YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/25330
KARAR NO : 2023/9320
KARAR TARİHİ : 15.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Beraat kararı kaldırılarak mahkumiyet, istinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında katılana karşı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında, katılana karşı, nitelikli yağma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanunun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Hükmolunan cezaların süresine göre sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince reddine karar verilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Aybastı Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/118 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında tehdit ve yaralama suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106/1-1. cümle, 106/2-a-c, 86/2, 53/1 maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır.
2. Aybastı Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/494 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109/1, 109/2, 109/3.b, 53/1 maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır.
3. Aybastı Asliye Ceza Mahkemesinin 16.01.2017 tarihli ve 2022/114 Esas, 2022/186 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan açılan dava dosyasının, Aybastı Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/54 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
4. Aybastı Asliye Ceza Mahkemesinin 22.02.2017 tarihli ve 2016/54 Esas, 2017/58 Karar sayılı kararı ile atılı suçun yağma kapsamında kalma ihtimali olduğundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 148 inci ve 149 uncu maddeleri uyarınca yargılamanın yapılması görevinin Ağır Ceza Mahkemesine ait olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmiştir.
5. … Ağır Ceza Mahkemesinin 20.02.2018 tarihli ve 2017/102 Esas, 2018/47 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a) Katılana karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109/2, 35/2, 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
b) Katılana karşı nitelikli yağma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine, karar verilmiştir.
6. … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 07.11.2018 tarihli ve 2018/1135 Esas, 2018/2754 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet
savcısının ve sanık müdafinin başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde
a) 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile, sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149/1-a-h, 168/3-1, 62/1, 53/1-2-3 uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanık müdafinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Tanık beyanları ile mağdurun beyanlarının desteklenmediği ve yeterli delil olmadığından sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın savunmalarında istikrarlı şekilde katılanın aracında kış lastiği olmadığından aracın şantiye alanında kaldığı, şantiye alanında iş makineleri araca zarar verir düşüncesiyle arabayı almaya gittiğini beyan etmesi ve daha sonra aracı 04.01.2016 tarihli CD çözümleme tutanağı ile de sabit olduğu üzere mağdurun evinin önüne getirmesi, olay günü mağdur ve sanık ile birlikte olan tanıkların sanık savunmasını destekleyen beyanları karşısında sanığın yağma kastı ile hareket ettiğini gösteren somut delilin bulunmayışı, sanığın atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter her türlü şüpheden uzak somut, kesin ve ikna edici delil olmadığı, kaldı ki, ceza muhakemesinin en önemli prensiplerinden biri olan “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi uyarınca, sanığın bir suçtan cezalandırılmasının yegâne şartının, suçun şüpheye yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesi olduğu, gerçekleşme şekli şüpheli ve tam olarak aydınlatılamamış olay ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü tesis edilemeyeceği ve yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmanın ceza muhakemesinin en önemli amacı olan maddî gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına geleceği, dolayısıyla yüklenen yağma suçunun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı, ilk derece mahkemesi tarafından kabul edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
