YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/12715
KARAR NO : 2023/9466
KARAR TARİHİ : 22.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 2010/5181 Soruşturma sayılı iddianamesi ile sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 106/1-1.cümle maddesi uyarınca kamu davası açılmıştır.
2. … 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 29.11.2011 tarihli ve 2010/801 Esas, 2011/849 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106/1.1.cümle, 62, 52/2 maddeleri uyarınca 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılması ile hak yoksunluklarına dair hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilerek 5 yıl denetim süresi belirlendiği, kararının itiraz edilmeden 13.02.2012 tarihinde kesinleşmesinden sonra denetim süresi içerisinde 05.10.2014 tarihinde işlediği hakaret suçundan … 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 18.06.2015 tarihli ve 2015/76 Esas, 2015/540 Karar sayılı kararı ile mahkumiyetine karar verildiğinin ihbar edilmesi üzerine … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.03.2016 tarihli ve 2015/550 Esas, 2016/128 Karar sayılı kararı ile söz konusu hükmün aynen açıklanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.03.2016 tarihli ve 2015/550 Esas, 2016/128 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Daresinin 25.02.2019 tarihli ve 2018/5947 Esas, 2019/2823 Karar sayılı kararı ile;
”..1. CMK’nın 231/7. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi durumunda, mahkum olunan hapis cezasının adli para cezasına çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi,
2. Hükmün açıklanmasına neden olan kasıtlı suçun, TCK’nın 125/1. maddesi uyarınca hükmolunan hakaret olması, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümlerinin yeniden düzenlenmesi, hakaret suçu ile birlikte işlendiği iddia edilen TCK’nın 106/1. maddesinin ilk cümlesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alınması, bu nedenle hakaret suçunun, suç tarihi itibariyle 5271 sayılı CMK’nın 253/3-son cümlesi uyarınca tehditle birlikte işlendiğinin iddia edilmesi nedeniyle uzlaştırma kapsamında bulunmadığının anlaşılması ve yeni düzenleme karşısında; hakaret suçu yönünden de uzlaştırma önerisinde bulunulmasının gerektiği anlaşılmış olmakla, bu hususta uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, hakaret suçundan kurulan hüküm yönünden uzlaştırma işleminin olumlu sonuçlanmış olması durumunda, sanığın denetim süresinde işlediği başkaca kasıtlı suçlardan mahkum olup olmadığı tespit edilip sonucuna göre, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesi zorunluluğu, ..”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. … 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 04.02.2020 tarihli ve 2019/283 Esas, 2020/103 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106/1.1.cümle, 62, 52/2 maddeleri uyarınca 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
5. … 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 04.02.2020 tarihli ve 2019/283 Esas, 2020/103 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Daresinin 09.09.2021 tarihli ve 2020/33932 Esas, 2021/21220 Karar sayılı kararı ile;
”..Ancak;
1. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesiyle değişik CMK’nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, CMK’ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesi’nin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 7 ve CMK’nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
2. Dairemizin 25.02.2019 tarihli ve 2019/2823 sayılı kararında, hükmün açıklanmasına neden olan hakaret suçunun, tehdit suçu ile birlikte işlenmesi nedeniyle, uzlaştırma açısından uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığının araştırılması zorunluluğuna değinildiği ve dolayısıyla incelemeye konu edilen tehdit suçu açısından uzlaştırma işlemi yapılmasından bahsedilmediği gözetilmeden, bozma kararı sonrasında incelemeye konu tehdit suçu yönünden uzlaştırma işlemleri yaptırılması nedeniyle oluşan yargılama giderinin olarak sanığa yükletilmesine karar verilmesi..”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
6. Bozma üzerine yapılan yargılama sonucu … 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 15.02.2022 tarihli ve 2021/749 Esas, 2022/165 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106/1.1.cümle, 62, 52/2 maddeleri uyarınca 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri;
1. Sanık hakkında üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine,
2. Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan …’nin annesi adına kayıtlı hatta suç tarihinde sanık tarafından ‘madem aşkla olmuyor bir de kan akıtalım belki adam olursun, tuzak olursa yakarım, belaya girerim’ demek suretiyle tehdit içerikli mesajlar geldiği, katılan …’nin beyanında mesaj atan şahsı tanımadığını, mesajlar sırasında kendisini aradığını, isminin … olduğunu ve kendisi ile arkadaşlık kurmak istediğini söylediğini beyan ettiği görülmüştür.
2. Sanığın savunmasında mağdur ile arkadaşlık yaptıklarını, bir süre sonra ayrıldıklarını, kendisinin de katılanı korkutmak amacıyla bazı mesajlar gönderdiğini kabul ettiği anlaşılmıştır.
3. Dosya içerisinde 10.08.2010 tarihli mesaj kayıtlarını içerir tutanak mevcuttur.
IV. GEREKÇE
Sanık Hakkında Üst Sınırdan Ceza Verilmesi Gerektiğine Yönelik Temyiz Sebebi Yönünden;
Katılanın telefonuna kendi telefonundan tehdit içerikli mesajlar göndererek tehdit suçunu işlediği anlaşılan sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, kastın yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak belirlenen cezanın hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Vesaire Yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 15.02.2022 tarihli ve 2021/749 Esas, 2022/165 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
22.03.2023 tarihinde karar verildi.