Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2021/24009 E. 2023/9359 K. 16.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/24009
KARAR NO : 2023/9359
KARAR TARİHİ : 16.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 23.05.2017 tarihli ve 2017/53498 Soruşturma No.lu iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında, nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a, c, h, 31/3. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. … 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.03.2018 tarihli ve 2017/192 Esas, 2018/88 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149/1a, c, h, 31/3, 62. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3. … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 13.06.2018 tarihli ve 2018/1228 Esas, 2018/1519 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk … hakkında verilen karara yönelik temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; 5271 sayılı Yasanın 280/1-a maddesi uyarınca verilmiş olan istinaf başvurusunun esastan red kararı usul ve kanuna uygun olduğundan, aynı sayılı Yasanın 302/1. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanmasına ilişkin görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, yeterli delil bulunmadığına
2. Müştekini zararının karşılandığı halde cezasında indirim yapılmadığına
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Dominos Pizza isimli iş yerinde pizza dağıtıcısı olarak çalışan şikâyetçiye teslim edilmesi için verilen pizza ve içecekleri sipariş sırasında belirtilen adrese götürmek üzere yola çıkan şikâyetçinin, geceden sayılan zaman dilimi olan 00.30 sıralarında bu adrese geldiğinde 8-9 kişilik bir grubun yolunu kestiği ve içlerinden birinin, pizzaları isteyen kişi olduğunu söylediği, şikâyetçinin bu kişiye ismini sorduğunda siparişte belirtilen isim olan … isminin olduğunu öğrenmesi üzerine pizzaları bu kişiye; içecekleri ise yanına gelen ikinci kişiye teslim ettiği sırada suça sürüklenen çocuk …’ın belinden sustalı bıçak çıkarıp şikâyetçiye hitaben “Arkamdan gelme” diyerek onu tehdit ettiği, pizzaları ve içecekleri alan suça sürüklenen çocuk ve arkadaşının kaçmaya başladığı, şikâyetçinin bu kişilerin arkasından parasını almak üzere koştuğu, ancak suça sürüklenen çocuk ve arkadaşlarının yüzlerini şikâyetçiye dönüp ellerini beline atıp “Gel, gel” diyerek tehdit ettikleri ve şikâyetçinin üzerine taş atmaya başladıkları, korkan şikâyetçinin pizza ve içeceklerin parasını alamadan motoruna binip olay yerini terk ettiği, ilk derece mahkemesi tarafından maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.

2. Sanığın savunmasında olay günü şikâyetçiyi arayan numaranın kendisine ait olduğunu, eve giderken tanımadığı birinin kendisinden telefon istediğini, bir yeri arayacağını söyleyerek kendisinin de telefonu verdiğini ve bu şahsın kısa bir görüşme yaptığına ilişkin tevil yollu ikrarda bulunduğu anlaşılmıştır.

3. Facebook sosyal paylaşım sitesi üzerinden sanığa ait fotoğraf gösterildiğinde şikâyetçinin olay günü kendisini … olarak tanıtan ve pizzaları alan şahsın bu şahıs olduğunu kesin ve net olarak teşhis ettiğine dair 21.05.2017 tarihli fotoğraftan teşhis tutanağı dosya içerisinde mevcuttur.

4. Olay günü düzenlenen tutanağa göre kimliği tespit edilen suça sürüklenen çocuğa ulaşıldığında 0537 … .. .. numarasını kullandığını beyan etmiş, yine kendisinin dominos pizzayı arayıp aramadığı sorulduğunda telefonunda bulunan arama kaydından saat 00.30’da Dominos Pizza isimli işyerinin arandığı tespit edilmiştir.

