YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6237
KARAR NO : 2022/10669
KARAR TARİHİ : 20.09.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim davasının yapılan yargılaması sonunda; Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen kararın, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili; davalının trafik sigortacısı olduğu aracın davacı yayaya çarpması neticesinde davacının yaralandığını belirterek ıslah dilekçesiyle fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 54.288,75 TL sürekli ve geçici iş görmezlik tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili başvurunun reddini savunmuştur.
Hükmüne uyulan bozma ilamında; polis memuru olan davacının görevi başındayken eldeki davaya konu kazada yaralanmış olmasına göre, 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun dahilinde davacıya bir ödeme yapılıp yapılmadığı, ödeme yapılmışsa ödenen bedelin neye ilişkin olduğu (maddi-manevi tazminat miktarlarının ayrı ayrı belirtilmesi) hususlarının sorulması ve dayanak ödeme belgelerinin temin edilerek yapılacak inceleme neticesinde hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğine ve davacı lehine maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla nispi vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücreti hükmedilmesi gereğine değinilmiştir.
Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; başvurunun kabulü ile 54.288,75 TL’nin 22.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketinden tahsiline karar verilmiş, karara karşı davaı vekilince yapılan itiraz üzerine Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetince, itirazın reddine karar verilmiş; hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, kesinleşen yönlere ilişkin inceleme yapılmasının mümkün olmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetince verilen kararın gerekçesinde; 28.09.2016 tarihli Emniyet Genel Müdürlüğü Nakdi Tazminat Komisyonluğu tarfından düzenlenen belge uyarınca yeniden tazminat hesabı yapılması için dosyanın aktüer bilirkişiye tevdiine karar verildiği, alınan 20.01.2022 tarihli aktüer raporu uyarınca, trafik kazası sonrası %5,20 oranında daimi maluliyete uğrayan davacı için sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumundaki %100 kusur oranı üzerinden, Yargıtay’ın içtihatlarına uygun olarak, PMF-1931 Tablosuna ve progresif rant esasına göre, hesaplanan toplam sürekli sakatlık (maluliyet) tazminatının 149.060,00 TL olduğu, görevi başında iken eldeki davaya konu kazada yaralanmış olmasına göre, 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun dahilinde davacıya 04.10.2016 tarihinde 8.792,00 TL tazminat ödenmiş olduğu, davacıya ödenen bu tazminatın kanuni faizle güncellenmiş peşin değeri 12.985,00 TL olduğundan, hesaplanan ek sürekli sakatlık tazminatı miktarının 136.075,00 TL olduğu belirtilmiş, davacının karara itiraz etmemiş olduğu nazara alınarak davalının aleyhine hüküm kurulamayacağından hakem kararında tazminat miktarında değişiklik yapılmasına gerek görülmediği belirtilmiştir.
Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetince dosyada varılan sonuç itibariyle bozma ilamının gereğinin yerine getirilmediği görülmektedir. Dairemizin bozma ilamında 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamında maddi ve manevi tazminat miktarlarının ayrı ayrı belirtilmesi suretiyle davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı belirlenmesi gerektiğine değinilerek hükmün davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Bu durumda yaplacak iş, davacıya 2330 sayılı yasa kapsamında yapılan ödemenin ne kadarının maddi tazminat ne kadarının manevi tazminata yönelik olduğu kesin olarak belirlenerek, usuli kazanılmış haklar gereği bozma öncesindeki hükme esas alınan ilk aktüer hesap raporu tarihindeki verilere göre 2330 sayılı kanun kapamında davacıya maddi tazminat olarak yapılan ödeme de dikkate alınarak hesap raporu alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bozma kararının gereği yerine getirilmeyerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmayıp hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 20.09.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.