Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2021/24094 E. 2023/9334 K. 15.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/24094
KARAR NO : 2023/9334
KARAR TARİHİ : 15.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağmaya teşebbüs
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 235 inci maddesi gereğince şikâyetçiye ulaşılmaması sebebiyle dinlenilmesinden vazgeçilmesine karar verildiği, dosyada ve UYAP üzerinden yapılan incelemede … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi’nin 22/11/2018 tarihli 2018/3242 Esas, 2018/2252 Karar sayılı gerekçeli kararının şikâyetçi …’e tebliğ edildiğine dair herhangi bir belgenin bulunmadığının anlaşılması karşısında; şikâyetçi … vekilinin hükmü temyiz ederek katılma iradesi gösterdiği anlaşılmakla; şikâyetçi … vekilinin 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası ve 237 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 13.12.2017 tarihli ve 2017/44733 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında katılan …’e yönelik eylemi nedeniyle nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (d) bentleri ve 53 üncü maddesi uyarınca kamu davası açılmıştır.

2. … Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.03.2018 tarihli, 2017/490 Esas, 2018/96 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (d) bentleri, 35 inci maddesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 22.11.2018 tarihli ve 2018/3242 Esas ve 2018/2252 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı sayılı Kanun’un 280 inci maddesi birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan,10.11.2021 tarihli ve 2018/104567 sayılı, ”…Sanığa yüklenen nitelikli yağma suçunun gerektirdiği cezanın alt ve üst sınırları bakımından hükmün açıklandığı 06/03/2018 tarihli oturumda, müdafii bulundurulmaksızın hükümlülük kararı verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 150/3, 188/1, 289/1-e maddelerine aykırı davranılması ve böylece savunma hakkının kısıtlanması…” gerekçesiyle bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin Temyiz Sebepleri
1. Sanık … … aleyhinde tesis edilen mahkumiyet kararının usul ve yasaya uygun olması nedeniyle onanmasına ancak faili meçhul sanıkların tespiti bakımından eksik araştırma yapıldığına,
2. İş bu dava dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunan … Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/75 E. sayılı dosyasının soruşturma evraklarının celp edilmemesi ve birleştirme hususunun değerlendirilmemesinin hatalı olduğuna,
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Zorunlu müdafii yokluğunda sanığın mahkumiyetine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Katılanın duruşmada dinlenilmeden ve iş yeri kamera kayıtları getirilip incelenmeden karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna,
3. Tanık R. B.’nin çelişkili beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğine,
4. Cezalandırılmasına yeterli delil bulunmadığından beraat etmesi gerektiğine,
5. Verilen cezanın fahiş olduğuna,
6. Sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay günü saat 15.30 sıralarında sanık …’ın yanında (ölmüş olması nedeniyle hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen) … ve kimliği tespit edilemeyen iki şahıs ile birlikte katılan …’ın iş yerine geldikleri, sanık …’ın elindeki pompalı tüfek, diğer suç arkadaşlarının da ellerindeki tabanca ile katılana senet imzalatmaya çalıştıkları, daha sonra vazgeçerek katılana “150.000,00 TL bize para vereceksin, Cumaya kadar parayı getirmezsen ailenden birini alırım, ailenden olan herkesin adresini biliyorum” dedikleri, daha sonra sanık …’ın havaya ateş etmesi üzerine katılanın iş yerinde kolluk görevlilerince ele geçirilen kuru sıkı tabanca ile arkalarından koştuğu, sanık ve suç arkadaşlarının araçlarına binerek olay yerinden uzaklaştıkları anlaşılmıştır.

2. Sanığın “katılanın uyuşturucu madde sattığını ve kendisini ihbar ettiği için katılan tarafından tehdit edildiğini, “Yolsuz” lakaplı … ile bu konuda konuşmak ve anlaşmak için olay yerine geldiklerini, herhangi bir gasp eyleminde bulunmadığını” beyan etmekle üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği anlaşılmıştır.

3. Tanık R. B.’nin soruşturma aşamasındaki ifadesinde “olay günü sanık …, … ve yanında iki şahıs ile birlikte iş yerlerine girdiklerini, sanık …’ın elinde silah olduğunu, kendilerini yere yatırdıklarını, …’in, katılan …’a vurduğunu, senet imzalatmaya çalıştıklarını daha sonra vazgeçerek Cuma gününe kadar 150.000,00 TL hazır etmesini söyleyerek iş yerinden ayrıldıklarını katılanın da arkalarından kuru sıkı silahla koştuğunu ancak ateş etmediğini” beyan etmekle katılanı doğrular mahiyette beyanda bulunduğu, kovuşturma aşamasında ilk ifadesinde sanığı suçtan kurtarmak amacıyla beyanlarını değiştirdiği ancak olay yeri kamera görüntüleri sorulduğunda soruşturma ifadesini tekrarladığı, tanık T.A.’nın da soruşturma aşamasında benzer şekilde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.

4. … Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının şüpheli …’nün olay günü ölmüş olması nedeniyle hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair 13.12.2017 tarihli 2017/196016 soruşturma sayılı kararı dosya içerisinde mevcuttur.

5. Katılan tarafından iş yerinde yağma eyleminin gerçekleştiği ve kendisinin kuru sıkı tabancasıyla şahısların peşinden koştuğunu ancak ateş etmediğini beyan edilmesi üzerine olay yerine intikal eden kolluk görevlilerince güvenlik kameralarının görüntülerini incelemesinde belirtilen Beyaz Ford Focus marka aracın plakasının 41 … 068 olduğunun, iş yerinde bulunan kuru sıkı tabancanın boş şarjörüyle birlikte katılan tarafından rızaen teslim edildiğine dair 21.11.2017 tarihli tutanak dava dosyasında mevcuttur.

