YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/31764
KARAR NO : 2023/206
KARAR TARİHİ : 18.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, aynı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu anlaşılmıştır.
Sanık … hakkında hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi
gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.01.2016 tarihli ve 2014/40 Esas, 2016/5 Karar sayılı kararı ile
Sanık … hakkında;
a) Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun 204 ncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca neticeten hükmolunan 1 yıl 8 … hapis cezasının 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,
b) Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun 158 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) ve (son) bentleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 2 yıl 6 … hapis ve 22.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Sanık … hakkında;
a) Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun 204 ncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 1 yıl 8 … hapis cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına
b) Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun 158 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) ve (son) bentleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 2 yıl 6 … hapis ve 22.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık …’in temyizi, beyanlarının dikkate alınmadığına, eksik soruşturma yürütüldüğüne, sabıkasız olduğu halde ilgili maddelerin uygulanmadığına, suça konu çekin kambiyo vasfına haiz olmadığına,
Sanık …’nin temyizi, eksik araştırma ile karar verildiğine, kararın çelişkili olduğuna atılı suçla irtibatının olmadığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanıkların, katılandan satın aldıkları fidanlar karşılığında 1.000,00 TL nakit para ile 20.04.2011 keşide tarihli ve 11.000,00 TL bedelli sahte çeki verdikleri anlaşılmıştır.
2. Sanık … savunmalarında özetle; adını … … olarak bildiği kişinin yanında işçi olarak gittiğini ve fidanları taşımaya yardım ettiğini, fidanların sanık …’a ait kamyon ile taşındığını, çek ile alakasının olmadığını beyan etmiştir.
3. Sanık … savunmalarında özetle; … isimli kişi ile birlikte … ilçesindeki köylerden fidan aldığını, ancak katılandan fidan satın almadığını, restoranda yemek yediği sırada karşıdaki kahvehaneye giden …’ın, sanık … ile tanıştığını, …’ın …’e teklifi üzerine kendisinden kamyoneti alıp ikisinin birlikte fidan almaya gittiklerini, bu sırada …’dan para gelmesi için beklediğini ve olay ile alakasının olmadığını savunmuştur.
4. Katılan; kovuşturma aşamasında alınan beyanında, fidanları satın almaya iki kişinin geldiğini, birisinin şoför gibi hareketler sergilediğini, suça konu çeki sanık …’ın verdiğini beyan etmiş ve sanığı fotoğraf üzerinden teşhis etmiştir.
5. Fidanların taşındığı 41 PY 354 plaka sayılı aracın suç tarihinde sanık …’ın eşi … adına kayıtlı olduğu belirlenmiştir.
6. Suça konu çeke ilişkin olarak;
… Jandarma Bölge Kriminal Laboratuvar Amirliği tarafından tanzim olunan,
a) 28.10.2011 tarihli;
“çekin külliyen sahte olarak oluşturulduğu ve vatandaşlar açısından aldatma niteliğinin bulunduğu”
b) ….01..2014 tarihli;
“Çekteki tanzim yazıları ve keşideci imzasının sanıklar el ürünü olduğunu gösterir nitelikte uygun ve yeterli kaligrafik bulguların tespit edilemediği”
Görüşlerini içerir kriminal raporları dava dosyasında mevcuttur.
7. Sanık …’nin ifadesinde geçen … hakkında 17.01.2014 tarihli Ek Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair karar verilmiştir.
8. Suç tarihinde katılan …’ı arayan 0537 (…) (..) (..) numaralı hattın sanık …’e ait olduğuna ilişkin Türkcell İletişim Hizmetleri A.Ş tarafından verilen 25.05.2011 tarihli cevabi yazı ve sanıklar ile katılan arasındaki suç tarihine ilişkin telefon arama kayıtları dosya içerisindedir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Yönünden
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi oldukları, temyizlerinin mümkün olmadığı, aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
B) Sanık … Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanık hakkında tekerrüre esas alınan 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dolandırıcılık suçunun, 6763 sayılı Kanun ile CMK’nın 253 üncü maddesinde yapılan değişiklikle uzlaşma kapsamına alınmış olması nedeniyle, uzlaştırma işleminin yerine getirilip getirilmediği araştırılarak, sonucuna göre söz konusu ilamın esas alınarak tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Sanık savunması, katılan beyanı, suça konu çeke ilişkin düzenlenen kriminal raporları, Türkcell İletişim Hizmetleri A.Ş tarafından verilen 25.05.2011 tarihli cevabi yazı ve telefon arama kayıtları karşısında sanığın mahkûmiyetine yönelik hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda … sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
C) Sanık … Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanık hakkında tekerrüre esas alınan 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddenin birinci fıkrasında düzenlenen dolandırıcılık suçunun, 6763 sayılı Kanun ile CMK’nın 253 üncü maddesinde yapılan değişiklikle uzlaşma kapsamına alınmış olması nedeniyle, uzlaştırma işleminin yerine getirilip getirilmediği araştırılarak, sonucuna göre söz konusu ilamın esas alınarak tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda … sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezası belirlenirken, tespit olunacak temel gün, suçtan elde edilen haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden artırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun’un 52 inci maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması suretiyle tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden, adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısı 1200 gün olarak belirlenip bu miktar üzerinden uygulama yapıldıktan sonra sonuç cezanın haksız elde olunan yararın iki katına çıkartılması suretiyle, sanık hakkında fazla adli para cezası tayin edilmesi, dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
D) Sanık … Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık …’nin, … Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 18.04.2021 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle sanığın kanun yolu başvuruları itiraz merciince incelenmek üzere esası incelenmeyen dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle Mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
B) Sanık … Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
… 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.01.2016 tarihli ve 2014/40 Esas, 2016/5 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C) Sanık … Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.01.2016 tarihli ve 2014/40 Esas, 2016/5 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “1.200 gün”, “1.000 gün” ve “20.000,00 TL” ibaresinin çıkartılarak yerlerine, sırasıyla “1.100 gün”, “916 gün”, ve “18.320,00 TL” ibarelerinin eklenmesi ayrıca hüküm fıkrasındaki “TCK 158 nci maddenin birinci fıkrasının (son) cümlesi gereğince adli para cezasının miktarı suçundan elde edilen menfaatin iki katından az olamayacağı gözetilerek; sanığın çek bedelinin 2 katı olan 22.000,00 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA” cümlesinin tamamen çıkartılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
D) Sanık … Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (D) bendinde açıklanan nedenle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.01.2016 tarihli ve 2014/40 Esas, 2016/5 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.01.2023 tarihinde karar verildi.