Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/27928 E. 2023/248 K. 24.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/27928
KARAR NO : 2023/248
KARAR TARİHİ : 24.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1292 E., 2021/1306 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.07.2019 tarih ve
2018/20 – 2019/401 sayılı kararı
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, mala zarar verme
25.09.2011 ve 15.08.2012 (Mala zarar verme suçları yönünden)
19.02.2012 (Kamu malına zarar verme suçu yönünden)
HÜKÜM : 1- 28.09.2012 tarihli silahlı terör örgütüne üye olma suçundan; 5237 sayılı TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın
62, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet
2- 15.08.2012 tarihli mala zarar verme suçundan; 5237 sayılı TCK’nın 151/1, 152/2-a, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62,
53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet
3- 25.09.2011 tarihli mala zarar verme suçuna ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
4- 19.02.2012 tarihli kamu malına zarar verme suçuna ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi

İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesince bozma üzerine verilen hükümler ile birleşen davalara konu hükümlerin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesince esastan reddi kararları temyiz edilmekle;

A- Sanık müdafiinin 25.09.2011 tarihli mala zarar verme ve 19.02.2012 tarihli kamu malına zarar verme suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz talepleri yönünden yapılan incelemede;

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 27.10.2021 tarihli ve 2021/1292 Esas, 2021/1306 sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:

Sanık hakkında, İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.07.2019 tarihli ve 2018/20 Esas, 2019/401 sayılı kararı ile mala zarar verme suçundan ”7 ay 15 …” hapis cezası, kamu malına zarar verme suçundan ”1 yıl 10 ay 15 …” hapis cezası ile mahkûmiyet hükümlerine konu cezanın türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların aynı Kanun’un 286 ıncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B- Sanık müdafiinin silahlı terör örgütüne üye olma ve 15.08.2012 tarihli mala zarar verme suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz talepleri yönünden yapılan incelemede;

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.12.2013 tarihli ve 2012/106 Esas, 2013/118 sayılı kararı ile sanık hakkında;

Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,

Mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151 inci maddesinin birinci fıkrası, 152 nci maddesinin ikinci fıkrasının ”a” bendi, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca 11 ay 7 … hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına yönelik hüküm kurulmuştur.

2. Yargıtay 16. Ceza Dairesinin, 22.06.2017 tarihli ve 2017/1520 Esas, 2017/4645 sayılı kararı ile;

a) Mala zarar verme suçu açısından; Hüküm tarihinden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 65 inci maddesiyle TCK’nın 152 nci maddesinin 2 nci fıkrasında yapılan değişiklik karşısında sanığın hukuki durumunun yeniden takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,

b) Silahlı terör örgütüne üye olma suçu açısından; Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.02.2013 tarih ve 2012/37018 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanığın 25.09.2011, 28.11.2011, 01.01.2012, 19.02.2012 ve 15.08.2012 günlü eylemlerine yönelik TCK’nın 314/2 nci maddesinde düzenlenen silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kamu davası açıldığı, UYAP’tan yapılan kontrolde Gaziosmanpaşa 1. Çocuk Mahkemesinin 2014/1144 Esas sayılı dosyasındaki yargılamanın halen derdest olduğu, sanığa yüklenen silahlı terör örgütüne üye olma suçunun temadi eden suçlardan olduğu ve temadinin yakalanma ile kesildiği de nazara alındığında, suç, iddianame ve yakalanma tarihleri de göz önünde bulundurularak olaylar arasında hukuki ve fiili kesinti bulunup bulunmadığının tespiti bakımından dosyaların birleştirilmesi ve tüm deliller bir arada değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği,

Nedenleriyle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.

3. Bozma üzerine İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.07.2019 tarihli ve 2018/20 Esas, 2019/401 sayılı kararı ile sanık hakkında;

a) Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,

b) Mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151 inci maddesinin birinci fıkrası, 152 nci maddesinin ikinci fıkrasının ”a” bendi, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca 11 ay 7 … hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına dair tekrar hüküm kurulmuştur.

4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 12.05.2022 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;

Usul ve kanuna aykırı olan hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;

Silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden;

Terör örgütü PKK/KCK’nın gençlik yapılanması olup legal bir siyasi partinin gençlik kolları görüntüsü altında bu durumu sağladığı avantajlardan da istifade suretiyle terör örgütünün hedef ve stratejisine uygun olarak faaliyet yürüten DYG’nin yukarıda belirtildiği üzere Yargıtay 9. Ceza Dairesinin bir çok kararında belirtildiği üzere terör örgütü olarak kabul edilmesi nedeniyle bu husus tartışılmamıştır.

