YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8044
KARAR NO : 2023/15869
KARAR TARİHİ : 08.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.01.2016 Tarihli ve 2015/166 Esas, 2016/18 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası delâletiyle birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 5 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Açık ceza infaz kurumuna dışarıdan atılan poşetin hükümlü olan sanık tarafından alındığı duyumu üzerine cezaevinde üst ve dolap aramasına karar verildiği, infaz koruma memuru olan şikayetçiler tarafından, koğuşunun önünde bulunan sanığa üst araması yapılacağı belirtilip dolabının yerini göstermesi istenilince sanığın kendisini rencide edemeyeceklerini söyleyip, koşarak ve küfürler ederek tuvalete girdiği, kapıyı kapattığı ve şikayetçilere sinkaflı küfürler etmek suretiyle atılı suçu işlediği Mahkemece kabul olunmuştur.
2. Sanık savunmasında, kendisine yapılan muameleye sinirlendiğini, hakaret etmiş olabileceğini ve söz konusu hakaret dışında başka bir eylemde bulunmadığını belirtmiştir.
3. Şikayetçilerin aşamalardaki beyanları istikrarlıdır.
4. Olaya ilişkin 23.11.2014 tarihli tutanak dava dosyasında mevcuttur.
5. Tanıklar …, … ile …’nin beyanlarının, şikayetçilerin anlatımı ve olay tutanağı ile uyumlu olduğu görülmüştür.
6. Sanığa ait adli sicil kaydı ve güncel nüfus kayıt örneği dosya içerisinde bulunmaktadır.
IV. GEREKÇE
Sanığın tevilli ikrarda bulunması, şikayetçilerin istikrarlı anlatımlarının, 23.11.2014 tarihli olay tutanağı ve tanıklar …, … ile …’nin beyanlarıyla desteklenmesi ve tüm dosya kapsamıyla sanığın hakaret eyleminin sabit olduğuna ilişkin Mahkemenin takdiri yerinde bulunup, vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasında ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin oluşabilmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi karşısında, somut olayda, cezaevi koğuşunda gerçekleşen hakaret eyleminde aleniyet öğesinin oluşmadığı gözetilmeden, yasal olmayan gerekçeyle anılan maddenin uygulanması suretiyle sanık hakkında fazla cezaya hükmolunması,
2. 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik, 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde “Basit Yargılama Usulü” düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.03.2023 tarihinde karar verildi.