6. Beyaz Renkli 41 … 068 plaka sayılı Ford Focus marka aracın olayın gerçekleştiği dükkan istikametine doğru geldiği, dükkanın önünde bir şahsın araçtan inenleri bekleyip dükkandan bir şahsın daha çıktığı, araçtan inen şahısların dükkan önünde bekleyen şahıslarla birlikte dükkana girdikleri ve daha sonra dükkandan üç şahsın çıkarak beyaz renkli Ford Focus marka araca bindikleri, araç ile geri geri gelerek manevra yapıp geldikleri istikamete devam ettikleri, beyaz renkli ford focus marka aracın ön yolcu koltuğunda oturan şahsın elinde silah olduğu ve silahı camdan çıkardığı, … isimli şahsın ise aracın peşinden koştuğu görüntülere ilişkin olarak 22.11.2017 tarihli CD izleme tutanağı dava dosyasında mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Tebliğnamede Belirtilen Görüş Yönünden
Sanık müdafiinin mazeretsiz olarak 06.03.2018 günlü karar oturumuna gelmediği anlaşılmış ise de; 5271 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin birinci fıkrasına 7070 sayılı Kanun’un 5 inci maddesi ile eklenen “Müdafiin mazeretsiz olarak duruşmaya gelmemesi veya duruşmayı terk etmesi halinde duruşmaya devam edilebilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca, tebliğnamedeki zorunlu müdafii bulundurulmaksızın hüküm kurulması sebebi ile bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

2. Katılan Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
A. Eksik Araştırma Yönünden,
Katılan vekilinin sanık … hakkında yağma suçundan kurulan hükmün onanmasına ancak faili meçhul sanıkların tespiti bakımından eksik araştırma yapıldığına ilişkin temyiz sebebi yönünden; 5271 sayılı Kanun’un 225 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen düzenlemeye göre, hükmün ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında verilebileceği dikkate alınarak sanık … yönünden atılı suçun sübut bulduğu hususu da dikkate alınarak kurulan hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Birleştirme Talebi Yönünden,
5271 sayılı Kanun’un 8 inci ve devamı maddeleri uyarınca bağlantılı davaların birleştirilmesine karar verilebileceği ancak; sanık …’nin üzerine atılı yağma suçunun tüm dosya kapsamı itibariyle sabit olduğu belirlenmekle ve … Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/75 E. sayılı dosyasında sanığın taraf sıfatı bulunmadığı anlaşılmakla hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
A. Zorunlu Müdafii Yokluğunda Karar Verilmiş Olması Yönünden,
(IV) numaralı gerekçe başlığı altında (A) numaralı paragrafta yer verilen açıklamalar doğrultusunda hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Eksik Araştırma ve Beraat Etmesi Gerektiği Yönünden,
Katılanın tanık beyanları ile desteklenen tutarlı beyanı, katılanın beyanlarını destekler nitelikte olay yerini gösterir kamera kaydı görüntüleri, olaya ilişkin tutanaklar, sanığın olay anında silah kullanmadığını beyan etmesine karşın kamera kaydı görüntülerinde araçtan katılana silah doğrulttuklarının görülmesi ve tevili yollu savunması ve tüm dosya içeriği karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Cezanın Fahiş Olduğu Yönünden,
Ceza hukukunun temel ilkelerinden olan cezanın şahsileştirilmesi kuralının da amacı ceza ve sanık arasında uygun dengeyi sağlamaktır. İki sınır arasında cezayı belirleme Hakime ait ise de bu yetkinin kullanılmasında adalet ve nesafet kurallarına bağlı kalınması bu bağlamda suçun işleniş şekli, önemi, sebepleri, kanun ve nizamlara muhalefet derecesi, kastın yoğunluğu, sanığın sosyal durumu, geçmişi hususlarının göz önünde tutulmasının yanında bu konudaki gerekçenin dosya ile uyumlu olması zorunludur. Bu açıklamalar ışığında mahkemenin 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi uyarınca ölçülülük ilkesine uygun bir biçimde temel ceza belirlenerek teşebbüs hükümlerine ilişkin indirim oranını belirlediği anlaşılmakla ileri sürülen temyiz sebebi yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.

D. Tanık R. B.’nin Çelişkili Beyanlarına İtibar Edilmemesi Gerektiği Yönünden,
Tüm dosya kapsamına göre tanıklar R.B.’nin soruşturma aşamasında vermiş olduğu beyanı olayın akışına ve katılan anlatımına uygun olup, sonradan sanığı suçtan kurtarmak amacıyla değiştirmiş olduğu kovuşturma aşamasında vermiş olduğu ilk beyanına itibar edilmemesi gerektiği nitekim Yerel Mahkemece olay yeri kamera görüntüleri kendisine sorulduğunda soruşturma ifadesini tekrarlayarak yaşı nedeniyle korkması sebebiyle beyanını değiştirdiği kanaatine varılmakla bu yönüyle kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

E. Lehe Hükümler Yönünden,
Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulandığı, sanık hakkında hükmedilen netice ceza miktarının 6 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası olduğu, diğer lehe hükümlerin (5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevirme, aynı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca, sanığın suç tarihindeki yaşı da gözetilerek erteleme ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması) uygulanmasında, sonuç ceza miktarı itibarıyla kanunî engel bulunduğu anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 22.11.2018 tarihli ve 2018/3242 Esas ve 2018/2252 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesine Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

15.03.2023 tarihinde karar verildi.