Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/11752 E. 2023/193 K. 18.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/11752
KARAR NO : 2023/193
KARAR TARİHİ : 18.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
… Asliye Ceza Mahkemesinin 10.02.2015 tarihli ve 2012/247 Esas, 2015/85 Karar Sayılı Kararı ile sanıklar hakkında, şikayetçi …’e karşı özel belgede sahtecilik suçlarından, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık … müdafinin temyiz isteği; suça konu hattın müvekkili tarafından çıkarılan bir hat olmadığı, dolaylı da olsa bir ikrarının bulunmadığı, diğer sanığın soyut iddiaları dışında cezalandırılmasına yönelik bir delilin olmadığı, ayrıca eylemin 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesindeki suçu değil 5809 sayılı Kanun’a aykırılık suçunu oluşturduğuna ilişkindir.
2. Sanık … müdafinin temyiz isteği; müvekkilinin … hatları … hale getirme konusunda yetkilendirildiği, abonelik sözleşmelerinde sahtecilik yapılıp yapılmadığı hususunda bir yetkisinin olmadığı, diğer sanığın hakkında bu suçtan bir çok davanın olduğu, müvekkilinin suçsuz olduğu ve hakkında beraat kararı verilmesine gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Şikâyetçi …’ün bilgisi ve rızası dışında, sanık …’ın yetkilisi olduğu … İletişim adlı … bayinden onun adına 0553 227 03 98 numaralı hatta ilişkin … abonelik sözleşmesi düzenlendiği, şikayetçiye ait nüfus cüzdanı fotokopisinin ve yine ona ait başka bir numaraya ilişkin faturanın ise sanık … tarafından, sanık …’a verildiği, bu şekilde sanıkların üzerine atılı özel belgede sahtecilik suçlarını işledikleri iddiası ile kamu davası açılmıştır.
2. Sanık … savcılık beyanında, kendisinin abonelik sözleşmesi düzenlemediğini, … A. Ş. tarafından … ilçesinde hatların aktivasyonunu yapma yetkisinin bir … kendi bayisine verildiğini, bu nedenle diğer sanık …’ın kırk kadar … … tip abonelik sözleşmesini doldurulmuş ve imzalanmış şekilde kendisine getirdiğini, şikayetçiye ait sözleşmenin de bu getirdiği sözleşmeler arasında olduğunu, hattın kendisi tarafından aktive edildiğini ancak sözleşmeyi kendisinin tanzim etmediğini beyan etmiş, mahkemedeki savunmasında da; sanık … tarafından kendisine … etmesi için sözleşmeler getirildiğini, suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir.
3. Sanık … savcılık beyanında, kendisinin … bayisi işlettiğini, … hat talep eden müşterilerine sanık …’dan aldığı … hatlarını ücretsiz olarak verip kimlik fotokopileri ve adreslerini gösteren bir fatura örneğini müşteriden alıp bu evrakı …’a ulaştırdığını, sözleşmelerin bu sanık tarafından hazırlandığını söylemiş, mahkemede ise kesinlikle şikayetçinin kimlik bilgilerini diğer sanığa vermediği savunmuştur.
4. Dosya arasında bulunan kriminal rapora göre, sözleşmedeki yazıların ve imzaların şikayetçiye ait olmadığı belirlenmiş, sanıkların ellerinden çıktığını gösterir nitelikte ve yeterlilikte grafolojik ve kaligrafik bulguların tespit edilemediği belirtilmiştir.
5. Abonelik sözleşmesinde kaşesi bulunan … Cihazlar Ltd. Şti yetkilisi olan ve tanık olarak beyanı alınan B. A. ise … Bölge bayisi olarak çalıştıklarını ve söz konusu abonelik sözleşmesinin kendilerine … İletişim yetkilisi olan … tarafından gönderildiğini beyan etmiştir.
6. Dosya arasında … İletişim Hizmetleri A. Ş yazısında hatta ait 385.056 TL borcun bulunduğu belirtilmiştir.
7. Şikâyetçi, 16.04.2013 tarihli oturumda sanıklardan şikayetçi olduğunu ve davaya katılmak istediğini beyan etmiştir.
8. Mahkemece sanıklardan …’ın dolaylı şekilde suçunu ikrar ederek hattın sözleşmesini boş şekilde götürdüğünü beyan etmesi, sözleşmedeki yazıların ve imzaların dosya arasındaki kriminal rapora göre şikâyetçiye ait olmadığının belirlenmesi karşısında, sanık …’ın şikâyetçiye ait belgeleri sanık …’a verdiği, sanık …’ın ise huzurunda düzenlenmemiş belgeyi alarak hattı aktive ettiği anlaşıldığından üzerilerine atılı eylemi gerçekleştirdikleri, eylemlerinin hem 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesinde hem de 5809 sayılı Kanun’un 63/10 uncu maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu ancak 5237 sayılı Kanun’un 44 üncü maddesi gereğince 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesi gereğince cezalandırılmalarına karar vermiştir.

IV. GEREKÇE
1. … Cunhuriyet Başsavcılığının 14.12.2012 tarihli ve 2012/373 Esas sayılı iddianamesi ile sanıklar hakkında katılanın kimlik fotokopisi kullanılarak dolandırıcılık suçunu da işledikleri iddiasıyla kamu davası açıldığı görülmekle, bu suçla ilgili olarak mahallinde karar verilmesi mümkün görülmüştür.
2. Sanıklar hakkında kurulan hükümde yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda … sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanıklar hakkında sübut konusunda ulaşılan sonuçta hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak
3. Hüküm tarihinden önce 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanun’un 104 ve 105 inci maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63 üncü maddesinin onuncu fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56 ncı maddesinin dördüncü fıkrasındaki “Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına … yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz” ve 5 inci fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükümleri ile TCK’nin 7 nci maddesi karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 56 ncı maddesindeki düzenleme dikkate alınarak, sanıklara usulüne uygun şekilde ön ödeme önerisinde bulunularak sonucuna göre karar verilmesi gözetilmeden, “özel belgede sahtecilik” suçundan hükümler kurulması,
4. Hükümlerden sonra 05.07.2022 tarih ve 31887 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7417 sayılı Kanun’un 52 nci maddesi ile 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’na eklenen “Dava ve Cezaların ertelenmesi” başlıklı Geçici 7 nci madde ile “Kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine karar verilir.” hükmü gereğince sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
5. Sanıkların eylemine uyan “5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’na aykırılık” suçunda ön ödemenin gerçekleşmemesi halinde; hükümlerden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerekliliği,
6. Suç tarihinin, suça konu abonelik sözleşmesinin düzenlendiği “24.04.2011” yerine “28.04.2011” olarak yazılması,
7. Suça konu belge aslının akıbeti hakkında herhangi bir karar verilmemesi nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin 10.02.2015 tarihli ve 2012/247 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.01.2023 tarihinde karar verildi.