1. 13.12.2015 tarihinde katılanın arkadaşları tanık B.A., A.Ç., S.A., N.S.İ. ve Z.İ. ile birlikte konserde çekindikleri fotoğrafları Facebook isimli sosyal paylaşım sitesinde paylaşması üzerine, sanığın katılanı komşusunun kızı ile arkadaşlık yapmaması yönünde uyararak darp ettiği, 03.01.2016 tarihinde saat 19.30 sıralarında katılanı telefonla arayarak yanına çağırdığı, katılanın aracının olmadığını söylemesi üzerine kullandığı araç ile katılanın ikamet ettiği sağlık ocağı lojmanına gelerek katılanı aldığı, birlikte yeni otogara geldikleri ve tanık A.A.’nın aracına geçtikleri, araçta tanık N.S.İ, …A.’nın da bulunduğu, birlikte alkol aldıkları, sonrasında sanığın 13.12.2015 tarihli olayı kast ederek “Neden beni arayıp sormuyorsun, derdini anlatmıyorsun, bu iş böyle olmaz, bunun bir bedeli var, salı günü 10.000,00 TL, … günü de 10.000,00 TL getireceksin, vermediğin takdirde arabanı perte ayıracağız” dediği, sonrasında katılana arabasının nerede olduğunu sorduğu, katılanın da arabasını bir hafta öncesinde Kabataş’ta arkadaşı tanık N.K.’ye bıraktığını söylediği, bunun üzerine katılanın aracını almak üzere Kabataş’a sanığın aracıyla sanık, katılan ve tanık M.A. ile birlikte gittikleri, yolda sanığın katılanın ehliyet ve nüfus cüzdanını aldığı, Kabataş’a gelince katılanın arkadaşı tanık N.K.’den hiçbir şey belli etmeden aracını teslim aldığı, aracı tanık M.A.’ya ait şantiyeye bıraktıkları, sanığın aracıyla Aybastı’ya geri döndükleri ve otogarın orada tanık A.A.’nın aracına geçtikleri, burada da katılanın darp ve tehditlere maruz kaldığı, bu esnada sanığın katılana araçtan aşağı inmesini söylediği, katılan inmeyince sanığın bulundukları aracın bagajından birşeyler aldığı, katılanın bu sırada tanık A.A.’ya “Abi şuna engel olun” dediği, tanıklar A.A …A.’nın araçtan inerek sanığı tutmaya çalıştığı ancak sanığın aracın ön kapısını açtığı ve pompalı tüfeği katılana göstererek “Araçtan inin vururum sizi” dediği, tanıklar A.A …A.’nın sanığı engellemeye çalıştığı, katılanın aracının kontak anahtarının da sanık tarafından alındığı, aynı gün saat 22.30 sıralarında tanık A.A.’nın ve katılanın ismini bilmediği şahsın katılanı sağlık ocağı lojmanlarındaki konutuna bıraktıkları, katılanın tam eve gireceği esnada kendilerinden önce katılanın evinin önüne gelip saklananan sanığın katılanın yanına gelerek “Çaktırma sessiz ol yavaşça kapıyı aç içeri gireceğiz” dediği, bu esnada katılanı bırakmaya gelen tanık A.A.’nın ve tanımadığı diğer şahsın sanığı gördüğü ve yanlarına gelirlerken sanığın katılanı darp ederek sağlık ocağının önündeki aracının yanına götürdüğü ve zorlayarak arabaya binmesini söylediği, bu sırada tanık A.A.’nın aracıyla geri geri gelirken kazara katılana çarptığı ve katılanın yere düştüğü, tanık A.A.’nın araçtan indiği ve katılanı sanığın yanından alarak eve gönderdiği, katılanın evine girdiği, eve girdikten sonra katılanın 03.01.2016 tarihli ihbar tutanağıyla sabit olduğu üzere önceden tanıdığı polis memuru … Albayrak’ı arayarak olayı anlattığı, daha sonra tanık E.A.’nın katılanı aradığı ve “Güven arabanı getiriyoruz senin bu işini halledeceğiz” dediği, ardından 23.15 sıralarında da sanığın katılanı telefonla arayarak “Aracını lojmanın önüne getiriyoruz bu olayı büyütme veya polise gitme” dediği, aracı getirerek lojmanın önüne bıraktığı, bu sırada olay yerine gelen polis ekibini görünce karanlıktan faydalanarak olay yerinden kaçtığı, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kabul edilmiştir.
2. Katılana ait 04.01.2016 tarihli raporda basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı bildirilmiştir.
3. Katılanın evinin önünde gerçekleşen olaylara dair görüntülerin anlatımının yapıldığı, 04.01.2016 tarihli CD çözümleme tutanağı dosya arasında mevcuttur.
4. Dosya arasında 03.01.2016 tarihli ihbar tutanağı mevcuttur.
5. Tanık beyanları dosya arasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
Suçun Unsurlarının Oluşmadığına, Tanık Beyanları ile Mağdurun Beyanları Desteklenmediğinden ve Yeterli Delil Olmadığından Sanığın Beraatine Karar Verilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebleri Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 148 inci ve 149 uncu maddelerinde düzenlemeye göre; bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır.
Yağma suçu ekonomik nitelikteki suçlar arasında yer alıp işin niteliği gereği faydalanma amacını taşıması gerekir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; katılanın beyanı, katılanın yaralandığına dair rapor, CD çözümleme tutanağı, sanığın savunması karşısında, olayın Olay ve Olgular başlığı altında (1) paragrafında izah edildiği şekilde kabul edilmesi suretiyle kurulan hükümde, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Katılana Karşı Kişiyi Hürriyetinden yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Ön inceleme bölümünün ilk paragrafında açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Hakkında Katılana Karşı Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 07.11.2018 tarihli ve 2018/1135 Esas, 2018/2754 Karar sayılı kararında sanık müdafince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
15.03.2023 tarihinde karar verildi.