YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9027
KARAR NO : 2009/8500
KARAR TARİHİ : 17.12.2009
Davacı …. ile davalılar … ve … arasındaki dava hakkında İnegöl Asliye 1.Hukuk Mahkemesinden verilen 08.10.2008 gün ve 2007/181-2008/418 sayılı hükmün davacı vekilince temyizi üzerine,Dairemizin 09.7.2009 gün ve 2009/2257-5135 sayılı kararı ile davacı vekilinin temyiz dilekçesinin HUMK.nun 432.maddesi uyarınca süre yönünden reddine karar verilmişti. Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla,dosya incelendi,gereği düşünüldü;
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde,davalıların işleteni ve sürücüsü oldukları aracın müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta hasara neden olduğunu ve hasar bedelinin sigortalılarına ödendiğini ileri sürerek,15.204,00.TL.nın ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre,davalı tarafın olayda kusuru bulunmadığından, sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairenin 09.7.2009 gün ve 2009/2257-5135 sayılı kararı ile “davacı vekilinin temyiz dilekçesinin HUMK.nun 432.maddesi uyarınca süre yönünden reddine” karar verilmiş ve davacı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Her ne kadar, Dairece temyiz isteminin süre yönünden reddine karar verilmiş ise de; temyiz süresinin son gününün Kurban Bayramı olan resmi tatil gününe geldiği, bu nedenle HUMK.nun 162.maddesi uyarınca,temyiz dilekçesinin yasal süre içerisinde mahkeme kalemine verildiği, harcının yatırıldığı ve temyiz defterine kaydedildiği anlaşılmakla, davacı vekilinin karar düzeltme isteği yerinde görülerek, Dairenin 09.7.2009 gün ve 2009/2257-5135 sayılı sayılı ilamının ORTADAN KALDIRILMASINA karar verilerek,dosyanın esasının incelenmesinde ;
Dava, TTK.nun 1301.maddesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, Adli Tıp Kurumunun 01.7.2008 tarihli raporu benimsenerek olayda davalı tarafın kusurlu olmadığı,dava dışı … plakalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak; … plakalı araç maliki olan (davalı) …’ın dava dışı … plakalı araç malikine karşı Eyüp Asliye 1.Hukuk Mahkemesinin 2004/359 Esas ve 2005/446 Karar sayılı dosyasından açmış olduğu tazminat davasında alınan 13.5.2005 tarihli uzman bilirkişi raporunda; … plakalı araç sürücüsünün 6/8 oranında,… plakalı araç sürücüsünün de (davalı …) 2/8 oranında kusurlu oldukları belirlenmiş ve adı geçen dosyadan davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, verilen karar kesinleşmiştir.Ayrıca,olaya ilişkin olarak düzenlenen Trafik Kazası Tespit Tutanağında da, davalı tarafa şerit tecavüzü nedeniyle tam kusur izafe edilmiştir. Bu durumda,kaza tutanağı ile yargılama sırasında Adli Tıp Kurumundan alınan rapor ve yukarıda sözü edilen dava dosyasından alınan bilirkişi raporlarında belirlenen kusur oranları yönünden çelişki meydana gelmiştir.
O halde mahkemece, dosyanın İstanbul Teknik Üniversitesi ya da Karayolları Fen Heyeti gibi kuruluşlardan oluşturulacak yeni bir uzman bilirkişi kuruluna tevdii edilerek, kaza tespit tutanağı, olayın oluş şekli, Eyüp Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/359 Esas sayılı dosyasındaki kusur raporu, tanık beyanları, resimler, yol durumu, araçların çarpışma noktaları, dosyada mevcut Adli Tıp raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte irdelenmesi, bilirkişi raporları arasında kusur oranları yönünden meydana gelmiş olan çelişkilerin giderilmesi için ayrıntılı, gerekçeli kusur ve hasarın tespiti için rapor alınarak varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken,eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı taraf yararına BOZULMASINA, karar düzeltme harcı ile temyiz peşin harcının davacıya geri verilmesine 17.12.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.