YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/9331
KARAR NO : 2008/12618
KARAR TARİHİ : 27.11.2008
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Kat mülkiyetli anataşınmazda 4, 5 ve 36 numaralı bağımsız bölümleri kullanan davalı …’ın ortak gider ve aidat borçlarını yönetime ödememesi nedeniyle hakkında yürütülen icra takibine yaptığı itirazın iptali istemiyle açılan davada mahkemece, davalının tapuda kat maliki olmadığı belirtilip kendisine husumet düşmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden kat mülkiyetli anataşınmazda dava konusu edilen 4, 5 ve 36 nolu bağımsız bölümlerin davalı …’ın oğlu … üzerine kayıtlı bulunduğu, davalı ile dava dışı kat maliki …’nın yurtdışında yaşayıp senede birkaç hafta Türkiye’ye gelip bağımsız bölümleri birlikte kullandıkları ve böylece davalının da buradan yılda kısa bir süre de olsa malik gibi yararlandığı anlaşılmaktadır.
634 Sayılı Kat Mülkiyeti Yasasının 22. maddesine göre kat malikinin 20. madde uyarınca payına düşecek gider ve avans borcundan ve gecikme tazminatından bağımsız bölümlerin birinden kira akdine, oturma hakkına veya başka sebebe dayanarak devamlı bir şekilde faydalananlar da müştereken ve müteselsilen sorumludurlar. Davalının özel durumu nedeniyle yılda birkaç hafta dava konusu bağımsız bölümlerden devamlı surette yararlanmış olması onun yasada öngörüldüğü şekilde sürekli olarak yararlananlar kapsamı dışında kabul edilmesini gerektirmez, zira davalının zaman zaman kat malikleri kurulu toplantılarına katıldığı da dikkate alınarak mahkemece tüm deliller toplanıp oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddi yolunda hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.