Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2009/2992 E. 2009/5557 K. 03.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2992
KARAR NO : 2009/5557
KARAR TARİHİ : 03.12.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Y A R G I T A Y İ L A M I

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Davacı …, yaylak olarak kesinleşen 259 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ve kadastro tutanağının edinme sebebi bölümünde davalı …’a ait olduğu bildirilen evin kendisine ait olduğunun tespiti istemiyle; …, Hazine ve … Tüzel Kişiliği’ni hasım göstermek suretiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, 259 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ve kadastro tespiti sırasında davalı … adına yazılan evin davacıya ait olduğunun tespitine, uzman bilirkişi …tarafından düzenlenen 3.12.2008 tarihli raporun, kararın eki sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç davanın ve taşınmazın niteliğine, yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
Dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen …oğlu …’ın dava açılmadan önce 30.11.1997 tarihinde öldüğü dosya içerisindeki nüfus kayıtlarından anlaşılmaktadır. Kural olarak 04.05.1978 tarih, 4/5 sayılı İ.B.Kararı uyarınca genel mahkemelerde görülmekte olan davalarda ölü kişi aleyhine dava açılamaz ve ıslah yoluyla da olsa hasım değiştirilemez kuralı gözardı edilerek davalı …oğlu … hakkında açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Ayrıca kadastro sırasında davaya konu muhtesatın üzerinde bulunduğu 259 ada 1 parsel sayılı taşınmaz yaylak niteliği ile sınırlandırılmış, tutanağın edinme sebebi bölümünde taşınmaz üzerinde kişilere ait muhdesatlar bulunduğu belirtilmiş ise de bunlar tutanağın ve tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmemiştir. Hal böyle olunca tutanağın edinme sebebi bölümünde yazılan bu ibarelerin herhangi bir hukuksal sonuç doğurmayacağı kuşkusuzdur. Davaya konu muhdesatların üzerinde bulunduğu taşınmazın yaylak olduğu, Mera Kanunu ile yaylakların işgalinin suç sayıldığı gözetildiğinde yaylaklar üzerindeki muhdesatlara yasallık sağlayacak şekilde tespit kararı verilemeyeceği kuşkusuzdur.
Açıklanan bu hukuksal olgular gözetildiğinde davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yersiz gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz, davalı hazinenin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 3.12.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.