Ay 15 Gün” hapis cezası ile cezalandırılması gerektiğine ancak yerel mahkeme hesaplamada hata yaparak cezanın miktarını yanlış tayin etmiş olduğuna,

8. Takdiri indirim ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasının hatalı olduğuna , mağdurların zararının giderilmesinin zamanı yerel mahkeme tarafından doğru tespit edilmemiş olduğuna, olayın gerçekleşmesinin hemen akabinde müvekkillerin ailesi tarafından daha henüz mağdurlar şikayetlerinden vazgeçmeden önce mağdurların olay sebebiyle uğradığı tüm zararların giderilmiş olduğuna, müvekkilin ailesi tarafından mağdur …’ın hastane masrafları, iş göremezlik sebebiyle uğrayacağı zarar olmak üzere 8.000,00 TL, mağdur …’ın ise babasına ait olan araçta meydana gelen zarar olmak üzere 6.500,00 TL, müştekilere ayrı ayrı verilmiş olduğuna, yukarıda açıklandığı üzere mağdurarın zararı “müvekkillerin mağdurarın ifadeleri değiştirerek suçtan kurtulmaya çabaladığı” düşünülse dahi şikayetten vazgeçmeden önce, hemen olayın akabinde giderilmiş olduğuna, bu sebepten dolayı ceza tayininde takdiri indirim ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasının hatalı olduğuna , soruşturma aşamasında mağdurlar tarafından sunulan ve daha sonraa kendileri tarafından sunulan evraktan da görüleceği üzere mağdur …’ın uğradığı tüm zararlarının (evinde meydana gelen zararlar, hastane masrafları, işe gidemediği günler yoksun kaldığı kazançlar ) müvekkiller tarafından giderilmiş olduğuna, bu sebepten dolayı bir mağdura karşı etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp da diğer mağdura karşı uygulanmamasının hatalı olduğuna,

9. Müsnet suçların teşebbüs aşamasında kaldığına, yağma suçunun konusu olduğu iddia edilen valizlerdeki eşyalar üzerinde tam bir fiili hakimiyet kurulmamış, hiçbir maddi menfaat elde edilmemiş olduğuna, müvekkil …’ın da arabayı almaya gittiği esnada bu eşyalar üzerinde fiili hakimiyet kurmuş olmayacağına, mağdur …’a karşı işlendiği iddia edilen yağma suçunda ise; müvekkillerin eyleminin hukuka uygun görülmekte ise de; aksi kanaatte dahi bu suçtan müvekkillerin gönüllü olarak vazgeçtiğinin ortada olduğuna,

10. Tekerrür hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna, kesin nitelikteki adli para cezaları mahkumiyetlerinin tekerrür uygulamasına esas alınamayacağına,

11. Hükmedilen cezaların vicdani olmadığına,

12. Hükme esas alınan ifadelerin hukuka uygun olmadığına, …’in olay akabinde alınan 11.11.2021 tarihinde alınan ifadesinde “Burada extasy isimli maddeden hep birlikte içtik” demek suretiyle olaydaki sanıklar ve mağdurların olay esnasında ve akabinde uyuşturucu madde etkisi altında olduğunu beyan etmiş olduğuna, sanıkların ve mağdurların ifadelerini almadan önce alkol, uyuşturucu ve uyarıca madde etkisi altında olup olmadıkları hususunda soruşturma makamınca herhangi bir araştırma yapılmamış olduğuna,

