YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/10789
KARAR NO : 2007/7
KARAR TARİHİ : 22.01.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava, davacılar … ve … … (…)’nın Sadrazam … … Paşa Vakfı’nın intifa hakkına müstahak vakıf evladı olduklarının tespiti istemine ilişkindir.
Dosyada toplanan bilgi ve belgeler ile bunların incelenmesi sonunda düzenlenen bilirkişi raporuna göre; davacılar … ve … …, Sadrazam … … Paşa Vakfı’nın evladı ve eski mütevellisi …’nin yasal mirasçıları olup; 11.3.1924 doğumlu …, …’nin torunu (oğlu … Talat …’nın oğlu), 16.2.1952 doğumlu … ise davacı …’in oğludur. Vakıf evladı mütevelli …’nin 1932 yılında ölümünden sonra kızı … … Vakfın mütevellisi olmuş, davacı …’in babası … Talat’ın kardeşi olan … … … vakfın son mütevellisi olarak 1952 yılında ölmüştür. Hicri 1151 (miladi 1738) tarihli vakfiyede vakfın gallesinden (gelir fazlasından) vakıf evlatlarının yararlanacaklarına ilişkin bir düzenleme yer almamaktadır. Ancak bu vakfiyeye göre onurlu vakıf evladının ve evladı evladının ahlaklı, yetişkin ve akıllı olanları dönemden döneme ve kuşaktan kuşağa vakfa mütevelli olacaklar ve vakfın mütevellisine günde 120 akçe verilecektir. Ayrıca kanıt olarak bu dava dosyasına konulan Beyoğlu Asliye 2.Hukuk Mahkemesinin 2000/165 esas sayılı dosyası içerisindeki 7 … 1173 tarihli Padişah fermanıyla o tarihteki vakıf mütevellisi … Bey ile … ve kız
kardeşlerine vakfın gelir fazlasından ödeme yapılmasına hükmedildiği; Padişahın imzasını taşıyan 27 Cemaziyelevvel 1327 tarihli beratla da vakıf evladı … …’ya -eskiden beri teamül gereği hak kazandığı- evlat aylığı verilmesinin buyurulduğu; “Vakıftan Muhtacin ve Tevliyet vs. Maaş Yoklama İlmuhaberi” fotokopisine göre de … … Paşa Vakfı evladı ve mütevellisi … … …’e tevliyetten ve evladiyetten dolayı vakıf gelirinden belli miktarda aylık ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır.
2762 Sayılı … Yasası’nın 39. maddesi, on yıldan beri mütevelliliği kimseye tevcih edilmemiş olan vakıflarda artık tevcih yapılamayacağını; ancak ilgililerin vakfiyeye göre intifa haklarının mahfuz olduğunu hükme bağlamıştır. Anılan bu yasa maddesi uyarınca Sadrazam … … Paşa Vakfı, … İdare Meclisi’nin 23.08.1984 gün ve 469 sayılı kararıyla mazbut … arasına alınmış bulunmaktadır. Mazbutiyet altına alınmış olan vakıfta 39. maddenin ikinci fıkrası hükmü gereği ilgililerin (somut olayda tevliyete müstahak vakıf evlatlarının) vakfiyeye göre intifa haklarının saklı olduğunda kuşku yoktur. Mazbut … arasına alınmış olup, … Genel Müdürlüğünce yönetilmesi gereken vakfın gelir fazlası (intifa hakları) ilgililerinin kimler olduğu, bu ilgililerin (alakalıların) vakfiyeye göre saklı tutulan intifa (yararlanma) haklarının hangi esaslara göre tespit ve ita olunacağı 17.07.1936 Tarihli … Nizamnamesine Ek Nizamnamede gösterilmiştir.
Sonuç olarak; dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere, özellikle yukarıda açıklanan hususlar doğrultusunda mahkemece kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak; Vakfiyeye göre onurlu vakıf evladının ve evladı evladının ahlaklı, yetişkin ve akıllı olanları dönemden döneme ve kuşaktan kuşağa mütevelli olacaklardır. Aralarında baba-oğul ilişkisi bulunan her iki davacının, Sadrazam … … Paşa Vakfı’nın evladı olduklarında kuşku ve çekişme yoktur. Ancak vakfiyede tevliyet için dönem ve kuşak koşulu getirilmiş bulunduğundan, vakıf evladı davacı … …’nın sağlığında bir sonraki kuşakta yer alan oğlu …’in vakfa mütevelli olma hakkını kazanamayacağı, dolayısıyla vakfiyeye göre tevliyetten kaynaklanan -ve vakfın mazbutiye alınmasıyla 39. maddenin 2. fıkrası gereğince saklı tutulan- intifa hakkını bu aşamada kullanmasına olanak bulunmadığı gözetilmeden, … …’nın yanında oğlu … …’nın da intifa hakkına müstahak olduğunun tespitine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.01.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.