YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1108
KARAR NO : 2023/484
KARAR TARİHİ : 08.02.2023
iNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/52 E., 2021/532 K.
DAVA TARİHİ : 28.7.2009
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 15. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekilleri temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; sözleşmeye göre yaptırdığı PVC doğrama işi nedeniyle 534.000 TL bedelli çek verdiğini ve 1.000 TL de nakit ödeme yaptığını, karşılığında 489.629,20 lik 17 adet fatura kesildiğini, 17.faturadan sonra aradaki ilişkinin sona erdiğini beyanla fazla ödediği 45.370,80 TL nin faizi ile birlikte tahsili için başlattığı takibe yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini, talep ve dava etti. talep etmiştir.
II. CEVAP
Davacı vekili cevap dilekçesinde; davacının beyanının aksine 17. faturadan sonra iş ilişkisinin devam ettiğini, kesin hesap sonunda 59.913,60 TL lik 18. faturanın gönderildiğini, borçlu değil 14.542,49 TL alacaklı olduğunu, davanın reddini kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 13.04.2011 tarihli ve 2009/414 Esas, 2011/604 Karar sayılı kararıyla; davada ispat yükü davalı tarafa aittir. Davalı taraf ödemeye ilişkin itirazının yazılı delillerle ispatlayamadığı gibi yemin deliline de dayanmamıştır. Davalının icra takibine yapmış olduğu itiraz haksız itiraz niteliğinde olup alacak miktarı da likit miktarda olduğundan davacının davasının kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının asıl alacak miktarı üzerinden %40 icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2011/6658 esas 2012/3685 karar sayılı bozma ilamı ile, mahkemece imalâtların bulunduğu yer mahkemesine talimat yazılarak, konunun uzmanı bir bilirkişi aracılığıyla keşif yapılarak sözleşme hükümleri de dikkate alınmak suretiyle davalı yüklenici şirketin hakkettiği iş bedelinin hesaplattırılması, bunun sonucuna göre davacı iş sahibi şirketin fazla ödemesinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi, sonucuna göre hüküm kurulması, uyuşmazlık bilirkişi incelemesiyle çözümlendiğinden davacı tarafın şartları oluşmayan icra-inkâr tazminatı isteminin reddedilmesi gereğine işaret edilerek, kararın davalı yüklenici şirket yararına bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 28/10/2014 tarihli ve 2013/212 Esas, 2014/443 Karar sayılı kararıyla; bozma sonrası yeniden yapılan yargılama neticesinde; yapılan keşifte fen bilirkişisi ve PVC teknik bilirkişisinin 27/02/2014 tarihli müşterek raporunda özetle; dava konusu taşınmaz olan Milas ilçesi, Dörttepe Köyü, 6366 nolu parsel tapu kayıtlarına göre 140.192,57 m2 alana sahip olduğunu, tapuda 133 adet betonarme bina, 1 adet restaurant, 1 adet spor tesisi, 1 adet market, 1 adet çamaşırhane olan arsa vasfında olduğunu, ” … … Evleri ” 1. etap ve 2. etap şeklinde yapıldığını, dava konusu 1. Etap olan … 1′ de bulunan binaları kapsadığını, bu etapta ise 4 adet A tipi, 19 adet B tipi, 16 adet C tipi, 1 adet D1 tipi, 1 adet D2 tipi, 9 adet E tipi, 2 adet F tipi, 3 adet G tipi, 2 adet H1 tipi, 1 adet H2 tipi, 1 adet I-1 tipi, 3 adet I-2 tipi bina, 1 adet Market, 1 adet Restaurant, 1 adet Çamaşırhane, 1 adet Spor tesisi binasını kapsadığını, ve Flamingo1’i kapsayan bütün binalar, market, restaurant, çamaşırhane ve spor tesisinin dava tarihi itibari ile toplam PVC ve alüminyum doğrama bedelinin 556.046,00 TL olduğununun rapor edildiği, hüküm kurmaya elverişli görüldüğünden hükme esas alındığı, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davalı yüklenici şirketin dava tarihi itibariyle yaptığı işler, davacı iş sahibinin yaptığı ödemeden fazla olduğu anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2015/4339 Esas- 2015/6228 karar sayılı bozma ilamı ile, mahkemece bozma ilâmına uyulduğu ve hükmüne uyulan bozma ilâmında mahallinde keşif yapılarak sözleşme hükümlerince davalının hakettiği iş bedelinin hesaplanması gereğine değinildiği halde mahkemece alınan bilirkişi raporunda sözleşme birim fiyatları bir yana bırakılarak dava tarihinin esas alındığı belirtildiğinden bu haliyle raporun bozma ilâmına uygun olduğunun söylenemeyeceği, bu durumda, mahkemece yeniden oluşturulacak, konusunda uzman bilirkişi heyeti ile mahallinde keşif yapılarak sözleşme kapsamındaki imalâtların sözleşmedeki birim fiyatları ile, takibe konu faturalardan sözleşme dışı imalâtta kaynaklanan alacak istemi var ise, bunların yapıldığı tarihteki piyasa fiyatları ile vekâletsiz iş görme hükümlerine göre hesaplattırılarak bunun sonucuna göre davacı iş sahibi şirketin fazla ödemesinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğine işaret edilerek karar davacı yararına bozulmuştur.
