Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2023/1748 E. 2023/9340 K. 15.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1748
KARAR NO : 2023/9340
KARAR TARİHİ : 15.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Nitelikli yağma, kasten yaralama
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığı Hırsızlık ve Gasp Suçları Soruşturma Bürosunun 2022/11742 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağma, kasten öldürme suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-h, 81/1, 35, 53/1, 63. maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.

2. … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.07.2022 tarihli ve 2022/175 Esas 2022/349 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 86/1. 86/3-e 87/1.d, 62/1. 53.maddeleri uyarınca 5 yıl hapis; aynı kanunun 149/1-a,h. 62/1, 53. maddeleri uyarınca 9 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. … Bölge Adliye Mahkemesi 8.Ceza Dairesinin 28.10.2022 tarihli, 2022/2935 Esas, 2022/2904 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık, müdafiinin ve katılan vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebebi
1. Olayın başlangıcının sanık tarafından gerçekleşmediğinin kamera kayıtları, tanık beyanları ile sabit hale geldiğine,
2. Olay günü sanığın elindeki cismi sanığa savurarak onu tehdit eden başta katılan olduğuna,
3. Sanığın yağma kastı ile davranmadığının kayıtlarla ve tanık beyanları ile sabit olduğuna,
4. Kamera görüntüleri incelendiğinde meşru müdafaa hükümlerinin oluştuğuna, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasına,
5. Dosyadaki delillerin sanığın atılı suçu işlemediğini göstermediğine,
6. Duruşmalı inceleme yapılarak sanığın beraatine, aksi kanaat hasıl olursa lehe hükümlerin uygulanmasına, sanığın tahliyesine,
Sanığın Temyiz Sebebi
Hükmü temyiz etme iradesine,
Katılan Vekilinin Temyiz Sebebi
1. Katılanın yaralanmalarını gösterir adli muayene raporu, cd kaydı ve diğer tüm delillerden, sanığın eyleminin kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin sanığın neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçundan cezalandırılması hukuka ve maddi gerçeğe aykırı olduğuna,
2. Sanığın, katılanı çok sayıda bıçak darbesi ile yaraladıktan sonra katılanın yardım çağrısında bulunmak üzere telefonu eline aldığı sırada katılanın elinden telefonu hızlı bir şekilde çekip aldığından sanığın atılı nitelikli yağma suçundan teşdiden cezalandırılmasına dair verilen karar yerinde ise de 5237 sayılı Kanun’un 149/1-e maddesinin uygulanmamasının hukuki bir eksiklik olduğuna,
3. Sanığın atılı kasten öldürmeye teşebbüs ve nitelikli yağma suçlarından ve kanunda öngörülen ceza miktarlarının üst sınırından cezalandırılmasına,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Katılanın aşamalardaki beyanlarında sanığın cep telefonunu zor kullanarak elinden çekerek aldığını belirttiği, kamera kayıtlarına bu hususun yansıdığı ve bu esnada sanığın elinde halen suçta kullanılan bıçağın mevcut olduğunun tespit edildiği, sanık …’in mahkememiz huzurunda alınan savunmasında katılanın telefonunu elinden çekerek aldığını ikrar ettiği ve katılana ait telefonun kolluk tarafından yapılan kaba üst yoklamasında sanığın üzerinde bulunduğu hususları değerlendirildiğinde, sanığın CD inceleme tutanağı göre gece vaktinden sayılan 02.34 sıralarında, katılanı daha önceki yaralama eyleminde kullandığı bıçak ile korkutarak katılanın elinden cep telefonunu çekerek aldığı, ilk derece mahkemesi tarafından maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.

2. Katılanın aşamalarda özde değişmeyen beyanları dava dosyasında mevcuttur.

3. Sanığın üzerine atılı suçlamaları kabul etmeyerek mahkemedeki savunmasında;… katılanın tornavida çıkarttığını gördüm. Ardından bir falçata çıkartıp bana sallamaya başladı. Ben de bunun üzerine üzerimde iş gereği bulundurduğum bıçağı çıkartarak kendimi savunmak için …’a doğru savurdum… ” beyanında bulunduğu, aşamalarda çelişkili ve kaçamaklı inkar içeren savunmalarda bulunduğu belirlenmiştir.

