YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/11269
KARAR NO : 2009/4006
KARAR TARİHİ : 13.04.2009
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili, dava dilekçesinde davacının bağımsız bölümünün önüne davalı tarafça yaptırılan taş duvarın kaldırılarak el atmanın önlenmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının anataşınmazda 6 E numaralı bağımsız bölümün maliki olduğunu, bu bağımsız bölümün önüne bundan yaklaşık 4 yıl önce davalı kooperatifin evin tüm hava ve manzarasını kapatacak şekilde duvar yaptığını, bu duvarın kaldırılması için dava açtığını, dava devam ederken kooperatifle anlaşmaya varılarak kooperatifçe hazırlanıp onaylanan bahçe tanzim krokisine göre bu alanda düzenleme yapılması konusunda davalı ile anlaşmaya vardıklarını, 2001 yılından beri dava konusu alan bu şekilde düzenlenmişken bu kez yönetimin söz konusu alana müdahalede bulunduğunu, manzaranın tamamen engellendiğini ileri sürerek taş duvarın kaldırılmasını, müdahalenin önlenmesini, onaylı projeye göre yapılan düzenlemenin tahrip edilmesi sonucu bunun bedeli olan 4000 YTL’nin davalıdan tahsilini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
İcra ve İflas Yasasının 30. maddesinde bir işin yapılmasına (yerine getirilmesine) ilişkin ilamların ne şekilde infaz edileceği açıkça hükme bağlanmış olup; somut olayda dava konusu edilen ortak yere davalının yaptığı taş duvarın kendisine verilen süre içinde kaldırılıp buranın eski haline getirilmesine hükmedilmesiyle yetinilmesi gerekirken, kararda “davalı tarafından eski hale getirilmediği taktirde 4000 YTL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” denilmek suretiyle infaz aşamasında yapılacak işleri de kapsar biçimde hüküm kurulmuş olması doğru değil ise de, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, mahkeme kararının hüküm fıkrasının 4. paragrafındaki “davalı tarafından eski hale getirilmediği taktirde 4000 YTL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” tümcesinin metinden çıkartılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 13.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.