Silahlı terör örgütü PKK ile irtibatlı olarak ve örgütün amaçlarının gerçekleştirmek üzere oluşturulan yapılanmalardan olduğu ve örgütsel nitelikteki olayları ve gösterileri düzenleme, terör örgütüne eleman kazandırma gibi faaliyetlerde bulunduğu tüm dosya kapsamından anlaşılan DYG’nin terör örgütü olarak kabul edilmesi ve organik bağ içerisinde hareket eden sanığın da bu yapılanmanın hiyerarşik düzeni içerisinde gerçekleştirdiği anlaşılan eylem ve faaliyetlerinin ifade özgürlüğü ve siyasi faaliyette bulunma hakkı olarak değerlendirilemeyeceği, sanığın yargılama konusu edilen eylemlerden 25.09.2011, 01.01.2012, 19.02.2012, 15.08.2012 tarihli eylemlere, soruşturma aşamasındaki beyanlarında katıldığını bildirdiği, bu eylemlerde molotof kokteyli ve havai fişeklerin atıldığı, mağdurlara ait araç ve işyerlerine zarar verildiği, katılan kişilerin yüzlerini kapatarak örgüt lehine slogan attığı, polisin müdahalesi ile önlemek üzere barikatların kurulduğu, göstericiler arasına güvenlik güçlerinin sızmasının önlenmesi amacıyla kimlik kontrollerinin yapıldığı, sanığın 1 no’lu olaya örgüt mensubu olduğunu söylediği … Kod adlı kişinin, 3 no.lu eyleme örgüt mensubu olduğunu söylediği … Kod adlı kişinin, 4 no.lu eyleme örgüt mensubu olduğunu söylediği İbo Kod adlı … isimli kişinin yönlendirmesi ve talimatı ile katıldığı, yine 5 olaya da DYG’nin … 50. Yıl mahallesi sorumlusu olarak ve il DYG

sorumlusu sorumluluğunu … kod adlı …’den devir aldığını belirttiği .. kod adlı örgüt mensubunun talimatları doğrultusunda benzinlikten kiraladığı motorsiklet’in deposunda benzin alıp plastik bidonlara boşaltıp bir süre otoban kenarında saklayarak … ilçesinden aldığı havai fişeklerle birlikte yine talimatlar doğrultusunda eylem yerine getirip patlatmak gerek … markete gerekse zarar gören araçlara taş atmak suretiyle fiilen katıldığı, bu olaydan sonra da örgütün hiyerarşik yapısına dahil olarak araç yakma girişimlerinde bulunduğu, kendisinin daha üst düzeyde görevli örgüt mensuplarınca terör örgütünün kırsal alanda faaliyet gösteren grubuna dahil olmak üzere gönderilmek istendiği, böylece sanığın eylemlerinin örgüt üyeliği niteliğinde olduğu, sanığın örgütün hiyerarşik yapısına dahil olup kendinden üst düzeyde görevli örgüt mensuplarının talimatları doğrultusunda hareket ettiği, ayrıca kendisine Sultangazi 50. Yıl Mahalle sorumluluğu verildiği, bütün bu eylemlerinin örgüt üyeliği suçunu oluşturduğu, sanık …’in mahkememizin iş bu dosyasında silahlı terör örgütüne üye olmak ve birleşen Gaziosmanpaşa 1. Çocuk Mahkemesi’nin 2014/1144 Esas sayılı dosyasında yasa dışı örgüte üye olmak suçlarından ötürü kamu davası açılmış ise de, sanığın müsnet eylemlerinin temadi eden ve tek bir silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu oluşturacağı,

Mala zarar verme suçu yönünden;