13. Müvekkilin cezai ehliyeti araştırılmadığına, müvekkil … hakkında düzenlenen 08.04.2015 tarihli raporda “yaygın anksiyete bozukluğu” teşhisi konulmuş ve şizofren başlangıcı tedavisinde kullanılan RISPERIDON ve ATOMEKSETIN ilaçları müvekkilin kullanımı için reçete edilmiş olduğuna. ancak müvekkil aynı zamanda epilepsi hastası olup bu durumun raporlarla sabit olduğuna, 08.04.2015 tarihli raporla kullanması tavsiye edilen RISPERIDON ve ATOMEKSETIN ilaçları epilepsi nöbetlerini tetiklediği için müvekkilin bu ilaçları kullanamamış hastalığının ilerlemesine istemeyerek sebep olmuş olduğuna, yine müvekkil yargılama sebebi ile son bir yıldır tutuklu olup bu süre zarfında da rahatsızlanmış kampüs içerisindeki hastanede kendisine şizofreni tedavisinde kullanılan PROZAC ve SEREX ilaçları kullanması için reçete edilmiş olduğuna, müvekkile ait tüm raporlar ve reçetelerin sunulduğuna, müvekkil …’ın “yaygın anksiyete bozukluğu, şizofreni ve epilepsi” hastalıkları tek başına cezai ehliyeti ortadan kaldırmaya yeten akıl sağlığı ile doğrudan bağlantılı olan hastalıklar olup müvekkilin cezai ehliyetinin var olup olmadığının tespiti yapılmadan cezaya hükmolunmasının yasaya aykırı olduğuna,
B. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
İstinaf başvurusunda belirtilen sebepler ile kararın hukuka aykırı olduğuna,
C. Sanık … Müdafinin Temyiz Sebepleri
1. Somut delil bulunmadığına,
2. Halüsinasyon görecek derecede irade kaybı yaşayan sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettikleri değerlendirmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğuna,
3. İradesi olmayan kişinin, diğer iradesi olmayan kişilerle fikir ve eylem birliği içerisinde olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna,
4. Müvekkil sanığın olay yerinde bulunması haricinde hiçbir fiilde bulunmadığının tüm ifadeler ile sabit olduğuna,
5. Yağma suçundan mahkumiyet hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğuna,
6. 5237 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesinin ikinci fıkrasında hukuka uygunluk sebebi olarak sayılan ilgilinin rızası düzenlemesinin somut olayda mevcut olduğuna, suça konu aracın aracın anahtarının mağdurların rızası ile verildiğinin kabulü hukuka uygun olacağına,
7. Müvekkil sanığın tek gayesinin müştekilere yardımcı olmak olduğu gözetildiğinde üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına,
8. Mağdurların ilk aşamada kollukta verdiği ifadelerinde belirttikleri yaralanmaları ile doktor raporlarında belirtilen yaralanmaların birbiri ile tutarlı olmadığına,
9. Müvekkil sanık …’in üzerinde yapılan aramada hiçbir suç unsuruna yahut yağma suçuna vücut verecek herhangi bir eşyaya rastlanılmamış olduğuna,
10. Sanıkların üzerlerine atılı nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediklerinin kabulünün hayatın olağan akışına aykırı olduğuna,
11. Tanıkların çelişkili kolluk ifadelerinin kabulünün mümkün olmadığına,
12. Suça konu valizlerin içerisinden oyuncak araba, çorap gibi maddi değeri olmayan eşyaların çıktığı tutanaklar ile sabit halde olduğuna,
13. Mağdurların alkol ve uyuşturucu maddenin etkisinin geçmesinden hemen sonra olayın aslını beyan etmiş olduklarına,
