YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9256
KARAR NO : 2023/267
KARAR TARİHİ : 02.02.2023
SUÇ : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.01.2022 tarihli ve 2021/182 Esas, 2022/16 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 17 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 25.04.2022 tarihli ve 2022/482 Esas, 2022/719 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
1. Şikayetçinin kovuşturma aşamasında ifadesinin alınmaması nedeniyle eksik incelemeye,
2. Sanığın eyleminin, meşru savunma veya savunmada sınırın aşılması kapsamında kaldığına,
3. Haksız tahrikin varlığına,
4. Cezadan takdire bağlı indirim yapılması gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık ile şikayetçinin kardeş oldukları, sanığın geceden başlayarak olay anına kadar uyuşturucu madde kullandığı, şikayetçinin sanığa neden uyuşturucu madde kullandığını sorması üzerine uyuşturucu madde etkisinde olan sanığın önce ele geçirdiği bıçakla şikayetçiyi yaraladığı bunu gören tanık …’un olaya müdahale ederek sanıkta bulunan bıçağı aldığı sonrasında sanığın mutfağa giderek başka bir bıçak aldığı ve şikayetçiyi yaralamaya devam ettiği, tanığın araya girmesi ile eylemin son bulduğu olayda, maktulün hedef alınan bölgeleri, darbe sayısı ve suçta kullanılan aletlerin öldürmeye elverişli silah olması hususları birlikte değerlendirildiğinde sanık hakkında şikayetçiye yönelik nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan uygulama yapıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık eylemi gerçekleştirdiğini kabul etmiştir.
3. Olay yeri inceleme raporu ve basit krokisi dava dosyasında bulunmaktadır.
4. Tanık …’un olayın oluş şekliyle örtüşen beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.
5. Olay yerinden elde edilen ve sanık tarafından suçta kullanılan bıçak üzerinde bulunan lekenin şikayetçinin kan örneği ile uyumlu olduğuna ilişkin uzmanlık raporu alınmıştır.
6. Şikayetçi hakkında Adlî Tıp Kurumu … Adlî Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 22.10.2021 tarihli;
30.03.2021 tarihinde meydana gelen kesici delici alet yaralanması nedeniyle adlî rapor tanzimi için Adlî Tıp Şube Müdürlüğümüze gönderilen ….. (……)’in tıbbi belgelerinden ve muayenesinden elde edilerek yukarıya kaydedilen bilgi ve bulgulara göre; şahısta göğüs boşluğuna nafiz yaralanmasına bağlı gelişen pnömotoraks yaralanmasının, sağ nefrektominin ve iç organ yaralanmasının;
1) Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu,
2) Basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı,
3) Vücutta kemik kırığı tarif edilmediği,
4) Yüz sınırları içerisinde cilt bütünlüğünü bozan travmatik lezyon tarif edilmediğinden yüzde sabit iz tayinine mahal olmadığı,
5) Şahsın yaralanmasına bağlı meydana gelen böbrek kaybının; organlarından birinin işlevinin sürekli yitirilmesi niteliğinde olduğu,
Görüşünü içeren adli muayene raporu dava dosyasında bulunmaktadır.
7. Sanık hakkında düzenlenen “Sağ el parmaklarında kesilerin bulunduğuna ve bu yaralanmanın basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olduğuna ve kanında uyuşturucu madde bulunduğuna” ilişkin adlî muayene raporu dava dosyasında bulunmaktadır.
8. Sanık ve şikayetçinin kardeş olduklarına dair resmî nüfus kayıt örnekleri dava dosyasında mevcuttur.
9. Sanığa ait adlî sicil kaydı dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanığın adli sicil kaydında bulunan ve tekerrüre esas olan ilam nedeniyle hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesi uyarınca ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimin uygulanması gerektiği halde yazılı şekilde birinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanması, aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından davanın yeniden görülmesi nedeni yapılmamış, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından anılan eleştiri nedeni dışında bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanığın şikayetçiyi kesici delici alet ile göğüs boşluğuna nafiz, pnömotoraksa, sağ nefrektominin ve iç organ yaralanmasına, böbrek kaybına neden olacak, basit bir tıbbî müdahale ile giderilemeyecek ve yaşamını tehlikeye sokacak şekilde yaraladığı anlaşılan olayda; teşebbüs nedeniyle 13 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun’un 35 inci maddesi ile yapılan uygulama sırasında yaralanmanın niteliği, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı birlikte gözetilerek sanık hakkında üst sınıra yakın bir ceza tayin edilmesi yerine, yazılı şekilde 17 yıl hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de aleyhe temyiz bulunmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık Müdafii Yönünden
1. Eksik İnceleme
Şikayetçinin kovuşturma aşamasında ifade vermekten imtina ettiği, olayın sanık tarafından inkar edilmemesi, görgü tanığı …’un istikrarlı beyanları ve 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 235 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları da gözetildiğinde şikayetçinin kovuşturma aşamasındaki ifadesinin esasa etki etmeyeceği bu haliyle eksik incelemeden söz edilemeyeceği anlaşılmakla hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Meşru Savunma veya Savunmada Sınırın Aşılması
Her ne kadar sanık ve müdafii şikayetçiden yönelen saldırıyı defetmek amacıyla atılı suçun işlendiğini savunmuş ise de, olay anında şikayetçinin sanığa yönelik icrai bir hareketinin bulunmadığı ve elinde silah niteliğine haiz bir aletin olmadığı, sanığın doğrudan şikayetçiye suçta kullandığı bıçakla yöneldiği ve yaralamaya başladığı tanık …’un elindeki bıçağı almasına rağmen mutfaktan başka bir bıçak alarak eylemine devam ettiği, sanığın adli muayene raporunda belirtilen sağ elindeki kesilerin şikayetçinin toplamda on adet olan kesici delici alet yarasının oluşması esnasında meydana gelmiş olmasının kuvvetle muhtemel olduğu anlaşılmakla sanık lehine meşru savunma koşullarının bulunmadığı anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Haksız Tahrik
Şikayetçiden sanığa yönelen ve haksız tahrik teşkil eden söz ve davranışın bulunmadığı bu hususun tanık … beyanıyla da sabit olduğu anlaşılmakla sanık hakkında yeterli ve kanunî gerekçe ile haksız tahrik hükmünün uygulanmamasına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Takdirî İndirim Nedeni
Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulanmasının Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında olduğu, ancak bu takdirin sınırsız ve denetime kapalı bir yetkiyi barındırmadığı, Yargıtay tarafından yapılacak değerlendirmenin, Mahkemenin takdirinin dava dosyasında mevcut veriler ile uyumlu şekilde şekillenip şekillenmediği ve yerinde ve yeterli gerekçeye dayanıp dayanmadığı ile sınırlı olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece; “Sanığın kovuşturma aşamasında herhangi bir pişmanlığının olmadığının görüldüğü, eylemini hala meşru gördüğü,” şeklindeki gerekçeye istinaden sanık lehine takdiri indirim sebebi uygulanmamasına
karar verilmesi karşısında, güncel adli sicil kaydından mükerrir olduğu anlaşılan sanığın suça eğilimli kişiliği karşısında Mahkemenin takdirinin dava dosyası kapsamına uygun şekillendiği belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 25.04.2022 tarihli ve 2022/482 Esas, 2022/719 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.02.2023 tarihinde karar verildi.