D. İlk Derece Mahkemesince İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk derece Mahkemesince 27.12.2018 tarih 2016/365 Esas 2018/379 Karar sayılı kararında; bozma sonrası alınan ve karar vermeye uygun bulunan PVC bilirkişi ve mali müşavir hesap bilirkişi raporlarına göre, davacı şirket tarafından davalı şirkete 535.000,00 TL ödeme yapıldığı, davaya konu olan binaların dava tarihi itibari ile PVC doğrama işi bedellerinin toplamınnı 452.540,96 olduğu, aradaki farkın 82.459,04 TL olduğu, fark miktarınca davacı tarafça davalı tarafa fazla ödeme yapılmış olduğu anlaşıldığından davalının icra dosyasındaki asıl alacak olan 45.370,80 TL yönünden yapmış olduğu itirazın haksız olduğu, dosyada davalı şirketin icra takibinin başlatılmasından önce temerrüde düşürüldüğüne ilişkin herhangi bir belge bulunmadığı bu nedenle işlemiş faize davalı tarafça yapılan itirazın haklı olduğu, uyuşmazlık bilirkişi incelemesi ile çözümlendiğinden, likit bir alacak olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile, davalı borçlunun Fethiye 1.İcra Müdürlüğünün 2011/2828 ( Yenileme öncesi 2008/3691) esas sayılı dosyasına vaki itirazının 45.370,80 TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, davacının işlemiş faiz talebinin reddine, 45.370,80 TL asıl alacağa takip tarihinden değişen oranlarda Ticari Reoskont faizi uygulanmasına, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine dair karar verilmiştir.
E. Üçüncü Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi’nin 2019/1403 Esas 2019/5240 Karar sayılı ilamı ile; mahkemece hükmüne uyulan Dairemizin ikinci bozma ilamında sözleşmede imalât bedelinin 1.069.000,00 TL olarak kararlaştırıldığı buna göre sözleşme hükümleri dikkate alınmak suretiyle davalı yüklenici şirketin sözleşmede hakettiği iş bedelinin belirlenmesinden sonra sözleşme dışı imalâtlarla ilgili olarak bunların yapıldığı tarih piyasa fiyatlarıyla bedellerinin hesaplattırılması gerektiği belirtilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak alınan bilirkişi raporunda faturalar dikkate alınarak sözleşme kapsamındaki imalâtların bedelleri belirlenmek suretiyle fazla ödeme belirlenmiş ise de bozma ilamında belirtilen diğer şekilde sözleşme kapsamı dışındaki imalâtlarla ilgili inceleme yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu haliyle bilirkişi raporu bozma ilamına uygun olmadığından mahkemece bilirkişilerden alınacak ek rapor ile davalı tarafından fazla imalât yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise bunların yapıldığı yıl piyasa fiyatlarına göre, sözleşme kapsamındaki gerçekleştirilen iş ve imalâtların sözleşme hükümlerine göre bedellerinin itirazlarda karşılanmak suretiyle gerekçeli ve denetime elverişli olarak hesaplattırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu düzenlenen rapora itibar edilerek davanın kısmen kabulü doğru bulunmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermiştir.
F. İlk Derece Mahkemesince Üçüncü Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı yan tarafından, taraflar arasında akdedilen PVC sözleşmesi kapsamı dışında kalan alüminyum imalatların yapıldığı, bu imalatların fazla imalat olduğu, işin yapım yılı olarak kabul edilen (fatura tarihleri uyarınca) 2007 yılı birim fiyatlarına göre fazla yapılan iş bedelinin 61.364,55.-TL olduğu, sözleşme kapsamındaki işler ve fazla imalat bedelinin toplamının 513.905,51.-TL olduğu, davacı tarafından yapılan ödemenin ise 535.000,00.-TL olduğu dolayısı ile aradaki fark olan 21.094,49.-TL bakımından davanın kabulü ile davalının icra takibinden daha önce temerrüde düşürülmediğinin anlaşılması nedeni ile takibin bu miktar üzerinden devamına, alacağın likit olmaması, yargılamayı gerektirmesi göz önüne alınarak davacının icra inkar tazminatı talebi ile davacı tarafın likit olmayan varlığı ve tespiti yargılama gerektiren alacağının tahsili amacı ile başlattığı icra takibinin kötüniyetli olmadığının anlaşılması nedeni ile davalı tarafın kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; imalatların yapıldığı binanın malikinin dava dışı … A.Ş. olduğu, sözleşme dışı olup vekaletsiz iş görme hükümlerince yapılmış işler var ise bundan menfaat sağlayan davacı değil asıl iş sahibine karşı ileri sürülebileceği, sözleşme dışı işlerin iş bu davada muhakemece edilmesinin mümkün olmadığı, husumet yöneltilemeyeceği, birim fiyat listesi olmadığından bilirkişilerce esas almadığını, sözleşmeye aykırı olarak düzenlenmiş olan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya yeterli olmadığı ve re’sen bakılacak nedenlerle yerel mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı yanın iddiasının aksine 17. faturadan sonra aradaki iş bağlantısı sona ermemiş kesin hesap sonunda 59.913,60 TL’lik 18. faturanın da gönderilmiş olduğu, yargılamada bu faturanın göz ardı edildiğini, 18. faturanın değerlendirmeye alınması neticesinde, müvekkil şirketin davacıya borçlu olmadığı ortaya çıkacağını davanın tümden reddedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, fazla ödenen iş bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptâli ile icra-inkâr tazminatı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 355-371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 470-486 ncı maddeleri ve ilgili hükümleri, diğer ilgili mevzuat.
3. Değerlendirme
1.Mahkemece bozma ilamı sorasında yapılan yargılamada; bozma ilamına uygun olarak inceleme yapılmıştır.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlere göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Fazla yatırılan harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine, 08.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.