4. Tanık M.K.’nun kolluktaki beyanında özetle”…olay gecesi …’in yol kenarındaki kamyoneti görerek elindeki bıçak ile aracın arka lasiğini patlatınca …’ın neden milliten aracına zarar veriyorsun diye söylediğini, …’in de …’a senin Allahını sinkaf ederim dediğini, …’ın …’in elinden bıçağı alarak yere attığını, …’in …’a sen benim bıçağımı neden attın git bul getir dediğini …’ın da bıçağı attığı yerden bularak getirdiğini, …’in ittirmesi ile …’ın yere düştüğünü ve …’ın koşarak Diyaliz merkezine girmeye çalıştığını, …’in de …’ın arkasından koştuğunu, …’in elindeki bıçağı …’ın bacağına sapladığını, …’in ile …’ın birbirlerine tekme ve tokatlarla vurmaya başladıklarını, bu esnada kendisinin korkarak eve kaçtığını, …’in çanta ve telefon aldığını görmediğini …’in ile …’ı bıçakladığı bıçağın falçata olmadığını, olay sırasında …’ın arka cebendeki tonravidayı çıkarmadığını… “belirttiği, mahkemedeki beyanında “…… ile …’ın yere düştüklerini gördüm. Nasıl düştüklerini görmedim. Kavga ediyorlardı. …’ın …’in ailesine kastederek küfür ettiğini duydum. “Ana avrat” şeklinde küfür ediyordu. …’ın takım çantasından bir falçata çıkarttığını gördüm. Falçatayı açarak …’e doğru salladığını gördüm. Ardından yine tekme tokat birbirlerine girdiler. …’ın telefonu ve cüzdanı yere düştü. Yerdeki telefonu cüzdanı … abi alarak …’ın arkasından koşup ona vermek istedi. Telefonu ve cüzdanı kendisine yetişip verdi. Sonra … “siz kümeste bekleyin ben size göstereceğim” dedi. Ardından …’ın kolunda kan olduğunu gördük. … atletini çıkartıp …’ın kolunu sarmaya başladı. Ben …’ın nasıl yaralandığını hiç görmedim…” şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.

5. Dava dosyasında 13.04.2022 tarihli cd izleme inceleme araştırma ve tespit tutanağı mevcuttur.

6. Katılanın olay nedeniyle yaralanmasının hayati tehlike yarattığı ve basit tıbbi müdahale ile giderilemeyeceğinin tespit edildiğine ilişkin adli muayene raporu, 20.04.2022 tarihli adli rapor dava dosyasında mevcuttur.

7. Olay yerinde bulunan bulgular ile sanık ve katılandan alınan svapların incelenmesi sonucunda; 416 numaralı sokak üzerinden, diyaliz merkezi önünden, …’in göğüs, sağ el, sol el üzerinden, yeşil renkli çanta, kırmızı saplı tornavida, Kirli ibareli pantolon, adidas ibareli sağ ve sol ayakkabı teki, active ibareli kol saati ve yeşil saplı falçata üzerinden alınan kanlı sürüntü örnekleri ile tornavidalar üzerinden epital hücre olabileceği değerlendirilerek alınan örneklerin katılan …’ten alınan kan örnekleri ile genotopik olarak uyumlu olduğunun tespit edildiğine ilişkin … Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce düzenlenen 01.06.2022 tarihli uzmanlık raporu dava dosyasında mevcuttur.

8. 09.04.2022 tarihli tutanakta …’in yakalanmadan önce kolluk görevlilerini görünce kaçmaya başladığı, yakalandığında kabaca üst aramasında iki adet cep telefonu bulunduğu, “Oddo” marka koyu renkli cep telefonunun kendisine ait olmadığını …’ten aldığını beyan ettiğinin belirtildiği görülmüştür.

9. Sanığın olay sonrası durumuna ilişkin beyanda bulunan tanık G.B.’nin beyanları dava dosyasında mevcuttur.

10. Olay yeri inceleme raporu dava dosyasında mevcuttur.

11. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 27.01.2023 tarihli ve 2022/157403 sayılı, onama görüşlü tebliğname ile daireye tevdii olunmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Katılanın yaralanması ile ilgili düzenlenen … Devlet Hastanesi’nin 09.04.2022 tarihli genel adli muayene formunda ” Sol femur lateralinde sol kalçada 1 cm uzunluğunda kesici alet yaralanması mevcut,sağ femur laterali sağ inguinal bölgede kesici alet yaralanması mevcut,batın sol kadran göbek seviyesinde omentumun dışarıda olduğu açık yara mevcut,batın sol üst kadran epigrastrik bölge sağ ön alt kadranda ve sol el bilek ön ulnar yüzde …cm genişliğinde açık yaralanma, sağ alt ön …..seviyesinde yaklaşık 1,5 cm uzunluğunda açık yara, hayati tehlikesinin mevcut olduğuna dair geçici rapor düzenlendiği”, … Devlet Hastanesi’nin 20.04.2022 tarihli adli raporunda …genel cerrahi açısından hayati tehlike geçirmiştir, ortopedi açısından hayati tehlike geçirmemiştir, göğüs cerrahisi açısından hayati tehlike geçirmiştir. (sağda milimetrik pnömötoraks) şeklinde kesin raporun düzenlendiği nazara alındığında, her iki rapor içeriğinin de Adli Tıp uygulamalarına uygun olmayıp, hükme esas alınacak yeterlilikte bulunmadığı anlaşılmakla; katılana ait tüm tedavi evrakları, film ve grafiler, geçici ve kat’i raporları temin edilip en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne gönderilerek mevcut yaralanmalarının her birinin ayrı ayrı değerlendirilmek suretiyle tek başına hayati tehlike oluşturup oluşturmadığının tespiti hususunda 5237 sayılı TCK’nın 86 ve 87. Maddeleri kapsamında rapor aldırıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun tespit ve tayini gerektiği gözetilmeksizin eksik inceleme ile hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