5. Cd İzleme tutanağına göre olayın (1) numaralı olay kısmında anlatıldığı şekilde meydana geldiği ancak şüpheli şahıslara ait net görüntü tespit edilemediği anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Diğer Temyiz Sebepleri Yerinde Görülmemiştir.
Ancak;
1. 5237 sayılı Kanun’un “Daha az cezayı gerektiren hâl” başlıklı 150/2. maddesinde; “Yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte birden yarıya kadar indirilebilir.” denilmektedir.
Maddenin gerekçesinde ise; “Maddenin ikinci fıkrasında, yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek cezada indirim yapılması gerektiği kabul edilmiştir.” açıklamasına yer verilmiştir.
Aynı sayılı Yasanın 145. maddesiyle daha az ceza verilmesini gerektiren bir nitelikli hâl olarak “Değer azlığı, hırsızlık suçu bakımından da suçun işleniş şekli ve özellikleri de göz önünde bulundurularak, ceza vermekten de vazgeçilebilir.” ibaresi ilâvesiyle hüküm altına alınmış bir husustur.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun (Y.C.G.K.) 15.12.2009 günlü, 6/242-291 esas ve karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, 5237 sayılı Yasanın 145. (veya 150/2) maddelerinde veya gerekçelerinde “Daha çoğunu alabilme olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak az olan şeyi alma” koşulu yoktur. Elbette değerin az olmasına ilaveten, daha çoğunu alma olanağı varken daha azı alınmış ise; bu maddeler sanık lehine uygulanmalıdır. Ancak; her iki maddenin, yalnızca bu tanımlamayla sınırlandırılması da olanaklı değildir.
Aynı sayılı Yasanın 145 veya 150/2. maddeleri uyarınca faile verilen cezada indirim yapılabilmesi için malın değerinin az olması kural olarak yeterli olup, suç ve cezada kanunilik ilkesi ile aleyhe kıyas ve yorum yasağı gereği, kanunda bulunmayan başka bir koşul ihdas edilemez.
Hâkim indirim oranını aynı Yasanın 3. maddesinde öngörüldüğü üzere “İşlenilen fiilin ağırlığıyla orantılı” olacak şekilde saptamalıdır.
5237 sayılı Kanun’un 145. ve 150/2. maddelerinin uygulanmasında hâkime geniş bir takdir yetkisi tanınmış olup, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141/3, 5271 sayılı Yasanın 34, 223, 230 ve 289. maddeleri uyarınca sözü edilen yetki kullanılırken, keyfiliğe kaçmadan, her somut olaya uygun, yasal ve yeterli gerekçe göstermek suretiyle açıklanmalı ve uygulama yapılmalıdır.
Öte yandan hâkim, 5237 sayılı Yasanın 145 veya 150/2. maddeleriyle kendisine tanınan takdir yetkisini kullanırken, evrensel ceza hukuku prensiplerinden olan ve ceza kanunlarımızın hazırlanmasında esas alınan, kanunilik, belirlilik, orantılılık ve ölçülülük ilkeleri, kıyas ve aleyhe yorum yasağı ile mükerrer değerlendirme yasağına uygun bir değerlendirme yapmak zorundadır.
Bu açıklamalardan değer az ise, verilecek cezadan mutlaka indirim yapılmalıdır gibi bir anlam da çıkartılmamalıdır. Diğer bir anlatımla indirim yapıp yapmama hususu her somut olayda özenle değerlendirilmelidir.
Nitekim Y.C.G.K’nın Dairemizce benimsenen içtihatları uyarınca; rögar kapağı, plaka, sürücü belgesi, kimlik belgesi ve bankamatik kartı gibi eşyaların hırsızlık suçuna konu olması halinde, ortaya çıkan tehlike veya bunların yeniden çıkartılması için sarf edilecek emek ve mesai vb.’de gözetilerek değer azlığı indirimi yapılmamalıdır.
Bunun gibi kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs, cinsel istismar gibi ağır suçların yağma ile birlikte işlenmesi hallerinde değer azlığı indiriminin yapılmaması hukuka, vicdana ve adalete de uygun olacaktır.
Bu açıklamalardan sonra somut olay değerlendirildiğinde, suça sürüklenen çocuğun kimliği tespit edilmeyen diğer şahıslarla ve bıçak göstermek suretiyle 113,50 TL değerinde pizza ve içecekleri aldığı olayda suç tarihi olan 21.05.2017 itibarıyla paranın satın alma gücü ve günün ekonomik koşulları ile birlikte değerlendirildiğinde, suça sürüklenen çocuğa verilen cezada değer azlığı indiriminin yapılması gerekir.
Açıklanan nedenlerle;
1. 5237 sayılı Yasanın 150/2. maddesiyle suça sürüklenen çocuğa verilen cezadan değer azlığı nedeniyle indirim yapılması hususunun gözetilmemesi,
2. İlk derece mahkemesinin kararından üç gün sonra 113,50 TL paranın müştekiye PTT aracılığıyla ödeme yapıldığına ilişkin dekontun sunulması karşısında, zararın şikâyetçiye ödenip ödenmediği, ödendi ise ne zaman ödendiği hususunun şikâyetçiden sorularak sonucuna göre 5237 sayılı Kanun’un 168. maddesinin uygulama koşullarının tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde 1 ve 2 numaralı bendlerde açıklanan nedenlerle suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 13.06.2018 tarihli ve 2018/1228 Esas, 2018/1519 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca … 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

16.03.2023 tarihinde karar verildi.