Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2021/15811 E. 2023/1169 K. 14.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15811
KARAR NO : 2023/1169
KARAR TARİHİ : 14.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : Zincirleme tefecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.12.2014 tarihli ve 2014/19866 Esas, 2014/55987 Soruşturma, 2014/11966 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında zincirleme tefecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 241 inci maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması, aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Gaziantep 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.03.2015 tarihli ve 2014/592 Esas, 2015/210 sayılı Kararı ile sanığın zincirleme tefecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 241 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3.Sanık hakkında verilen mahkumiyet kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 23.03.2021 tarihli ve 2020/6141 Esas, 2021/1567 sayılı Kararı ile “UYAP sisteminden yapılan sorgulamada; Gaziantep 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.04.2015 tarihli ve 2014/519 Esas, 2015/238 Karar sayılı ilamıyla sanığın tefecilik suçundan mahkumiyetine karar verildiği, dosyanın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2020/5596 Esasında kayıtlı olduğu, suç tarihinin Haziran 2011, iddianame tarihinin 24.10.2014 olduğu, temyize konu bu davada ise suç tarihinin Nisan 2010, iddianame tarihinin 01.12.2014 olması karşısında; her iki dosyadaki deliller birlikte değerlendirilerek bahse konu dosyada verilen kararın kesinleşmesi veya birleştirme olanağının ortadan kalkması durumunda aslının veya onaylı örneğinin bu dosya arasına konulmasından sonra birleşen dosyadaki suçun sübutu halinde sanığın hukuki kesinti bulunmayan eylemlerinin bir bütün halinde zincirleme tek tefecilik suçunu oluşturması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 61 inci maddesinin birinci fıkrası da gözetilerek uygulama yapılması, kesinleşmiş olması durumunda ise mahsup hükümleri değerlendirilerek hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
4.Gaziantep 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.09.2021 tarihli ve 2021/422 Esas, 2021/531 sayılı Kararı ile sanık hakkında zincirleme tefecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 241 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesi uyarınca 3 yıl 1 ay hapis ve 820 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 63 üncü maddesi gereği mahsup hükümleri uygulanmak suretiyle neticeten sanığın 1 yıl hapis ve 720 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, hükmün hukuka ve usule aykırı olduğuna, cezanın kesinleşmesi durumunda ailesinin mağduriyet yaşayacağına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece; sanık savunması, vergi suçu ve vergi tekniği raporları dikkate alındığında sanığın suç tarihinde telefon alım satım işi yaptığı, iş yerinde kullanmış olduğu pos cihazından komisyon ve faiz karşılığında ödünç para faaliyetinde bulunduğu, iddianameden önceki eylemleri sebebiyle suç tarihi Haziran 2011 olan eyleminden dolayı Gaziantep 13. Asliye Ceza Mahkemesinde yargılanarak tefecilik suçundan cezalandırıldığı, bu dava dosyasındaki Nisan 2011 suç tarihli eylem açısından da eylemin tek olduğu, iddianameden önce eylemlerin tek olması sebebiyle dava dosyalarının birleştirme olanağının Gaziantep 13. Asliye Ceza Mahkemesindeki dosyanın kesinleşmiş olması sebebiyle bulunmadığı, eylemler arasında hukuki kesinti bulunmadığından eyleminin zincirleme tek tefecilik suçunu oluşturması dikkate alınarak sübut bulan zincirleme şekilde tefecilik suçundan mahsup hükümleri uygulanmak suretiyle mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Hüküm fıkrasında teşdiden alt sınırdan uygulama yapıldığı belirtilmesine rağmen cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi suretiyle çelişki oluşturulması, gerekçede alt sınırdan uzaklaşıldığının belirtilmesi karşısında, mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
Hesap hatası sonucu 1 yıl 15 gün yerine 1 yıl hapis cezasına hükmolunmak suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.09.2021 tarihli ve 2021/422 Esas, 2021/531 sayılı Kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiriler dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.02.2023 tarihinde karar verildi.