YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7305
KARAR NO : 2023/1701
KARAR TARİHİ : 27.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Patnos Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.04.2015 tarihli ve 2015/604 Soruşturma, 2015/323 Esas, 2015/61 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesi uyarınca son soruşturmanın açılması kararı verilmesi talep edilmiştir.
2.Patnos Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.10.2015 tarihli ve 2015/95 Esas, 2015/228 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yargılamasının yapılması ve delillerin takdiri için 1136 sayılı Kanun’un 59 uncu maddesine göre son soruşturmanın Ağrı Ağır Ceza Mahkemesinde açılıp yapılmasına karar verilmiştir.
3.Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2015/253 Esas, 2016/83 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, aynı Kanun’un 62 nci, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası karşılığı 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyizi, katılanın imzaladığı ibraname doğrultusunda ve katılanın iradesiyle davanın temyiz edilmediğine, temyizde katılanın hukuki yararının bulunmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde Ağrı Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın, katılanın vekilliğini üstlendiği, takip ettiği maddi ve manevi tazminat davasının reddine ilişkin kararı süresinde temyiz etmediği, süresinden sonra verdiği temyiz dilekçesinin reddedildiği ve bu karara ilişkin hükmün ilgili Yargıtay Dairesince onandığı, bu suretle katılanın mağduriyetine sebep olarak görevini kötüye kullandığı iddiasıyla kamu davası açıldığı ve cezalandırılması yoluna gidildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanığın, katılandan aldığı ve delil olarak sunduğu ibraname doğrultusunda davayı temyiz etmediğini savunması, aksi yazılı başka bir delille kanıtlanmamış 18.06.2013 tarihli ibraname içeriğine göre de savunmasının aksine atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli, her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmesi yerine, yanılgılı değerlendirme sonucunda yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabule göre de;
Sanık hakkında tayin edilen kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında adli para cezasına esas alınan tam gün sayısının hüküm fıkrasında gösterilmemesi suretiyle 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin üçüncü fıkrasına ve 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi,
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında, aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, ayrıca, adli para cezasının tamamen infazından itibaren işlemek üzere hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin nazara alınmaması,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2015/253 Esas, 2016/83 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.02.2023 tarihinde karar verildi.