YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8613
KARAR NO : 2008/11469
KARAR TARİHİ : 03.11.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava konusu taşınmazın yerinde yapılan inceleme sonucu bilirkişi kurulunca kapama incir bahçesi olarak kabulü ile bu niteliğine göre değerlendirme yapılıp kamulaştırma bedelinin tespitinde kural olarak bir isabetsizlik yoktur. Bu nedenle davalı taşınmaz mal sahibinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Dava konusu 6951 m2 yüzölçümlü taşınmazın 1377,61 m2’lik kısmından boru hattı geçirilmek suretiyle bu kısım üzerinde daimi irtifak hakkı kurulduğu, taşınmazın tamamının kapama incir bahçesi niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.
Kamulaştırma Yasasının 11. maddesinin son fıkrası hükmüne göre kamulaştırma yoluyla irtifak hakkı kurulmasında kamulaştırma bedeli, bu kamulaştırma nedeniyle taşınmazda oluşacak değer düşüklüğüdür. Başka bir anlatımla taşınmazın kamulaştırma öncesindeki değeri ile irtifakın geçmesinden sonraki değeri arasındaki fark kamulaştırma bedelidir. Bu bedel taşınmazın büyüklüğüne, kullanma biçimine, arsa veya tarım arazisi oluşuna, irtifakın niteliği ile geçtiği yer ve kapladığı alana göre yüzde olarak belirlenir ve irtifakın taşınmazda doğurduğu bu değer düşüklüğü oranına göre kamulaştırma bedeli bulunur. Ayrıca Yargıtay uygulamalarında üzerinde irtifak hakkı kurulmuş bulunan taşınmazda bu irtifak nedeniyle oluşacak değer düşüklüğünün (taşınmazın cins ve niteliğine göre uygun kullanımını önemli ölçüde etkileyen özel bir durum yoksa) irtifaktan etkilenen alanın mülkiyet değerinin arazide %35 olacağı kabul edilmektedir. Mahkemece, açıklanan bu hususları gözönünde tutarak değer belirleyen bilirkişi kurulunun ek raporuna göre hüküm kurulması gerekirken, bu ilkeleri gözardı eden asıl rapora göre hüküm kurulmuş olması,
2-Dava konusu 6951 m2 yüzölçümlü taşınmazın 1377,61 m2’lik kısmından boru hattı geçirilmek suretiyle bu kısma daimi irtifak hakkı kurulmasına ilişkin kamulaştırma kararında irtifakın geçtiği alan üzerine “ağaç dikmemek, sabit bina yapmamak” koşulu getirilmiş olup belirtilen alan üzerinde 10 adet incir, 2 adet ayva, 3 adet karaağaç ve 1 adet nar ağacı bulunduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında irtifaklı alanın içerisinde kaldığı tespit edilen ağaçların boru hattının geçirilmesi çalışmaları nedeniyle kesilip kaldırılacağı ve yerine yeniden ağaç dikilemeyeceği gözetilerek Yargıtay uygulamalarında benimsenen kaim değer yöntemine göre irtifak hakkının kurulduğu alanın önce kapama incir bahçesi olarak değerlendirilmesi, sonra açık tarım arazisi olarak çevrede ekilmesi mutad olan ürünlere göre değerinin saptanması, bu iki değer (kapama incir bahçesi değeri ile açık tarım arazisi değeri) arasındaki farkın bulunarak bunun ağaçların kaim değeri olarak tespit edilmesi ve enkaz bedeli de düşüldükten sonra kalan ağaç değerinin kamulaştırma bedeline eklenmesi gerekirken, bilirkişi kurulunca bu yolda herhangi bir değerlendirme yapılmadığından mahkemece bu rapora itibarla salt zeminin irtifak kamulaştırma bedeline hükmedilmesi ile yetinilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 03.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.