Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/6861 E. 2009/8515 K. 17.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6861
KARAR NO : 2009/8515
KARAR TARİHİ : 17.12.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalılardan …’nun müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait taşınmazları kardeşi olan diğer davalı …’na sattığını öne sürerek yapılan tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalılar, satış işlemlerinin borçlanmadan önce olduğunu, davacı tarafından aciz belgesi ibraz edilmediğini, davalı …’in borçlu …’ın bir çok borcunu ödediğini buna karşılık dava konusu taşınmazları aldığını savunarak davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, aciz belgesi ibraz edilmemesi ve borcun tasarrufta sonra doğması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır.Dava İİK.nun 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.Tasarrufun iptali davalarında kural olarak, tasarrufun iptal edilebilmesi için borcun doğum tarihinin iptali istenilen tasarruf tarihinden önce olması gerekir. Somut olayda davacı alacaklı Ankara 16. icra müdürlüğünün 2006/10980 sayılı dosyası ile icra takibine girişmiştir. Takibin dayanağı 4 adet senedin tanzim tarihi 02.01.2006 olup davaya konu edilen taşınmazlar ise borçlu … tarafından diğer davalı …’na 30.11.2005 tarihinde satılmışlardır. Bu durum da tasarrufun borcun doğum
tarihinden önce yapılmış olduğu ortadadır. Ancak uygulamada senetler tanzim tarihinden önceki bir akdi veya ticari ilişki nedeniyle de düzenlenebilmektedirler. Alacaklı davacı tarafından dosyaya borçlu davalı …’nun imzasını taşıyan 25.11.2005 tarihli bir belge ibraz edildiği ve borcun kaynağının bu belge olduğu öne sürüldüğü halde bu belge üzerinde durulmamıştır.Yine mahkemece davacı tarafından aciz belgesi ibraz edilmediği de kabul edilmiş ise de icra takip dosyasında yapılan haciz işlemleri sırasında tutulan haciz tutanaklarında borçlu davalının haczi kabil başka malının bulunmadığının yazılması karşısında bu tutanakların İİK.nun 105. maddesi uyarınca geçici aciz belgesi niteliğinde olduklarının anlaşılması ve borçluya ait taşınmazın alacağı karşılamadığının belirlenmesi nedeniyle borçlu davalının aciz halinde olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda davacı tarafın dosyaya ibraz ettiği 30.11.2005 tarihli belgenin geçerli olup olmadığı ve alacaklı davacı ile borçlu davalının tasarruf tarihinden önce aralarında herhangi bir hukuki veya ticari ilişkinin bulunup bulunmadığı hususunda tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak borcun tasarruf tarihinden önce doğup doğmadığının belirlenmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere davanın reddine karar verilmiş olması doğru bulunmamıştır.
SONUÇ:Davacı vekilinin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden dolayı BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 17.12.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.