Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2023/1235 E. 2023/9305 K. 15.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1235
KARAR NO : 2023/9305
KARAR TARİHİ : 15.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme
neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 12.08.2022 tarih 2022/4672 No.lu iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağma suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a ve d) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemli kamu davası açılmıştır.

2. … 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.09.2022 tarihli ve 2022/320 Esas, 2022/332 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a ve d) bentleri, 168 inci maddenin üçüncü fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerririlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

3. … Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 02.12.2022 tarihli ve 2022/3896 Esas, 2022/3223 Karar sayılı kararı ile ”Nitelikli yağma suçunun silahtan sayılı bıçakla işlendiğinin anlaşılması karşısında, TCK’nın 149/1-a maddesi ile de uygulama yapılması gerektiğinin düşünülmemesi, karşı istinaf talebi olmadığından hükmün düzeltilmesi veya davanın yeniden görülmesi nedeni yapılmamıştır.” eleştirilerek sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle;
1. Sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine,
2. Suçun yasal unsurlarının oluşmadığına,
3. Suçun konut ve eklentisinde gerçekleşmediğine,
4. Değer azlığı hükmünün uygulanması gerektiğine,
5. Etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğine,
6. Takdiri indirim yapılması gerektiğine,
7. İstinaf mahkemesi kararının gerekçesiz olduğuna, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Suç tarihinde 18.50-19.00 sıralarında mağdurun arkadaşı olan tanık N.C.B ile buluşmak amacıyla sanığın mahallesine gittiği, sokakta yürüdüğü esnada sanığın mağdura seslenerek oturmuş olduğu apartmanı göstererek oraya girmesini söylediği, mağdurun mahallede yabancı konumda olması sebebiyle başına bir olay geleceği endişesine kapılarak sanığın bulunduğu ikamete gittiği, söz konusu ikamete gidildiğinde sanığın mağdura uyuşturucu madde kullanıp kullanmadığını, üzerinden para bulunup bulunmadığını sorduğu, üzerinde 250,00 TL para bulunan mağdurun 50,00 TL para bulunduğunu beyan etmesi üzerine sanığın mağdura yönelik olarak ”eğer daha fazla paran çıkarsa seni öldürürüm” dediği, bu esnada sanığın elinde bıçak da bulunduğu ancak bıçağın mağdura doğru yöneltmediği, tehdit içerikli sözlerden korkan mağdurun cebinde bulunan 200,00 TL’yi çıkararak sanığa verdiği, olay esnasında sanığın mağdurun cep telefonundan müzik açtırdığı, bunu fırsat bilen mağdurun cep telefonu ile arkadaşı olan tanık N.C.B’ye mesaj atarak durumu bildirdiği, sanık ve mağdurun birlikte bulunduğu ikametin eklentisine gelen tanığın mağdurun arkadaşı olduğunu beyan ederek sanığın mağduru serbest bırakmasını talep ettiği, bunun üzerine sanığın, tanığı ”sen bir kaç tur at gel” şeklinde sözlerle olay yerinden uzaklaştırdığı, bu esnada sanığın mağduru salıvermek üzere olduğu, mağdurda bulunan kolyeyi gören sanığın mağdurdan vermesini istediği, mağdurun vermeyeceğini söylediği, sanığın ise ”vermezsen seni çıkartmam” dediği, mağdurun korkusundan kolyeyi çıkarıp sanığa verdiği, sonra apartmandan dışarı çıktıkları, sanığın yanından ayrılmasına müteakip mağdurun polise haber verdiği anlaşılmıştır.

İlk Derece Mahkemesince, nitelikli yağma suçunu işlediği kabul edilen sanık hakkında Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen hükmün kurulduğu belirlenmiştir.

2. Olayın meydana geldiği yerin iki katlı bina olduğuna ilişkin 05.07.2020 olay yeri görgü ve tepit tutanağı dosya içerisinde mevcuttur.

3. Tanık N.C.B’nin olaya dair anlatımlarının mağdurun beyanları ile uyumlu olduğu görülmüştür.

4. Sanık aşamalardaki savunmalarında özetle; olay günü evinin merdivenlerinde oturup mağdurla sohbet ettiklerini, boynundaki kolyeyi bir saatliğine takmak için istediğini, mağdurun da kolyeyi veriğini ancak tehdit bıçak gösterme zorla para alma olayı olmadığını ifade etmiştir.

5. Yargılama aşamasında sanığın nenesinin mağdurun zararını karşılamış olduğunun 16.09.2022 tarihli duruşma tutanağı içeriğinden anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Delil Bulunmadığına Yönelik;
Mağdurun beyanı, olay yeri inceleme raporu, tanık beyanı karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Suçun Yasal Unsurlarının Oluşmadığına Yönelik;
5237 sayılı Kanun’un 148 ve 149 uncu maddelerinde yer alan düzenlemeye göre, bir başkasının kendisinin veya yakının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya bir malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur.

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Olay ve Olgular başlığı altında (1) numaralı paragrafında izah edildiği şekilde gerçekleşen sanığın eyleminin yağma suçunu oluşturduğu anlaşıldığından hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Suçun Konut ve Eklentisinde Gerçekleşmediğine Yönelik;
Sanığın yağma suçunu ikamet etmiş olduğu apartmanın merdivenlerinde gerçekleştirmiş olduğu anlaşıldığından sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bentinin uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

4. Değer Azlığı Hükmünün Uygulanması Gerektiğine Yönelik;
Yağma suçuna konu paranın ve altın kolyenin değeri az kabul edilemeyeceğinden sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması mümkün görülmemiştir.

5. Etkin Pişmanlık Hükmünün Uygulanması Gerektiğine Yönelik;
Mağdurun zararı yargılama aşamasında giderilmiş olduğundan sanık hakkında etkin pişmanlık hükmü uygulanarak cezasından indirim yapıldığı anlaşıldığından sanık müdafiinin bu husustaki temyiz itirazları da reddedilmiştir.

6. Takdiri İndirim Yapılması Gerektiğine Yönelik;
Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulanmasının Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında olduğu, ancak bu takdirin sınırsız ve denetime kapalı bir yetkiyi barındırmadığı, Yargıtay tarafından yapılacak değerlendirmenin, Mahkemenin takdirinin dava dosyasında mevcut veriler ile uyumlu şekilde şekillenip şekillenmediği, yerinde ve yeterli gerekçeye dayanıp dayanmadığı ile sınırlı olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece; sanığın adli sicil kaydına rastlayan olumsuz geçmişi, suça eğilimli kişiliği, dosyaya ve eyleme yansıyan olumsuz sosyal ilişkileri göz önüne alınarak şeklindeki gerekçeye istinaden sanık lehine takdiri indirim sebebi uygulanmamasına karar verildiği, güncel adlî sicil kaydında sanığın birden fazla mahkumiyetinin bulunması nedeniyle suça eğilimli kişiliği karşısında Mahkemenin takdirinin dava dosyası kapsamına uygun şekillendiği belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

7. İstinaf Mahkemesi Kararının Gerekçesiz Olduğuna Yönelik;
İlk derece mahkemesinin gerekçeli kararını incelemek suretiyle ”Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, atılı suçların sanık tarafından işlendiğinin toplanıp hükümde gösterilen ve tartışılan delillerle sübuta erdiği, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, cezaların takdir ve tayininde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından” şeklindeki gerekçe ile hükme karşı yapılan istinaf başvurusunu esastan reddeden istinaf mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 02.12.2022 tarihli ve 2022/3896 Esas, 2022/3223 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden CMK’nın 288 ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 17. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

15.03.2023 tarihinde karar verildi.