14. İstinaf incelemesi neticesinde mağdur … yönünden müvekkil sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak cezada indirime gidilmiş ise de: mağdur … yönünden bu hüküm uygulanmamış olduğuna ,
15. Alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesi ve takdiri indirim nedenlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Mağdur …’ın ikametine mahalleden tanıdıkları sanıklar …, … ve …’ın olay günü gündüz vakti gittikleri, sanıkların burada uyuşturucu madde içmeye başladıkları, bir süre sonra sanıkların, uyuşturucu maddenin bir kısmının yerinde olmadığını ileri sürerek bu konuda mağdur …’u suçlamaya başladıkları, mağdur …’un diğer mağdur …’ı arayarak onu ikametine çağırdığı, kendisini Bağlum’a götürmesini istediği, bu sebeple mağdur …’in de babası …’e ait araçla ikamete geldiği, mağdur …’e kapıyı mağdur …’un açtığı, sanıklardan …’ın cüzdanının olmadığını söyleyerek mağdurları suçlamaya başladığı, sanıkların hep birlikte ellerinde bıçak olduğu halde mağdurları önce salona sonra banyoya götürdükleri ve darp etmeye başladıkları, sanık …’in mağdur …’in üzerinde bulunan cep telefonunu, cüzdanını, 50 TL parasını ve mağdur …’in babası mağdur …’a ait olan 06 … 64 plakalı aracın anahtarını zorla alarak mağdur …’in ellerini bantladığı, sanık …’in mağdur …’in ellerini tülbentle bağladığı, sanıkların mağdur …’un da ellerini ve ayaklarını bağladıkları, sanık …’in belindeki kemeri çıkartarak sanık …’e verdiği, sanık …’in bu kemerle mağdur …’in suratına vurduğu, yine sanık …’in elinde bulunan bıçakla mağdur …’u sol kolundan yaraladığı, sanıkların mağdurları evin bir odasına kilitledikleri, sanıkların bu sırada mağdur …’un evinde bulunan eşyaları yine evde bulunan iki adet valize doldurdukları, bir süre sonra sanıkların mağdurları kilitledikleri kapının kilidini açtıkları, sanık …’in mağdurlardan …’e “hadi gidiyoruz” diyerek mağdur …’i odadan çıkarttıkları, bu esnada sanık …’in mağdurun cebinden suça konu araba anahtarını aldığı, sanıklar ikametten çıkarken mağdur …’un bir fırsatını bularak odadan mutfağa kaçtığı ve kendini buraya kilitlediği, balkona çıkan mağdur …’un yan dairenin balkonuna geçmek için yağmur giderine bastığı sırada yağmur giderinin kırılması sonucunda yere düştüğü, sanık …’in öncesinde ikametten çıkarak …’in geldiği aracı almak için aracın bulunduğu sokağa gittiği, sanıklar … ve …’in mağdur … ile birlikte evden çıktıkları sırada mağdur …’in daha önceden tanıdığı tanık H.K.’yi görerek “abi beni kurtar” diyerek yardım istediği ve sanıkların hiçbir şey olmamış gibi davranmaya başladığı, mağdur …’in binadan dışarı çıktığında yolda gördüğü polislerden yardım istediği ve polislerin bina önüne gittikleri sırada sanıklar … ve …’i ellerinde mağdur …’un evinden aldıkları içi eşyalarla dolu valizlerle birlikte yakaladıkları, diğer sanık …’in ise anahtarını mağdur …’ten almış olduğu anahtar ile 06 … 64 plakalı araçla polisleri fark etmesi üzerine olay yerinden kaçtığı, mağdur …’ten yağmalanan telefon ve cüzdanda bulunan çeşitli banka kartlarının sanık …’in üzerinden çıktığı kabulü ile İlk Derece Mahkemesince buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir.

