Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/98 E. 2023/651 K. 25.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/98
KARAR NO : 2023/651
KARAR TARİHİ : 25.01.2023

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/229 E., 2022/957 K.
FER’Î MÜDAHİL : Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 21.06.2017
KARAR : Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, (kapatılan) 21 Hukuk Dairesince Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı fer’i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, davalı şirketin …/… Şubesinde 01.06.2009- 20.03.2011 tarihleri arasında fasılasız çalıştığını, iş hukukundan kaynaklanan alacakları için … 4. İş Mahkemesinin 2013/141 E. sayılı davasını açtıklarını, iş bu davanın 2017 tarihinde kesinleştiğini, yargılama sırasında 01.06.2009- 01.06.2010 tarihleri arasında sigorta girişinin ve sigortasının hiç yapılmadığının anlaşıldığını belirterek; davacının 01.06.2009- 01.06.2010 tarihleri arasında sigortalılığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının, müvekkili şirketin … şubesinde 01.06.2010 tarihinde çalışmaya başladığını, müvekkili şirkete ait … plakalı aracı 19.03.2011 tarihinde, iş haricinde, şirket yetkililerinin izni ve rızası olmadan özel arkadaşları ile birlikte ve alkollü olarak kullanırken, trafik kazasına karıştığını ve kazanın ardından iş akdinin müvekkili şirket tarafından haklı nedenle feshedildiğini, fesihten sonra da müvekkili şirketin kazada ağır şekilde yaralanan davacının hastane tedavisi tamamlanana kadar sorun yaşamaması için sigortasını 20.06.2011 tarihin kadar devam ettirdiklerini, bu nedenle davacı yanın hizmet akdinin 2011 yılı içerisinde sonlandırıldığını, davacının sigortalılığının tespiti iddiasında bulunma hakkının 2011 yılının son gününden beş yıl sayıldığını 2016 yılının son günü itibarıyla düştüğünü, hak düşürücü sürenin dolduğunu ve iş bu davanın esasına girmeye gerek bulunmadığını belirterek; müvekkili şirket aleyhine açılmış haksız ve dayanaksız davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Feri Müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde ; husumet ve hak düşürücü süre itirazında bulunduktan sonra, iddia edilen dönemde çalışmasının bulunduğu ve hangi işveren nezdinde ne şekilde çalıştığını ispat külfeti münhasıran davacıya ait olup müvekkili kuruma ait resmi kayıtların aksinin kesin delillerle ve herhangi bir duraksamaya yer vermeyecek biçimde ortaya konulmasında yasal zaruret hali mevcut olduğunu belirterek ; hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 15.01.2018 tarihli ve 2017/302 Esas, 2018/3 Karar sayılı kararıyla; sigortalının işten ayrıldığı yılın bitim tarihinden itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından davanın reddine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 09.04.2018 tarihli ve 2018/699 Esas, 2018/553 Karar sayılı kararıyla;davalıya ait işyerinden bildirimi yapılan 01.06.2010-20.06.2011 tarihleri dışında Kuruma bildirilmeyen ve Kurumca da sigortalılığa ilişkin herhangi bir tespitin gerçekleştirilmediği hizmet süresi bakımından hak düşürücü sürenin hesaplanmasında, dava konusu işyerinde kesintisiz biçimde geçtiği iddia edilen çalışmanın sona erdiği yılın sonu olan 31.12.2011 tarihi başlangıç tarihi olarak alındığında, davanın açıldığı 21.06.2017 tarihi itibariyle 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği; ayrıca dosya kapsamındaki kanıtlar ve yerleşik Yargıtay Kararları dikkate alındığında, imzalı işe giriş bildirgeleri ve prim bildirimleri karşısında, iddia edilen 01.06.2009-20.06.2011 tarihlerini kapsayan dönemdeki çalışma da blok çalışma niteliğinde bulunmadığı için 01.06.2009-01.06.2010 tarihleri arası dönem yönünden de son çıkış tarihi esas alınarak hakdüşürücü sürenin gözetilmesi gerektiği anlaşıldığından, … 3. İş Mahkemesinden verilen 15.01.2018 tarih, 2017/302 Esas ve 2018/3 Karar sayılı kararına yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1 numaralı alt bendi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. (Kapatılan) 21 Hukuk Dairesi, davacı adına davalı işveren tarafından düzenlenen 01.06.2010 tarihli işe giriş bildirgesi ile 01.06.2010-20.06.2011 tarihleri arasında geçen hizmetlerinin Kurum kayıtlarında gözüktüğü ve davacının talebinin ise bildirilen sürelerin öncesi ve sonrasına ilişkin olup, kesintisiz olduğu iddiasına dayanmakta olup, hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilmesi mümkün değildir.

Yapılacak iş, talep konusu dönem yönünden hak düşürücü süre söz konusu olmayıp, işin esasına girilip çıkacak sonuca göre karar vermekten ibarettir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, … T.C Nolu davacı …’in davalı … Org. Tur. Tic. Ltd. Şti unvanlı ve … sicil numaralı işyerinde kesintisiz ve sürekli şoför olarak 01.06.2009 – 30.06.2009 tarihleri arasında 30 gün ve toplam 22,20 TL kazançla 01.07.2009 – 31.12.2009 tarihleri arasında 180 gün ve toplam 23,10 TL kazançla 01.01.2010 – 31.05.2010 tarihleri arasında 150 gün ve toplam 24,30 TL kazançla olmak üzere 360 gün sigortalı çalışmasının feri müdahil kuruma bildirilmediğinin tespitine, karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer’i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Fer’i Müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, Kuruma ait resmi kayıtların aksinin kesin delillerle ve herhangi bir duraksamaya yer vermeyecek biçimde ortaya konulması gerektiğini, tanık anlatımlarının hükme esas alınamayacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun’un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 86 ıncı maddesinin dokuzuncu fıkrası hükümleridir.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, dosyada bulunan 2009 ve 2010 yıllarına ait araç kiralama sözleşmeleri ve tahsilat makbuzları, tanıkların beyanları göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Fer’i müdahil Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.