Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2008/5856 E. 2009/8155 K. 08.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5856
KARAR NO : 2009/8155
KARAR TARİHİ : 08.12.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hüküm davacı ve davalılardan Güvence Hesabı ile … vekillerince temyiz edilmiş, davalı … vekilince de duruşma talep edilmiş, olmakla duruşma için tayin edilen 21.4.2009 Salı günü davacı … vekili Av. … ile davalılar … vekili Av. …, diğer davalılar …, …, … ve … vekili Av. …geldi, Diger davalılar Güvence Hesabı ve … tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı ve davalılardan …, … ve … vekilleri dinlendikten sonra vaktin darliğindan dolayı işin incelenerek karara bağlanması işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-

Davacı vekili, davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu araçta yolcu olan müvekkilinin, meydana gelen kaza sonucunda daimi maluliyete uğrayacak şekilde yaralandığını, aracın trafik sigortası bulunmaması nedeni ile Güvence Hesabı’nın da zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, 42.000,00 YTL maddi tazminatın davalılardan, 10.000,00 YTL manevi tazminatın davalı Güvence Hesabı dışındaki davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar …, …, …, … ve … vekilleri, hatır taşıması nedeni ile müvekkillerinin zarardan sorumlu tutulamayacağını, talep edilen tazminatın fahiş olduğunu, davanın reddini savunmuşlardır.
Davalı Güvence Hesabı vekili, müvekkilinin kaza tarihinde geçerli trafik sigortası limiti ile sorumlu olacağını savunmuştur.
Davalı … vekili, davanın zamanaşımı süresinden sonra açıldığını, dayanılan maluliyet raporunda belirlenen maluliyet durumunun gerçeği yansıtmadığını, davacının hatır için taşındığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığı, kaza sonrasında % 14,3 oranında daimi maluliyete uğradığı, araçta hatır için taşınması nedeni ile hesaplanan tazminattan % 25 oranında hatır taşıması indirimi yapılmasının uygun olduğu, hatır taşıması nedeni ile kazada kusuru bulunmayan araç işeteni ve dolayısıyla mirasçılarının zarardan sorumlu olmayacakları gerekçesi ile, davalılar …, …, …, … ve …, … (mirasçı sıfatıyla) aleyhine açılan davanın reddine, bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabulü ile, 42.000,00 YTL maddi tazminatın davalı Güvence Hesabı 7.000,00 YTL’lik kısmından sorumlu olmak üzere davalılardan müteselsilen, 1.000,00 YTL manevi tazminatın davalı …’den tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili, davalı Güvence Hesabı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle, ceza yargılaması sırasında alınan ve kesinleşen bilirkişi raporundaki kusur dağılımının oluşa ve dosya içeriğine uygun bulunması sebebiyle mahkemece benimsenmesinde ve uzman bilirkişice düzenlenen tazminata ilişkin raporun hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına ve iskonto, borcun, henüz vadesi gelmemiş olması nedeniyle erken ödenmesi halinde, haksız kazanca imkan vermeyecek oranda indirilmesi olup, sürekli işgücü kaybı tazminatı hesaplanırken, zararın kaza tarihinde oluştuğu dikkate alınarak, kaza tarihinden gelirin elde edilmeye başlandığı tarihe kadar geçen zaman için iskonto uygulaması yapılmaması ve tazminata kaza tarihinden itibaren faiz uygulanmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı … vekilinin tüm, davalı Güvence Hesabı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, Güvence Hesabı aleyhine maddi tazminat isteminde bulunmuş olup, mahkemece, davalı aleyhine kaza tarihinde geçerli olan poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmak üzere maddi tazminata hükmedilmiştir. Hükmolunan tazminat sigorta bedelini geçerse, sigortacı giderleri ile avukatlık ücretini sigorta bedelinin tazminata oranı dahilinde ödemekle yükümlüdür. Mahkemece anılan husus dikkate alınmadan davalı sigorta şirketinin diğer davalılar aleyhine hükmolunan yargılama gideri ve vekalet ücreti miktarı ile müteselsilen sorumluluğuna karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Mmahkemece, davacının araçta hatır yolcusu olduğu gerekçesi ile, davalı işleten mirasçıları aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir. Davacının araçta hatır yolcusu olduğunun kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, kaza tarihinden sonra ancak dava açılmadan önce ölen araç işleteninin mirasçılarına karşı açılan davada, hatır taşıması nedeni ile işletenin sorumlu tutulup tutulamayacağı noktasında toplanmaktadır.
Hatır taşımasını düzenleyen KTK’nun 87. maddesi uyarınca, hatır taşımasında işleteninin hukuki sorumluluğu genel hükümlere tabi tutulmuş olup, hatır taşımacılığında ve hatır için araç kullanımlarında işletenin sorumlu tutulmayacağı kabul edilmemiş, fakat, bu sorumluluk genel hükümlere tabi tutularak hafifletilmiştir. Bu hükme göre, hatır için bedava taşınan ya da hatır için aracı bedava kullanan kişi ölmüş ya da yaralanmış ise, araç işleten KTK’na göre tehlike sorumluluğu ilkesi gereğince kusursuz olarak değil, B.K’nun kusur sorumluluğuyla ilgili genel hükümlerine göre sorumlu tutulacaktır. Ancak hakim, sorumlu tutulan işletenle yaralanan ya da ölen kişi arasındaki hatır taşımacılığını veya hatır için kullandırmayı göz önünde tutarak B.K’nun 44. maddesi gereğince hükmedeceği tazminat miktarlarından indirim yapabilir ya da tazminat talebini tamamen reddedebilir. (Borçlar hukuku genel hükümler-Prof. Dr. Ahmet M. Kılıçoğlu-Turhan Kitabevi 2005-s.293-294)
Somut uyuşmazlıkta, kazanın meydana gelmesinde, davacının taşındığı traktör römorkunun geceleyin herhangi ışık donanımı olmaksızın şehirlerarası yolda seyretmesi nedeniyle sürücüsünün 2/8 oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir. Atfedilen kusur, doğrudan aracın özel niteliğinden kaynaklanmakta olup, bu nedenle araç işleteni
konumunda bulunan davalı …mirasçılarının, trafiğe elverişli olmayan araç ile ve yine yolcu taşınması mümkün olmaya araçta yolcu taşınmasına izin vermeleri nedeniyle kusurlu olduklarının kabulü gerekir. Mahkemece, aksi düşünce ile, araç işleteninin kusuru bulunmadığı kabul edilerek, davalı …mirasçıları aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesi isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin tüm ve davalı Güvence Hesabı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Güvence Hesabı vekilinin ve 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı ve davalı Güvence Hesabı yararına BOZULMASINA ve 625.00.TL vekalet ücretinin davalı …’den alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, aşağIda dökümü yazılı 1.917.00.-TL kalan onama harcının temyiz eden davalı …’den alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalı Güvence Hesabına geri verilmesine 8.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.