Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2023/12678 E. 2023/9465 K. 22.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/12678
KARAR NO : 2023/9465
KARAR TARİHİ : 22.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Urla Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/1909 Soruşturma sayılı iddianamesi ile sanık hakkında tehdit ve kasten yaralama suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106/1.1.cümle, 43, 53, 86/2,3-a, 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Urla Sulh Ceza Mahkemesinin 13.02.2012 tarihli ve 2011/726 Esas, 2012/53 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86/2,86/3.a,62 nci maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ve tehdit suçundan 106/1.1.cümle, 43/2, 62 nci maddeleri uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılması ile hak yoksunluklarına dair hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilerek 5 yıl denetim süresi belirlendiği, kararının itiraz edilmeden 02.04.2012 tarihinde kesinleşmesinden sonra denetim süresi içerisinde 24.06.2013 tarihinde işlediği kasten yaralama suçundan Urla Kapatılan Sulh Ceza Mahkemesinin 10.07.2014 tarihli ve 2013/503 Esas, 2014/403 Karar sayılı kararı ile mahkumiyetine karar verildiğinin ihbar edilmesi üzerine Urla 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.03.2015 tarihli ve 2014/975 Esas, 2015/365 Karar sayılı kararı ile sözkonusu hükmün aynen açıklanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. Urla 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.03.2015 tarihli ve 2014/975 Esas, 2015/365 Karar sayılı kararının sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 26.05.2021 tarihli ve 2018/6972 Esas, 2021/15914 Karar sayılı ilamı ile,
“,.. Ancak;
1. Sanığın mağdurlara yönelik tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden;
Sanığın kızı …’ye yönelik yaralama suçunu tehdit suçu ile birlikte işlemesi nedeniyle bu mağdura yönelik tehdit suçu açısından uzlaşma mümkün değil ise de, kızı … ve diğer mağdur …’a yönelik tehdit suçundan TCK’nın 43/2-1. maddesi uygulanarak mahkumiyet hükmü kurulması karşısında; sanığın mağdur … yönünden eyleminin uzlaştırma kapsamında kalması nedeniyle öncelikle bu mağdur yönünden; 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, mağdur … açısından uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre, sanığın mağdurlara yönelik tehdit suçundan kurulan hükümde TCK’nın 43/2-1. maddesi uygulanma koşullarının oluşup oluşmadığının tekrar değerlendirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
2. Sanık hakkında her iki suç açısından;
17/10/2019 gün ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesiyle değişik CMK’nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, CMK’ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14/01/2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar
sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 7 ve CMK’nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu, …”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. Bozma kararı üzerine Urla 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.11.2021 tarihli ve 2021/381 Esas, 2021/792 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit ve kasten yaralama suçlarından 5237 sayılı Kanun’un 86/2, 86/3.a, 62 nci maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ve 106/1.1.cümle, 62 nci maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılması ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Suçun yasal unsurları oluşmadığından sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Lehe hükümlerin uygulanmamış olduğuna,
3. Vesaire
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın olay günü kızı olan mağdur …’nin eve geç gelmesi nedeni ile yüzüne bir kez tokat atarak mevcut doktor raporunda belirtilir şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği ve bu sırada mağdurlar … ve …’ı “bundan sonra siz göreceksiniz, katil edeceksiniz beni, korkmuyorum, hapse de girerim” şeklinde tehdit ettiği anlaşılmıştır.

2. Dosya içerisinde 14.08.2011 tarihli görgü ve tespit tutanağı mevcuttur.

3. Sanığın ikrar içeren savunmada bulunduğu görülmüştür.

IV. GEREKÇE
A. Beraat Kararı Verilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden;
Mağdurun beyanı,sanığın savunması, görgü ve tespit tutanağı ve Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmı karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Lehe Hükümlerin Uygulanması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden;
Mahkemece 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi uyarınca ölçülülük ilkesine uygun bir biçimde tehdit ve kasten yaralama suçlarından temel cezanın belirlendiği, sanık hakkında lehine sonuçlar içeren ilgili kanun maddelerinin de değerlendirildiği ayrıca sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulandığı, sanık hakkında tehdit ve kasten yaralama suçlarından 13.02.2012 tarihinde hapis cezasına hükmedildikten sonra hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, 5 yıllık denetim süresi içinde sanığın yeniden suç işlemesi karşısında 5271 sayılı Kanun’un uyarınca 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanmasına karar verildiği anılan yasa maddesi uyarınca tekrar suç işlenmesi durumunda açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanması dışında mahkemeye bir imkan tanınmadığı anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Vesaire Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, bozmaya uyulduğu, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Urla 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.11.2021 tarihli ve 2021/381 Esas, 2021/792 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

22.03.2023 tarihinde karar verildi.