Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/10788 E. 2023/558 K. 21.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10788
KARAR NO : 2023/558
KARAR TARİHİ : 21.02.2023

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Seydişehir Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.12.2015 tarihli ve 2015/581 Esas, 2015/1154 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (son) bentleri, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. Seydişehir Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.12.2015 tarihli ve 2015/581 Esas, 2015/1154 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin 01.10.2020 tarihli ve 2020/2964 Esas, 2020/12396 Karar sayılı kararıyla;
“Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas ve 2017/247 sayılı Kararında belirtildiği üzere, suça sürüklenen çocuğa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK’nin 87/1-son maddesinin uygulanması suretiyle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No: 25444/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No: 29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001) sayılı kararları ile, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve yine 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesine muhalefet edilerek suça sürüklenen çocuğun savunma hakkının kısıtlanması…”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Seydişehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.09.2021 tarihli ve 2020/362 Esas, 2021/426 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (son) bentleri, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz sebepleri;
1. Eylemin meşru savunma kapsamında kaldığına,
2. Haksız tahrikin derecesine,
3. Vesaire,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Temyiz dışı suça sürüklenen çocuk ……,’nin olaydan önce mağdurun kızını kaçırdığı bu sebeple mağdur ile ….., arasında husumet oluştuğu, olay günü çıkan tartışmada mağdurun, ”sizi döverim” diyerek …., ile arkadaşı suça sürüklenen çocuk …’yi tehdit ettiği, suça sürüklenen çocuklarında ”sen bize bir vurursan, biz sana on vururuz” şeklinde karşılık verdikleri, akabinde mağdurun aracından aldığı sopa ile suça sürüklenen çocukları bir müddet kovaladığı ancak yakalayamayacağını anlayınca arabasına doğru geri gittiği esnada suça sürüklenen çocuk …’nin yol kenarından bulduğu ağaç sopayla peşinden gittiği mağdurun kafasına vurarak hayati tehlikeye neden olacak şekilde yaraladığı anlaşılmıştır.

2. Suça sürüklenen çocuğun suçlamayı tevil yollu ikrar belirlenmiştir.

3. Mağdur aşamalarda benzer beyanlarda bulunmuştur.

4. Temyiz dışı suça sürüklenen çocuk …..,’nin beyanları tespit edilerek dava dosyasına eklenmiştir.

5. Sanığın eylemi neticesinde mağdurda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak;
Konya Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 22.10.2015 tarihli ve 19842496-103 sayılı raporunda;
“..Seydişehir Devlet Hastanesince düzenlenmiş 12.05.2015 tarihli ve A150153991 protokol nolu raporda, Darp neticesi getirildiği, yeni döneme ait sol perlaurikuler bölgede hassasiyet ve yüzeyel abrazyonlar ve kesisi mevcut olduğu, kesinin sütüre edildiği, kulakta çınlama ve duymada hafif azalma olduğunu belirten hastaya KBB poliklinik kontrolü önerildiği, KBB raporunda; sol postaurikuler bölge aurikula hiperemik, aurikula superiorunda sol zigomatik bölgeye doğru uzanan abrazyon izleri mevcut olduğu, sol kulağın palpasyonla hassasiyet, kulak memesinin yanakla birleştiği bölgede kesi sonrası sütürler mevcut olduğu, sol kulak zarının hiperemik ve perfore olduğu, çekilen grafilerinde temporal kemikte şüpheli kırık tanımlandığı, ancak BT’sinin normal sınırlarda olduğu kayıtlı olup, nöropatoloji, vitalpatoloji ve kemik kırığı kaydına rastlanılmamakla;
Yaralanmasının;
1)Basit bir tıbbi müdahale ile GİDERİLEMEYECEĞİNİ,
2)Yaşamını tehlikeye SOKTUĞUNU,
3)Kemik kırığına neden olmadığını..”
Görüşünü içerir adlî muayene raporu dava dosyasında mevcuttur.

6. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Meşru savunma
Oluş ve tüm dosya kapsamı, mağdur ile suça sürüklenen çocuklar …ve….’nin aşamalardaki beyanları, suça sürüklenen çocuk hakkında Seydişehir Devlet Hastanesinin düzenlediği 12.05.2015 tarihli adli muayene raporunda, ”darp-cebir izine rastlanmadığının” bildirilmesi, mağdur hakkında düzenlenen

Olay ve Olgular başlığı altında (5) numaralı paragrafta belirtilen adlî raporunun içeriği gözetildiğinde, mağdurun aracından aldığı sopa ile suça sürüklenen çocukları bir müddet kovaladığı ancak yakalayamayacağını anlayınca arabasına doğru geri gittiği, bu esnada suça sürüklenen çocuk …’nin yol kenarından bulduğu ağaç sopayla peşinden koştuğu mağdurun kafasına vurarak hayati tehlikeye neden olacak şekilde yaraladığı anlaşılan olayda, suçta kullanılan aletin kullanılış biçiminin ve ölçüsünün saldırıyı sona erdirip tehlikeyi uzaklaştırmaya yeter düzeyde kaldığının kabulünün mümkün görülmediği, suça sürüklenen çocuğun kendisine yönelik saldırıdan yara almadan kurtulup tehlikeli durumdan uzaklaştıktan sonra harekete geçerek saldırıya kıyasla daha ağır bir sonuca yol açacak şekilde karşılık verdiği, bu şekilde gerçekleştirdiği eylem nedeniyle ceza sorumluluğunu tamamen ortadan kaldırmanın mümkün olmadığı anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Haksız Tahrik
Tartışmanın başlangıcına ilişkin olarak tarafların birbirinden farklı beyanlarda bulunması ve ilk haksız eylemin kim tarafından gerçekleştirildiği tespit edilememesi karşısında, suça sürüklenen çocuk lehine 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesi uyarınca asgari (1/4) oranında haksız tahrik indirimi uygulanmasında isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Vesair
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Seydişehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.09.2021 tarihli ve 2020/362 Esas, 2021/426 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.02.2023 tarihinde karar verildi.