YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6474
KARAR NO : 2009/8403
KARAR TARİHİ : 14.12.2009
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkiline ait, davalıya kasko sigortalı aracın, dava dışı …’ın kullanımında iken karıştığı kazada hasara uğradığını, başvuruya rağmen davalı … şirketince ödeme yapılmadığını belirterek, 5.746.85 YTL’nın olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, sürücü değişikliği yapıldığını, kaza sırasında aracı alkollü olan sigortalının kullandığını, beyanların çelişkili olduğunu, davacının doğru ihbar yükümlülüğünü ihlal etmesi nedeniyle zararın teminat dışında kaldığını ve hasar bedelinin fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, ifadeler çelişkili olup, sürücü olduğu iddia edilen …’ın kazadan çok sonra olay yerine geldiği, davacının doğru ihbar mükellefiyetini yerine getirmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigortası poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
TTK.nun 1282. maddesi uyarınca sigortacı, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi, aynı Yasanın 1281. maddesi hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın, sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de, sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş seklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir.
İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte; sigortalı, Kasko Poliçesi Genel Şartları’nın B.1.5. maddesi ve TTK. 1292/3. maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyi niyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu, sanki bu oluşan rizikoyu teminat içinde imiş gibi ihbar ederse ispat külfeti yer değiştirip, rizikonun teminat içinde kaldığının ispatı sigortalıya geçer.
Somut olayda; kaza, 20.01.2007 tarihinde meydana gelmiştir. Kaza tespit tutanağında, sigortalı araç sürücüsü olduğunu iddia eden …’ın kaza mahalline sonradan geldiği belirtilmiş ise de, tanık ifadeleri ve tüm dosya kapsamına göre, kaza sırasında aracı ehliyetnameli ve alkolsüz …’ın kullandığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, aracı kullanan sürücünün alkollü olduğunun ispatı, davalı sigortacıya ait olup, somut delillerle kanıtlıyamamıştır.
O halde mahkemece, hasarın teminat kapsamında olduğu kabul edilerek, işin esası incelenip, sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 14.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.