YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/10811
KARAR NO : 2008/12055
KARAR TARİHİ : 17.11.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme ile alınan bilirkişi raporları hükme yeterli değildir.
Şöyle ki;
1-24.4.2001 günlü ve 4650 Sayılı Yasanın geçici 1.maddesi “bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, kamulaştırma kararı alınmış ancak henüz tebligata çıkarılmamış kamulaştırmalarda bu kanun hükümleri, diğerlerinde önceki hükümler uygulanır” kuralına yer verilmiştir. Buna göre, anılan Yasanın yürürlüğe girdiği 5.5.2001 tarihinden önce kamulaştırma kararı alınmış ve tebligata çıkarılmış ise, önceki (2942 sayılı Yasada yapılan değişiklikten önceki) hükümler uygulanacaktır.
Somut olayda dava konusu taşınmazların 4650 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği tarihten önce kamulaştırılmış olduğu sabit olmakla birlikte, 4650 Sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden önce kamulaştırma işleminin idarece tebligata çıkarılmış olup olmadığı mahkemece araştırılmamıştır.
Bu durumda;
a)Mülkiyeti tek başına davacıya ait olan 425 nolu parsel yönünden, davacıya kamulaştırma tebligatı çıkartılmış olup olmadığının, çıkartılmış ise tebliğ edilip edilmediğinin ve tebliğ edilmiş ise davanın süresinde açılıp açılmadığının araştırılmaması ve tebligat çıkartılmamış ise bu parsel yönünden uyuşmazlığın 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümlere tabi olacağının dikkate alınmaması,
b)Paydaşlı olan 478, 480 ve 560 nolu parseller yönünden, paydaşlardan birine kamulaştırma tebligatı çıkartılmış ise henüz tebligat çıkartılmayan diğer paydaşların, bu bağlamda davacının da dava açma haklarının doğacağı dikkate alınarak, davacı dışındaki paydaşlara 4650 sayılı yasanın yürürlüğe girmesinden önce tebligat çıkarılıp çıkarılmadığının (veya diğer paydaşlar tarafından bedel artırım davası açılmış olup, olmadığı) araştırılması suretiyle kamulaştırmanın tebligat evresine gelip gelmediği ve böylece davacı açısından da dava açma hakkının doğmuş olup olmadığının araştırılmamış olması,
Kabule göre de;
2-Hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaza %5 oranında kapitalizasyon faizi uygulanmak suretiyle değer biçilmiştir.
Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarına göre, iklim şartları, arazinin toprak ve topoğrafik yapısı ve bölgesindeki konumu (büyük yerleşim yerlerine uzaklığı v.b.) dava konusu taşınmazın bulunduğu yerle benzer nitelikte olan, ülkemizin değişik yörelerindeki kuru tarım arazilerinin değerlendirilmesinde, (değeri önemli şekilde etkileyen kanıtlanmış, farklı ve özel bir faktör bulunması hali hariç) kapitalizasyon faiz oranı %6 olarak alınmaktadır. Hal böyle iken, taşınmazın değerinin belirlenmesinde kapitalizasyon faizi oranının %6 yerine %5 oranı uygulanmak suretiyle fazla bedele hükmedilmesi,
3-Kuru tarım arazisi niteliğinde olduğu saptanan taşınmazın olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirin hesaplanmasında taşınmazın bulunduğu İlçe Tarım Müdürlüğünün kuru şartlarda dekar başına verim, üretim gideri ve toptan satış fiyatına ilişkin verilerinin ortalama değerlerinin esas alınması gerekirken, taşınmazın bulunduğu bölgeye özel (lokal) düzenlenmiş verilere göre hesaplama yapan bilirkişi kurullarının raporlarına göre hüküm kurulmuş olması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.