YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/24119
KARAR NO : 2023/9318
KARAR TARİHİ : 15.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : Beraat kararı kaldırılarak mahkûmiyet
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/76203 soruşturma numaralı iddianamesi ile; sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-d, 53/1 maddesi uyarınca kamu davası açılmıştır.
2. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.11.2017 tarihli ve 2017/134 Esas, 2017/360 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir.
3. … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 10.05.2018 tarihli ve 2018/307 Esas, 2018/870 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile, sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149/1-a-d, 35/1-2, 62, 53/1-2-3 maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 08.11.2021 tarihli ve 2018/55369 sayılı, temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması, görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Sanığın yağma suçunu işlemesinin mümkün olmadığı ve katılanın sanığa parayı rızası ile verdiği nedenleri ile sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanığın katılanın ölen eşinin arkadaşı olmasından dolayı katılan ile tanıştığı, katılanın eşinin yaklaşık 3 yıl önce ölmesi sonrasında aralarında duygusal bir yakınlık oluştuğu ve bu nedenle her ne kadar aynı evde ikamet etmeseler de özellikle cinsel anlamda karı koca gibi birlikte yaşadıkları, sanığın sürekli katılanın evine geldiği, katılanın dosya arasındaki ses kayıtlarının tamamının incelemesinden de anlaşılacağı üzere bir çok defa kendi rızası ile sanığa para verdiği, sanığın belirli ihtiyaçlarını karşıladığı, katılanın zaman zaman evden erken ayrılma yönünde beyanda bulunduğunda bu isteğinin katılan tarafından uygun bulunmadığı sanığın evden ayrılmaması için elinden geleni yaptığı sanıktan cinsel anlamda talepte bulunduğu, olayın olduğu günde de sanığın eve geldikten sonra hastaneye gideceğini randevusu olduğunu ısrarla belirtip evden ayrılmak istemesine rağmen katılanın onu evden göndermek istemediği, yine sanığın daha önceden de olduğu gibi ihtiyaç nedeniyle katılandan para istediği katılanın evde kalması halinde vereceğini belirtmesine rağmen sanığın acelesi olduğunu hastaneye gideceğini belirterek evden ayrılmak istediği, katılanın bu ısrarlarına dayanamayan sanığın en sonunda “İstemiyorum, paranı da istemiyorum” şeklinde beyanda bulunduğu, yine “Almayacağım, almayacağım, versen de almayacağım” şeklinde beyanları ile evden ayrılmak istemesine rağmen katılanın fiziken de evden ayrılmak isteyen sanığa engel olmaya çalıştığı, ısrarla “Sal beni” diyerek katılandan kurtulmaya çalıştığı ve sanığın katılandan kurtularak evden ayrıldığı sırada “Ben hastaneye gidiyorum, hastayım randevu aldım” şeklinde beyanlarda bulunduğu, konuşmalarından açıkça alkollü olduğu anlaşılan katılanın ise “Ölmüşüm ben zaten, beni niye öldürdün lan” diyerek ağlamaklı konuştuğu, şahısların kayıt içeriklerinden de anlaşılacağı üzere aynı odadan hiç ayrılmadıkları özellikle bıçak alınması ya da bıçak kullanılmasının konuşmalarda dahi geçmediği, katılanın ısrarla evden ayrılmak isteyen sanığa engel olmaya çalıştığı, sanığın ise evden ayrılırken “Sus, sus ben yine geleceğim, sen uyu, ben geleceğim, sus” şeklinde katılanı sakinleştirmeye çalıştığı, tüm konuşma içeriklerinden sanığın katılandan zorla özellikle doktor raporunda belirtilen şekilde bıçak kullanarak katılanı yaraladığı ve sonrasında parasını aldığına ilişkin herhangi bir beyan ya da konuşmanın bulunmadığı, taraflar arasında yalnızca “Öldürme beni, öldürme beni” şeklindeki beyanlardan sonra sanığın “Öldürmüyorum aşkım, öldürmüyorum” şeklindeki sözlerinin aralarındaki ilişkinin boyutu da düşünüldüğünde para alındığına ya da katılanın bıçaklandığına delil olarak kabul edilemeyeceği nitekim bu konuşmalardan sonra dahi aralarında normal bir çok konuşmanın devam ettiği ve katılanın ısrarla sanığın evden gitmesine engel olmaya çalıştığı, sanığında “Sus, sus yat tamam uyu” şeklindeki beyanları ile katılanı sakinleştirdiği dolayısıyla sanığın üzerine atılı suçtan dolayı cezalandırılmasını gerektirir düzeyde herhangi bir delil bulunmadığı, özellikle olay günü de alkollü olduğu açıkça konuşma içeriklerinden anlaşılan katılanın sanığın evden ayrılmasından sonra kendisine de zarar verme ihtimalinin kuvvetle muhtemel olduğu, ilk derece mahkemesi tarafından kabul edilmiştir.
2. Katılanın beyanları dosya arasında mevcuttur.
3. Katılan tarafından dosyaya sunulan ses kayıtlarının ve videolarının çözümünün yapıldığı bilirkişi raporları dosya arasında mevcuttur.
4. … Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Birimi tarafından düzenlenmiş olan 09.11.2016 tarihli rapor ile; 08.11.2016 tarihli adli muayene raporunda belirtilen katılanın vücudunda bulunan kesiler nedeniyle hayati tehlike geçirmediği ve basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olduğu belirlenmiştir.
5. Olay yeri inceleme rapor içeriğine göre katılanın evinde bıçağın bulunduğu görülmüştür.
6. Dosya içerisinde mevcut 16.11.2016 tarihli uzmanlık raporunda, bıçak üzerinde yapılan incelemede vücut izine rastlanılmamıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanık ve katılanın olay tarihi öncesinde tanışarak yaklaşık 3 yıl süreyle arkadaşlık yaptıkları, bu süre içinde sanığında rızasıyla birden çok kez cinsel ilişkiye girdikleri, yine bu süre içinde katılanın sanığın talep ettiği miktarlarda parayı sanığa verdiği, olay günü sanığın saat 14.00 sıralarında katılanın evine gittiği ve katılandan bankaya olan borcunu ödemek için 4.000,00 TL para istediği, katılanın kabul etmemesi üzerine aralarında tartışma çıktığı, sanığın evden adli emanette kayıtlı bıçağı eline alarak katılana “Parayı vermezsen seni öldürürüm” şeklinde tehdit ettiği, katılanın karşı çıkması üzerine bıçakla katılanı basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralayarak evden ayrıldığı, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın isnat olunan suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, olayda şüphenin söz konusu olduğu, şüpheden sanığın yararlanması gerekeceği şeklindeki genel ceza hukuku ilkeside gözetilerek beraati yerine sanık hakkında yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur ve Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 10.05.2018 tarihli ve 2018/307 Esas, 2018/870 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdiren … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
15.03.2023 tarihinde karar verildi.