B. Sanık Hakkında Nitelikli Yağma Suçunun Unsurlarının Bulunmadığı, Delil Yetersizliğine Ve Beraat Kararı Verilmesine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 148 inci ve 149 uncu maddelerinde düzenlemeye göre; bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır.
Yağma suçu ekonomik nitelikteki suçlar arasında yer alıp işin niteliği gereği faydalanma amacını taşıması gerekir.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Olay günü saat 02.29 sıralarında katılan, sanık ve tanık M.K.’nun alkol almak için buluştukları, parka gidip alkol alıp bir şeyler yedikten sonra sanığın, hasmına ait olduğunu söylediği aracın tekerleklerine bıçakla zarar vermesi üzerine katılanın tepki gösterdiği, bunu üzerine sanık ile katılan arasında tartışma çıktığı, sanığın bıçak ile katılanı karın ve bacak bölgesinden birden fazla kez yaraladığı, katılanın olay yerinden kaçmak istemesi üzerine sanığın katılanı kovaladığı ve yakaladığı, katılanın bu esnada yardım çağırmak üzere elinde bulundurduğu cep telefonunu çekerek aldığı ve halen elinde suç aleti olan bıçak bulunmasına karşın katılana yönelik bıçakla yaralama eylemine devam etmeksizin katılanı koluna girerek olayın ilk başladığı yere götürmeye çalıştığı, bu esnada katılanın sanıktan kurtularak tekrar kaçtığı ve Akademi Göz Hastanesine sığındığı, yardım istediği, sanığın ise kaçan katılanı takip etmeyi bırakıp olay yerinden uzaklaştığı ancak bir süre sonra kolluk görevlilerince yakalandığı ve üzerinden katılana ait cep telefonunun bulunduğu anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin, suç kastı ve vasfına yönelik temyiz istemlerinde bulunmuş ise de, katılanın beyanları ile olay ve olgular bölümünde gösterilen diğer deliller karşısında, Mahkemece sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 149/1-a-h maddesi kapsamında kabul edilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Sanık Hakkında Nitelikli Yağma Suçu Yönünden Meşru Savunma Hükümlerinin Uygulanması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
5237 sayılı Kanun’un 25. maddesinde “Gerek kendisine ve gerek başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hal vekoşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez…”‘ şeklinde düzenlendiği de gözetilerek dosyada 5237 sayılı Kanun’un 25. maddesinde sayılan meşru müdafaa hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilemediğinden, hükümde bu yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.

D. Sanık Hakkında Nitelikli Yağma Suçu Yönünden Haksız Tahrik Hükümlerinin Uygulanması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
Katılanın ve tanık M.K.’nun olaydan sonra sıcağı sıcağına kollukta verdiği beyanlarına göre; sanığın olayı haksız tahrik ile yaptığını ispatlayacak delilin dosyada olmadığı anlaşılmakla, olayda haksız tahrik olmadığından, hükümde bu yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.

E. Sanık Hakkında Nitelikli Yağma Suçu Yönünden Cezanın Alt Sınırdan Verilmemesi Gerektiğine İlişkin
Sanığın kastı, suçu işleme şekli, suçu işlediği yer ve zaman, suç sonrası oluşan zarar göz önüne alındığında sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 149/1-a-h maddesindeki suçu oluşturduğu, birden fazla nitelikli halin ihlali teşdit sebebi olarak değerlendirilerek temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlendiği görüldüğünden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
A. Sanık Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) paragrafında açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 8.Ceza Dairesinin 28.10.2022 tarihli, 2022/2935 Esas, 2022/2904 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiinin, katılan vekilinin öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden CMK’nın 288 ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

B. Sanık Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde yer alan (A) paragrafında açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin, katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, … Bölge Adliye Mahkemesi 8.Ceza Dairesinin 28.10.2022 tarihli, 2022/2935 Esas, 2022/2904 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

15.03.2023 tarihinde karar verildi.