YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17517
KARAR NO : 2023/1182
KARAR TARİHİ : 02.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… 1. Ağır Ceza Ceza Mahkemesinin, 24.03.2015 tarihli ve 2014/362 Esas, 2015/125 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü uyarınca, 3 kez 1 yıl 8 … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; nitelikli dolandırıcılık suçundan ise beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan vekilinin temyiz istemi, sanık hakkında dolandırıcılık suçundan da mahkumiyet hükmü kurulması gerektiğine,
2. Sanık müdafinin temyiz istemi, sanığın suça konu çeklerin sahte olduğunu bilmediğine, çeklerin sanık tarafından tanzim edilmediğine, bilirkişi incelemesi yaptırılması halinde bu durumun ortaya çıkacağına, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın dosya arasında yer alan bilirkişi raporları ile sahte olduğu … olan suça konu çekleri, aldığı malzemeler karşılığında katılan ve şikayetçilere vermesi biçimindeki eylemleri nedeniyle iddianamede yazılı suçları işlediği iddiası ile kamu davası açılmıştır.
2. Sanığın, kendisine ait şap makinesini kullandırdığı ….’ den aldığı suça konu çekleri katılan ve şikayetçilere verdiğini, sahte olduğunu bilmediğini beyan ederek atılı suçlamaları kabul etmemiştir.
3. Katılan, sanığa sattığı malzemelerden kaynaklanan alacağına karşılık satış işleminden yaklaşık 1 … sonra suça konu çeki aldığını, şikayetçi …, sattığı inşaat malzemesine karşılık olarak yaklaşık bir … sonra suça konu çeki sanıktan aldığını, şikayetçi …, sanığın yanında usta olarak çalışmasından dolayı biriken alacağına karşılık suça konu çeki sanıktan aldığını beyan etmiştir.
4. Suça konu edilen çeklerde ciranta olarak yer alan kişilerin soruşturma ve kovuşturma aşamalarında alınan beyanlarında çeklerle bir ilgilerinin olmadığını beyan ettikleri, alınan bilirkişi raporlarında cirantalara ait imzaların bu kişilere ait olmadığının bildirildiği, sanığın çekleri aldığını iddia ettiği ….’den bu hususu kabul etmediği, dosyada yer alan kriminal raporda ciranta imzasının bu kişiye ait olmadığının bildirildiği, sanığın da bu kişi ile yaptığını iddia ettiği ticari alışverişe ilişkin hiçbir bilgi ve belge sunamadığı anlaşılmıştır.
5. Mahkeme tarafından sanığın savunması, şikayetçiler ve katılanın beyanları, bilirkişi raporları, soruşturma ve kovuşturmada alınan tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre sanığın atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği, ancak çeklerin alışverişlerden sonra verilmesi nedeniyle dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığından bahisle bu suçtan beraat verilmesi gerektiği kabul edilerek temyize konu hükümler kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Dolandırıcılık Suçu Yönünden
1. Katılan ve şikayetçilerin beyanları dikkate alındığında yüklenen suçun unsurlarının oluşmadığının anlaşılması karşısında kurulan beraat hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanın vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
1. Dosya kapsamına göre elde edilen deliller doğrultusunda, Mahkemenin sanığın iddianame konusu eylemi gerçekleştirdiği hususundaki sübuta yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.04.2014 tarih, 2013/11-397 Esas ve 2014/202 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 5237 sayılı TCK’nin “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “belgede sahtecilik” suçlarında korunan hukuki yararın kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişi de haksızlığa uğrayıp, suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabulünün etkilenmeyeceği, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerekeceği ve 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi uyarınca, “bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı … bir fiille işlenmesi” durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının mümkün olduğu da gözetilerek, açıklanan ilkeler doğrultusunda; sanığın, silinip yeniden doldurulmuş ve tamamen sahte olarak oluşturulmuş 15.03.2013, 10.03.2013 ve 18.02.2013 keşide tarihli suça konu çekleri şikayetçilere ve katılana farklı zamanlarda vermesi şeklinde gerçekleşen eylemlerinin bir suç işleme kararının icrası kapsamında işlenen zincirleme şekilde işlenmiş … resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu gözetilmeden, mağdur sayısınca suç oluştuğu kabul edilip üç kez ayrı ayrı mahkumiyet hükmü kurulması,
2. Kabule göre; 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
A. Dolandırıcılık Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle … 1. Ağır Ceza Ceza Mahkemesinin, 24.03.2015 tarihli ve 2014/362 Esas, 2015/125 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan diğer hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle … 1. Ağır Ceza Ceza Mahkemesinin, 24.03.2015 tarihli ve 2014/362 Esas, 2015/125 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.03.2023 tarihinde karar verildi.