YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6764
KARAR NO : 2023/106
KARAR TARİHİ : 12.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… … 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.12.2015 tarihli ve 2013/676 Esas, 2015/773 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi, ifadesinin tekrar alınması ve suça konu bonolardaki imzaların kendisine aidiyeti yönünden inceleme yaptırılmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında, katılan …’nu borçlu, kendisini alacaklı olarak gösterdiği 10 adet sahte bonoyu düzenleyip cirolayarak ticari ilişki kapsamında malzeme aldığı katılan …’ın yetkilisi olduğu şirkete verdiği iddiasıyla resmi belgede sahtecilik suçundan dava açılmıştır.
2. Soruşturma aşamasında adli grafoloji uzmanından alınan bilirkişi raporuna göre, suça konu bonolardaki borçlu imzalarının katılan …’nun eli ürünü olmadığı, bonoların ön yüzlerindeki el yazıları ile arka yüzlerindeki “…” yazılarının aynı elin ürünü oldukları tespit edilmiştir.
3. Sanık kovuşturma aşamasında yapılan sorgusunda, katılan …’nun bilgisi ve rızası dahilinde düzenlediği suça konu bonoları aldığı mallara karşılık katılan …’a verdiğini, bonolarda yazılı tutar kadar borçlu olduğunu, katılan …’in söz konusu borçla bir ilgisinin bulunmadığını beyan etmiştir.
4. Katılan … aşamalarda özetle, suça konu bonolarla ilgisi bulunmadığını, bonoların bilgisi ve rızası dışında düzenlendiğini beyan etmiştir.
5. Katılan … aşamalarda özetle, katılan …’i tanımadığını, suça konu bonoları sanıktan aldıklarını beyan etmiştir.
6. Mahkemece, sanığın katılan …’in imzasını taklit ederek suça konu bonoları düzenleyip ticari ilişki kapsamında katılan …’e karşı kullanmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği kabul edilmiş ve sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın savunması, katılanların beyanları, uzmanlık raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın yüklenen suçu işlediği anlaşılmış, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda … sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … … 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.12.2015 tarihli ve 2013/676 Esas, 2015/773 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.01.2023 tarihinde karar verildi.