Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2021/25282 E. 2023/9363 K. 16.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/25282
KARAR NO : 2023/9363
KARAR TARİHİ : 16.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 17.05.2016 tarihli ve 2014/86154 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c), (d) bentleri ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.04.2018 tarihli ve 2016/233 Esas, 2018/179 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

3. … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.04.2018 tarihli ve 2016/233 Esas, 2018/179 Karar sayılı kararının, katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, … Adliye Mahkemesi 8 Ceza Dairesinin, 19.11.2018 tarihli ve 2018/2132 Esas, 2018/2255 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri;
1. Sanığın cezalandırılması için yeterli delil bulunduğu halde beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Temyiz dışı sanıklardan … ile katılan …’ün daha önceden tanışıyor olduğu, sanık …’ın katılanı temyiz dışı diğer sanık … … ile tanıştırdığı; olay tarihinde katılanın sanık …’nın ikametinde bulunduğu sırada, ikamete giren üç erkek şahıstan birinin kendisini sanık …’nın kocası olduğunu iddia ederek katılanı korkutmaya başladığı, sanıkların katılandan zorla ve tehditle 500,00 TL para, katılanın pasaportunu, kredi kartını aldıkları, ayrıca 2 adet boş senet imzalattıkları, senetler karşılığında 400.000,00 TL ödemesini istedikleri ve katılanı serbest bıraktıkları, katılanın temyiz dışı sanıklar Aslı … ve … ile sanık …’ı hem kayıtlardaki fotoğraflarından, hem de olay sebebiyle yakalanıp ifadeleri alındıktan sonra teşhis amacıyla çektirilen fotoğraflarından teşhis etmesi sebebiyle sanıkların yakalandığı anlaşılmıştır.

2. Sanık …’ın aşamalardaki savunmalarında, olayla ilgisi bulunmadığını, suç tarihinde … ilinde bulunduğunu, daha önce … ilinde bulunmadığını savunmuştur.

3. Sanığın suç tarihinde saat 08.54′ te Yapı Kredi Bankası … Şubesinde işlem yaptığına ilişkin banka dekontu dava dosyasında mevcuttur.

4. HTS kayıtları içeriğinden sanığa ait 0537… .. .. numaralı cep telefonu numarasının olay tarihinde … ilinde bulunan baz istasyonlarından sinyal verdiği anlaşılmıştır.

5. Temyiz dışı sanık … … tarafından kullanılan 0538… .. .. numaralı cep telefonu ile olaydan üç gün önce sanık … adına kayıtlı 0538… .. .. cep telefonu numarası arasında görüşme tespit edildiği ancak bu numaranın sanık … tarafından kullanıldığı anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Sanık Hakkında Mahkumiyet Hükmü Kurulması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Sanığın dosyaya sunmuş olduğu suç tarihinde Yapı Kredi Bankası … Şubesinde işlem yaptığına ilişkin banka dekontu ve HTS kayıtları içeriğinden sanığa ait 0537… .. .. numaralı cep telefonu numarasının olay tarihinde … ilinde bulunan baz istasyonlarından sinyal verdiğinin anlaşılmış olması karşısında, dosya kapsamı incelendiğinde katılanın iddiasını destekleyecek görgü tanığı ve yahut sanık aleyhine her hangi bir delil mevcut değildir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarında istikrarla vurgulandığı üzere; “Amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri de, öğreti ve uygulamada “suçsuzluk” ya da “masumiyet karinesi” olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede “in dubio pro reo” olarak ifade edilen “şüpheden sanık yararlanır” ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkumiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi halinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikle ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkumiyeti; herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaate değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı ve hiçbir şüphe veya başka türlü oluşa imkân vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir.”

Ceza yargılaması sonucunda mahkumiyet kararının verilebilmesi için suç oluşturan fiilin sanık tarafından işlendiğinin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak, herkesi inandıracak şekilde kanıtlanması ve şüphenin masumiyet karinesinin gereği olarak sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği (Türkiye Cumhuriyeti Anayasası 38/4. maddesi, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi 6/2. maddesi, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi 11 inci maddesi) de nazara alınarak, sanığın üzerine atılı eylemi gerçekleştirdiğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunamadığından yerel mahkemece 5271 sayılı Yasanın 223/2-e maddesi gereğince sanığın beraatine dair verilen kararda bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Katılan Lehine Vekalet Ücreti Hükmedilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 168 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının “Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısmın ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir”şeklinde düzenlendiği anlaşılmakla, sanık hakkında beraat kararı verilmiş olması nedeniyle, katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde bu yönüyle de hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 19.11.2018 tarihli ve 2018/2132. Esas, 2018/2255 Karar sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

16.03.2023 tarihinde karar verildi.