Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/19273 E. 2023/475 K. 08.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19273
KARAR NO : 2023/475
KARAR TARİHİ : 08.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. 6 Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2015 tarihli ve 2014/389 Esas, 2015/17 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a) Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesi, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca (3 kez) 2 yıl 6 … hapis cezası ve 120,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, mükerrirlik ve hak yoksunluklarına,
b) Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası,53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, mükerrirlik ve hak yoksunluklarına,
c) Özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 2 yıl 6 … hapis cezası ile cezalandırılmasına, mükerrirlik ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 10.10.2019 tarihli ve 2015/243025 sayılı, nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden onama, resmi belgede sahtecilik ve özel belgede sahtecilik suçlarından ise özet olarak; sanığın kastının yenilenmesi nedeniyle üç kez zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyizi; hükümlerin hukuka ve kanuna aykırı olduğuna, eksik inceleme ile hükümler kurulduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanık …’in, katılan …’e ait evde bir müddet kiracı olarak kaldığı, kendi ismini … … olarak bildirdiği ve buna göre kira sözleşmesi yapıldığı, kira sözleşmesinde katılana ait kimlik bilgilerinin yer aldığı ve daha sonra katılanın kimlik bilgilerinin kullanılarak temin edilen nüfus cüzdanına kendi fotoğrafını yapıştırmak suretiyle Eskişehir Merkez Nüfus Müdürlüğünce ….05.2004 tarihinde verilen F 09 806371 seri numaralı nüfus cüzdanını kullanarak katılan şirketlerden farklı tarihlerde ayrı ayrı hat çıkarttığı ve bu hatları kullanmasına rağmen borçlarını ödemediği bu şekilde sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ve özel belgede sahtecilik suçlarından kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık, katılan …’ın evinde bir dönem kiracı olduğunu kabul ettiği ancak üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği belirlenmiştir.
3. Sanığın eylemi neticesinde atılı suça ilişkin olarak;
27.10.2014 tarihli bilirkişi raporuna göre, Eskişehir Merkez Nüfus Müdürlüğünce verilen ….05.2004 tarihli 15281107454 kimlik numaralı nüfus cüzdanındaki fotoğrafın sanık …’e ait fotoğraflardaki aynı şahıs olduğu, …’in görüntüsünün kıyaslamasında farklı bir şahsın olduğu ayrıca GSM şirketlerindeki abonelik sözleşmelerindeki imzaların sanığa ait olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır.
4. Mahkemesince sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ve özel belgede sahtecilik suçlarının sübut bulduğu kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Nitelikli Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
1. Dosya kapsamına göre, sahte nüfus cüzdanının farklı tarihlerde birden fazla kez kullanılmış olması nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
3…. 6 Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2015 tarihli ve 2014/389 Esas, 2015/17 Karar sayılı kararında, sanık savunması, katılan beyanı ile dosya kapsamındaki 27.10.2014 tarihli bilirkişi raporuna göre, Eskişehir Merkez Nüfus Müdürlüğünce verilen ….05.2004 tarihli 15281107454 kimlik numaralı nüfus cüzdanındaki fotoğrafın sanık …’ ait fotoğraflardaki aynı şahıs olduğu ayrıca GSM şirketlerindeki abonelik sözleşmelerindeki imzaların sanığa ait olduğunun belirlenmiş olması nedeniyle mahkumiyet hükümlerinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda … sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme … suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Suç tarihinden önce 10.11.2008 tarihli ve 27050 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanun’un 104 ve 105 inci maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun (5809 sayılı Kanun) 63 üncü maddesinin onuncu fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56 ncı maddesinin ikinci fıkrasındaki “İşletmeci veya adına … yapan temsilcisine abonelik kaydı sırasında abonelik bilgileri konusunda gerçek dışı belge ve bilgi verilemez” ve beşinci fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükümleri karşısında; sanığın eyleminin özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Kanun’un 56 ncı maddesindeki suçu oluşturduğu gözetilmeden, “özel belgede sahtecilik” suçundan hüküm kurulması,
2. Sanığın eylemine … 5809 sayılı Kanun’a aykırılık suçunda hükümden sonra 05.07.2022 tarihli ve 31887 sayılı Resmi Gazete‘de yayımlanarak yürürlüğe giren 7417 sayılı Kanun‘un 52 inci maddesiyle 5809 sayılı Kanun‘a eklenen “Dava ve cezaların ertelenmesi” başlıklı geçici 7 inci madde ile “kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine karar verilir” hükmü gereğince sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerekliliği,
3. Kabule göre de;
a. Suç adı olan özel belgede sahtecilik suçunun, gerekçeli karar başlığından yazılmaması,
b. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR
A. Nitelikli Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2015 tarihli ve 2014/389 Esas, 2015/17 Karar sayılı kararında sanık müdafinin öne sürülen temyiz sebepleri ve belirten maddeler dışındaki dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 6 Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2015 tarihli ve 2014/389 Esas, 2015/17 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.02.2023 tarihinde karar verildi.