Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2008/5228 E. 2009/4353 K. 16.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5228
KARAR NO : 2009/4353
KARAR TARİHİ : 16.06.2009

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirkete ait aracın, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, aracın karıştığı kaza nedeniyle üçüncü şahıs tarafından açılan dava sonucunda yapılan icra takibi dosyasına ödeme yapıldığını, davalıya ait araç sürücüsünün kaza sırasında alkollü olması nedeniyle rücu hakkının doğduğunu belirterek 4.327.00.-YTL 25.3.2005 ödeme tarihinden işleyecek reeskont faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı süresinin dolduğunu, kazanın münhasıran alkolün etkisi ile olmadğını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile 3.671.35.-YTL’nin 25.3.2005 ödemelerinden işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava zorunlu mali sorumluluk sigorta ilişkisinden kaynaklanan rücu davasıdır. Bu tür davalarda sigortacı 2918 sayılı karayolları trafik yasasının 95/2. maddesi ve zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarının B-4. Maddesi gereğince, tazminat yükümlülüğünün azaltılması veya kaldırılmasına ilişkin halleri üçüncü kişilere karşı ileri süremiyeceğinden, zara görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşemeye ilişkin kanun hükümlerine göre, kendi sigorta ettirenine rücu edebilir. Taraflar arasında geçerli zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe genel şartlarının B.4.d) maddesinde, Tazminatı gerektiren olay, işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin veya motorlu aracın hatır için karşılıksız olarak kendilerine verilen kişilerin uyuşturucu veya keyif verici maddeler almış olarak aracı sevk ve idare etmeleri esnasında meydana gelmiş veya olay, yukarıda sayılan kişilerin alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından ileri geliyorsa, sigorta şirketinin sigortalısına rücu edebileceği düzenlenmiştir.
Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarında; sürücünün aldığı alkolün oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından, mahkemece nöroloji uzmanı, ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla, olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurların da olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması, sonuçta olayın tek başına alkolün etkisi ile meydana geldiğinin saptanması durumunda, oluşan hasarın poliçe teminatı dışında kalacağından davanın reddine, aksi halde kabulüne karar verilmesi gerekeceği ilkesi benimsenmektedir.
Davacı vekili Beyoğlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2003/104E.-2004/673K Sayılı dosyası ile, zarar gören kişi tarafından Süed Mod. Dericilik San. Tic.Ltd. Şti,araç sürücüsü ve sigorta şirket aleyhine açılan davada, zarar görenin 1/8 oranında kusurlu olduğu, Süed Mod. Dericilik San. Tic.Ltd. Şti,’ne ait araç sürücüsünün ise 7/8 oranında kusurlu olduğu, Süed Mod. Dericilik San. Tic.Ltd. Şti’ne ait araç sürücüsünün alkollü olarak araç kullanması nedeniyle nöroloji uzmanından alınan raporda ise, kazanın münhasıran alkolün etkisi ile meydana geldiği belirtilmiş mahkemece kabul edilen kusur oranlarına göre, davanın kabulüne karar verilmiş hüküm zarar gören vekilinin temyiz üzerine Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşmiştir. Anılan dosyada davacı … de taraf olduğundan kusur oranları kesinleşmiştir.
Ancak alkol oranının belli bir değeri aşması tek başına sigortacının rücu hakkının doğmasına neden olmayıp, kazanın salt (münhasıran) alkolün etkisi ile meydana gelmiş olması gerekir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda kesinleşen dava dosyasına atıf yapılarak, davacı şirkete sigortalı davalı şirkete ait aracın %87.5 oranında kusurlu olduğu ve nöroloji uzmanından alınan rapora göre araç sürücüsün alkolü olmasının kazaya etkili olduğu belirtilmiştir. Kesinleşen mahkeme kararında ve mahkemece alınan bilirkişi raporunda, kazaya karışan diğer araç sürücüsüne de kusur izafe edildiğine göre, kazanın münhasıran alkolün etkisi ile meydana geldiği kabul edilemez. Açıklanan nedenlerle 2918 sayılı yasanın 95/2 ve zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları B.4.d maddesinde belirtilen rücu şartları oluşmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulü doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 60.00.-TL temyiz başvuru harcının temyiz eden davalıdan alınmasına 16.6.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.