YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4293
KARAR NO : 2009/8697
KARAR TARİHİ : 21.12.2009
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkiline ait, davalıya kasko sigortalı olan aracın, karıştığı trafik kazası sonucu pert total olduğunu, başvuruya rağmen davalı … şirketince ödeme yapılmadığını belirterek, 42.000.00 YTL poliçe tutarından 18.000.00 YTL sovtaj bedelinin mahsubu ile bakiye 24.000.00 YTL’nın kaza ve müracaat tarihinden itibaren işleyecek reeskont (avans) faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, ilk prim ödemesinin kaza tarihinden sonra yapıldığını, TTK.’nun 1295. maddesi uyarınca müvekkili şirket sorumluluğunun başlamadığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, poliçede primlerin taksitle ödenmesinin kararlaştırıldığı, ödeme talimatı verilen kredi kartının müşteri tarafından internet şubesi aracılığıyla …’e kapatılması nedeniyle kazadan önce prim tahsilatının yapılamadığı, riziko ihbar tarihinde kredi kartının …’e açılarak daha sonra primlerin tahsil edildiği, kaza tarihi itibariyle prim peşinatı ödenmediğinden TTK.’nun 1282. ve 1295. maddeleri ile Kasko Sigortası Genel Şartları’nın C.1. maddesi uyarınca, teminatın yürürlüğe girmediği ve davalı … şirketinin sorumluluğunun başlamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Sigorta hukukunda kural olarak, sigorta sözleşmesinin meydana geLmiş olması, sigortacının sorumluluğunun başlamış olmasını gerektirmez. Sigortacının sorumluluğunun başlıyabilmesi için TTK’nun 1282 ve 1295 maddeleri hükmünce, kazadan önce primin tamamının veya ilk taksidin ödenmiş olması zorunludur. Ancak; prim peşinatının rizikodan önce yatırılmaması nedeniyle sigortacının sorumluluğunun TTK.’nun
1295/3. madde hükmü uyarınca başlamadığı hallerde, sigortacının olaydan ve ihbardan, diğer anlatımla rizikoyu öğrendikten sonra primleri tahsil etmesi, sonrasında geri vermemesi ve bir ihtarla da sözleşmeyi feshetmemesi hallerinde, sigortacının sözleşmeyi ayakta tutması karşısında, tahsil öncesi gerçekleşen rizikodan sorumludur.
Somut olayda, poliçe vadesi içinde meydana gelmiş olup, davacı rizikoyu süresinde ihbar etmiş, primin ilk peşinatı ve taksitlerinin tamamı davalı … şirketine kredi kartı ile ödenmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, prim peşinatının zamanında yatırılıp yatırılmadığı, davalı sigortacının sorumluluğunun başlayıp başlamadığı noktasında toplanmaktadır.
Prim peşinatının rizikodan önce yatırılmaması nedeniyle davalı sigortacının sorumluluğu TTK.’nun 1295/3. maddesi uyarınca başlamamış ise de; kazadan ve ihbardan, diğer anlatımla rizikoyu öğrendikten sonra davalının bu primleri tahsil etmiş olması nedeniyle, davacının geçerli bir prim ödemesinde bulunduğunun kabulü gerekir. O halde, davalı, tahsil ettiği primleri davacıya geri vermeyerek ve sözleşmeyi bir ihtarla feshetmeyerek, sözleşme ilişkisini ayakta tutmuş olup, tahsil öncesi gerçekleşen rizikondan da sorumlu olması gerekir.
Bu durumda mahkemece, rizikonun teminat kapsamında kaldığından işin esası incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün davacı yaranına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 21.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.