Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2021/9588 E. 2023/1151 K. 14.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9588
KARAR NO : 2023/1151
KARAR TARİHİ : 14.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 30.05.2014 tarihli ve 2014/48633 Soruşturma, 2014/19948 Esas, 2014/959 numaralı İddianameyle sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan son soruşturmanın açılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
2. İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.09.2014 tarihli ve 2014/172 Esas, 2014/370 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca yargılanmak üzere son soruşturmanın açılmasına karar verilmiştir.
3. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.03.2015 tarihli ve 2014/324 Esas, 2015/55 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği 75 gün karşılığı 1.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, katılanın soyut anlatımlarından başka hiçbir delilin mevcut olmadığına, katılanın ve masrafı üstlenen kişinin kendisine para vermediğine ve katılan ile bir daha görüşmediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık avukatın, Turgutlu 1. Noterliğinin 13.03.2012 tarihli ve 2403 yevmiye sayılı vekaletnamesi ile satın aldığı taşınmazla ilgili gerekli davayı açmak üzere katılanın vekilliğini üstlenip vekalet ücreti ve masrafa mahsuben 1.000 Türk Lirası aldığı halde, söz konusu davayı azledildiği 19.04.2013 tarihine kadar açmadığı gibi bu süre zarfında davanın açıldığı, devam ettiği ve keşif yapılacağına dair katılana gerçeğe aykırı bilgiler vererek görevini ihmal ettiği iddiasıyla açılan kamu davasında Mahkemece; sanığın katılanın vekilliğini üstlenmesi, katılandan vekalet ücreti ve masraf olarak 1.000 TL aldığı halde bahse konu davayı açmaması, ücret ve masraf olarak aldığı parayı da iade etmemesi şeklindeki eyleminin ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabul edilerek cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı ve eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiş, katılan ile taşınmaz malın aynına ilişkin dava açacağına dair anlaşmaya varan sanığın katılana davayı açtığını, duruşmasının ertelendiğini, keşif yapılacağını belirtmek suretiyle oyalaması şeklindeki eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrasına uyduğu gözetilmeden 257 nci maddenin ikinci fıkrası gereği uygulama yapılması ile sanık hakkında aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince birinci fıkranın (e) bendindeki hak yoksunluğuna hükmedilirken hükümde belirtilen gün sayısının yarısından az olamayacağı gözetilerek 38 gün yerine 1 ay 7 gün tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.03.2015 tarihli ve 2014/324 Esas, 2015/55 sayılı Kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiriler dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.02.2023 tarihinde karar verildi.