YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6496
KARAR NO : 2022/10490
KARAR TARİHİ : 19.09.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davası üzerine, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davanın kabulüne ve İtiraz Hakem Heyeti tarafından davalı vekilinin itirazının reddine dair verilen kararın davalı vekili tarafından süresi içinde temyizi istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacı vekili; davalının trafik sigortacısı olduğu aracın davacının idaresindeki araca çarpmasıyla oluşan kaza sonucunda davacının yaralanıp % 16 oranında malul kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 18/07/2018 tarihli ıslah dilekçesiyle, taleplerini 100.452,95 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; davaya konu edilen maluliyet ile kaza arasında illiyet bağı bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından; davanın kabulü ile 100.452,95 TL’nin 06/07/2018 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karara davalı vekili tarafından yapılan itiraz üzerine, İtiraz Hakem Heyeti tarafından, davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak davacının kendi aldığı 9 Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Uygulama Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 03/10/2017 tarihli raporda, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyeti % 16 olarak belirlenmiştir. Anılan bu raporda (kazadan yaklaşık 4 yıl sonra düzenlenen), davacının tedavi ile işlevselliği kısmen düzelen travma sonrası stres bozukluğu için maluliyet tespiti yapılmıştır. UHH kararına esas alınan bu rapor, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik ile ekindeki cetveller esas alınarak düzenlenmiş olmakla birlikte, maluliyet belirlemesine esas alınan rahatsızlık psikiyatrik nedene dayandığı halde, heyette psikiyatri uzmanının bulunmadığı; kazadan yaklaşık 2 ve 4 yıl sonraki psikiyatrik muayene ve ilaç kullanımlarına göre maluliyet belirlemesi yapılıp, psikiyatrik rahatsızlığın kaza ile illiyet bağının kurulmasının yeterli incelemeyle yapılmadığı (kazadan sonraki 2 yıllık süreçteki psikiyatrik yakınma- tedavi- ilaç kullanımı vs. incelenmediği) görülmektedir. Bu itibarla; esas alınan rapor, psikiyatrik rahatsızlıkların kaza ile illiyet bağı bulunup bulunmadığının tespiti bakımından yeterli bir rapor değildir.
Açıklanan nedenlerle; davacının kazada yaralanmasından sonraki psikiyatrik yakınma- tedavi- ilaç kullanımına ilişkin olup da dosya kapsamında yer almayan eksik tüm tedavi belgelerinin toplanması; daha sonra, başka bir üniversite hastanesi adli tıp anabilim dalı başkanlığı nezdinde oluşturulacak uzman (psikiyatri uzmanı da bulunan) heyetten ya da Adli Tıp Kurumu veya yetkili sağlık kurulundan, maluliyet tayininde esas alınan psikiyatrik rahatsızlıklar ile kaza arasındaki illiyet bağı ve derecesinin özel olarak incelendiği, maluliyet oranın sürekli olup olmadığı rahatsızlığın kısmen düzelen stres bozukluğu olması halinde ne kadar sürede iyileşeceği 03/08/2013 tarihli Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmelik’i ve 11/10/2008 tarihli Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik’i ile ekindeki cetvellere göre saptandığı bir rapor alınıp oluşacak sonuca göre (maluliyet oranı bakımından davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar dikkate alınmak suretiyle) karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
2-5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13. maddesi ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT’nin 17/2. maddesi gereği, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin, tarifeye göre belirlenen nispi vekalet ücretinin 1/5’i tutarında (maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla) olması gerektiği gözetilmeden, fazla (nispi tam) vekalet ücretine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA; dosyanın, hakem dosyasının saklanması kararını veren İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 19/09/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.