2. Sanıkların hayatın olağan akışına aykırı, kaçamaklı inkar içeren savunmalarda bulunduğu anlaşılmıştır.

3. Mağdurların olayın sıcağı sıcağı alınan beyanlarının birbirleri ve kolluk görevlilerince tutulan yakalama tutanağı ile tanık H.K. beyanlarıyla örtüşen tutarlı, sonraki aşama beyanlarının ise sanıkları suçtan kurtarmaya yönelik olduğu belirlenmiştir.

4. Adli Tıp Kurumundan alınan 16.11.2021 tarihli ve 18.01.2022 tarihli kati raporlara göre mağdur …’ ın ve mağdur …’ ın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte yaralandıklarının tespit edildiği anlaşılmıştır.
5. … Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce düzenlenen 18.01.2022 tarihli Uzmanlık Raporu içeriğinde suçta kullanılan ve sanık …’ nin üzerinden çıkan sustalı bıçağın susta mandalının- tertibatının görevini yerine getirmediği ve namlusunun otomatik olarak açılmadığı, ancak el yardımı ile açılabildiği ve arızalı olduğunun tespit edilerek sustalı bıçağın mevcut durum itibari ile 6136 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilemeyeceğinin tespit edildiği belirlenmiştir.

6. Tanıklar H.K. ve A.Ö beyanlarının oluşa uygun olduğu görülmüştür.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından mağdur …’e yönelik nitelikli yağma uygulaması dışında bir isabetsizlik bulunmadığı kabulü ile istinaf başvurularının esastan reddine, mağdur …’a yönelik nitelikli yağma suçundan ise etkin pişmanlık koşullarının oluştuğu kabulü ile hükümlerin düzeltilerek esastan reddine dair kararlar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanıklar … ve … Hakkında Nitelikli Yağma Suçları Bakımından;
1. Suçun Sanıklar Tarafından İşlenmediği ile Suç Unsurlarının Oluşmadığı Yönünden
Yağma suçları 5237 sayılı Kanun’ un 148, 149 ile 150 nci maddelerinde düzenlenmiştir. Yağma başkasının zilliyetliğindeki taşınabilir malı zilliyetin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir ve tehdit ile yarar sağlamak maksadıyla alınmasıdır. 5237 sayılı Kanun’ un 148 inci maddesinin birinci fıkrasında yağma suçu temel şekli, ikinci fıkrasında senet yağması, üçüncü fıkrasında cebir karinesine yer verilmiştir. 5237 sayılı Kanun’ un 149 uncu maddesinde yağma suçunun nitelikli halleri düzenlenmiştir. 5237 sayılı Kanun’ un 150 nci maddesinde hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amaçlı yağma ile değer azlığı yaptırıma bağlanmıştır.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mağdurların olayın sıcağı sıcağına vermiş oldukları birbirleri, kolluk görevlilerince düzenlenen yakalama tutanağı, mağdurlara ait doktor raporları ve tanık H.K. beyanları ile örtüşen oluşa uygun beyanları, sanıkların hayatın olağan akışına aykırı, kaçamaklı inkar içeren savunmaları gözetildiğinde suçun sanıklar tarafından işlendiği ve suç vasfının yağma suçunu oluşturduğuna dair kabul içeren hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Halüsinasyon Girecek Derecede İrade Kaybı Yaşanması Sebebiyle, Suç Kastının ve İştirak İradesinin Bulunmadığına İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesinin ikinci fıkrasındaki yasal düzenleme doğrultusunda iradi olarak aldıkları uyuşturucu etkisinde suç işleyen sanıkların kusur yeteneğinin var olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde suçları işlediklerinin anlaşılması karşısında hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Eylemin Silah ile İşlenmediği Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin 1 inci fıkrasının (f) bendi uyarınca silahın fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli diğer şeyleri dahi kapsadığı gözetildiğinde temyize konu bahsedilen bıçağın 6136 sayılı Kanun kapsamında bulunmamış olmasının sonuca etkili olmayacağından hükümlerde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmamıştır.

4. Cezanın Alt Sınırdan Verilmemesi Gerektiği Yönünden
Sanıkların birden fazla nitelikli hali ihlal etmek suretiyle eylemlerini işledikleri kabulü ile 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi gibi ölçütler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak belirlenen cezaların hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

5. Etkin Pişmanlık Hükümlerinin Uygulanması Gerektiği Yönünden
Mağdur …’a yönelik eylemde suça konu eşyaların sanıkların katkısı bulunmaksızın ele geçirilmiş olması, temyiz istemine de konu edilen hastane masrafları gibi diğer zararların tazmin edilmiş olmasının ise 5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceğinin anlaşılması karşısında hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

6. 5237 sayılı Kanun’un 26 ıncı Maddesi Koşullarının Oluştuğu Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesinde düzenlenen hakkın kullanılması ve ilgilinin rızası hükümlerinin olay olgular kısmında ayrıntılı belirtilen eylemler yönünden koşulları oluşmadığının anlaşılması karşısında hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

7. Teşebbüs Hükümlerinin Uygulanması Yönünden
Sanıkların mağdurlardan cebir ve tehdit ile suça konu eşya ve paraları zorla aldıkları ve olay olgular başlığı altında ayrıntılı şekilde belirtilen eylemlerinin tamamlanmasından sonra yakalanmış olmaları hep birlikte gözetildiğinde sanıklar hakkında nitelikli yağma suçlarının tamamlanmış olduğuna dair kabul içeren hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Sanık … Hakkında Nitelikli Yağma Suçları Bakımından;
Sanık müdafiinin dosyada mevcut kovuşturma aşamasında sunulan tutukluluğa itiraz dilekçesi ile temyiz dilekçesinde belirttiği ve ayrıca sanığın babasının da kovuşturma aşamasında sunduğu dilekçesinde bahsi geçen sanığın “yaygın anksiyete bozukluğu, şizofreni ve epilepsi” hastalıklarının 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesi kapsamında , suç tarihinde işlediği eylemin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme (irade) yeteneğini tamamen kaldıracak veya önemli derecede azaltacak nitelikte olup olmadığının araştırılıp yöntemince raporla saptanarak, sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Sanıklar … ve … Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) paragrafında açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 20.10.2022 tarihli ve 2022/2142 Esas, 2022/2547 Karar sayılı kararında sanık … müdafii ve sanık … müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

B. Sanık … Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) paragrafında açıklanan nedenle sanık müdafiilerinin temyiz istemler, yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen … Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 20.10.2022 tarihli ve 2022/2142 Esas, 2022/2547 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 35. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

23.03.2023 tarihinde karar verildi.