İddianamede 5. Eylem olarak gösterilen 15.08.2012 tarihinde, İstanbul genelinde KCK/PKK terör örgütünün ilk silahlı eyleminin yıldönümü sebebiyle PKK-KCK (DYG) yapılanması tarafından saat 21.00 sıralarında … Hanım Mahallesi … Hanım Parkında toplanan 100-150 kişilik grup tarafından parkın yanında bulunan boş alanda ateş yakarak halay çekip slogan atmaya başlandığı, Saat 22.45 sıralarında 50-60 kişilik yüzleri puşili grup … Caddesi ile Okul Caddesi girişlerini kum torbaları, çöp konteynırı ve taşlarla yolu kapatıp tedbir alan görevlilere molotof attığı, müdahale sonrasında grubun ara sokaklara dağıldığı, saat 23.00 sıralarında … Hanım Mahallesi 1295 Sokak No.18/A sayılı yerde faaliyet gösteren … marketin kepenklerine 5 adet molotof kokteyli atıldığı, güvenlik kamerası ve reklâm tabelası taşlanarak kırıldığı, ayni market üzerinde … Eczanesi camları taşla kırıldığı, grup, … Parkı önünde 1297 Sokak üzerinde …, … ve … plaka sayılı araca molotof ve taşlarla saldırı yapıldığı, araçlarda maddi hasarın meydana geldiği, sanık …’in hazırlıkta müdafii huzurunda alınan ifadesinde, bu eylemden 1-2 … önce … KOD …’in 50. Yıl … parkına kendisini çağırdığını, kendisinin de buluşmaya gittiğini, yanında … Kod adlı şahsın da bulunduğunu, kendisini bu şahıs ile tanıştırdığını, … Kod adlı …’in bu bölgeden ayrıldığını, başka bir bölgeye geçtiğini, bundan sonra bölgeye … ‘ın bakacağını söylediğini, … Kod adlı kişi ile birlikte kaldıklarını, … Kod adlı kişinin 50.Yıl Mah. İle ilgili olarak kendisinden bilgi aldığını, 15.08.2012 tarihli eylemle ilgili olarak …’ın kendisine 125 TL para verdiğini, ayrıca benzin almak için 1 adet motosiklet kiralamasını söylediğini, kendisinin de 5 TL 15 TL daha para istediğini, …’ın da parayı verdiğini ve kendisine 2 kutu 30’luk havai fişek, 5 lt benzin almasını söylediğini, kendisinin parayı aldıktan sonra önce Eminönü’ne gittiğini, havai fişek aldığını, daha sonra mahalleye giderek … isimli şahsın motosikletini binmek için 1 saatliğine kiraladığını, kiralama sırasında yanında … Kod adlı kişinin de bulunduğunu ve motosikleti onun kullandığını, birlikte 50.Yıl Mahallesinde bulunan … benzin istasyonundan 10 TL’lik benzin aldıklarını, buradan otobana gittiklerini ve motordaki benzini bir naylon bidona boşaltarak tekrar geri aynı benzin istasyonuna geldiklerini, 10 TL’lik daha benzin aldıklarını ve onu da götürüp tenha bir yerde motordan çekerek naylon bidona koyduklarını ve … Mahallesi ile

kesişen otoban kenarına sakladıklarını, 15.08.2012 günü akşam üzeri … Kod adlı kişinin kendisine malzemeleri alıp … Mahallesine gelmesini söylediğini, … Kod adlı kişi ile birlikte malzemeleri de alarak … Mahallesine gittiklerini, … Parkında toplanan kalabalığın içerisine girdiklerini, … Kod adlı kişinin kendilerine havai fişekleri patlatın dediğini, kendilerinin de ateşleyerek havai fişekleri havaya doğru patlattıklarını, bunu üzerine daha önce dağıtılan maskeleri yüzlerine takarak terör örgütü lehine “BİJİ SEROK APO, KATİL DEVLET HESAP VERECEK, BASKILAR BİZİ YILDIRAMAZ KÜRDİSTAN FAŞİZME MEZAR OLACAK PKK HALKTIR HALK BURADA ” şeklinde sloganlar atarak 50-60 kişilik grupla dörtyola indiklerini, tam o sırada polisin olaya gaz sıkarak müdahale edince herkesin tekrar Heykel Parkın oraya çıktıklarını, polislerin geleceği yollara barikat kurarak kapattıklarını… Daha sonra … Market önüne geldiklerinde … Markete molotof kokteyli atıldığını ve taşlar atıldığını, heykele çıkan 1297 sokakta 2 aracın önlerine çıktığını, bu araçların birinde Türk Bayrağı, ikinci aracın arkasında da Atatürk’ün imzası olduğunu, bunları görünce bu araçlara molotof kokteyli ve taşlarla saldırıldığını beyan ettiği;

Sanık …’in anlatılan eylemlere bizzat katılarak, aktif şekilde yer aldığı ve eyleme katılan diğer şahıslarla birlikte fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettiği, anlatılan bu eylemlerin KCK/PKK terör örgütüne ait www…..org ve www….com isimli internet sitelerinde yayınlanan haberlerden sonra örgüt tarafından talimat olarak kabul edilip yapıldığı, bu olaylardan sonra da sanık …’ın örgüt içerisindeki faaliyetlerine devam ettiği, araç yakma girişimlerinin olduğu, kendisinden daha üstte bulunan örgüt mensuplarınca örgütün kırsal alanına gönderilmek istendiği anlaşılmış, olayların oluşu mahkememizce bu şekilde kabul edilmiştir.

Her ne kadar sanık yargılama aşamasında suçlamaları kabul etmemiş ise de, sanığın müdafii huzurunda poliste dosya kapsamına uygun olarak yaptığı savunması, bu savunmasının yine müdafii huzurunda gerek Cumhuriyet savcısı önünde gerekse sorgu sırasında tekrarlamış olması, tanık … Ç.’nin de soruşturma aşamasında şüpheli sıfatıyla verdiği beyanlarında sanık … ile örtüşen beyanlarının bulunması, sanığın etkin pişmanlık olarak kabul edilebilecek bu beyanlarından sonra tutuklanıp cezaevine konulmasına müteakip cezaevinden gönderdiği 28.11.2012 tarihli dilekçesinde de etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini belirtmiş olması nedeniyle kovuşturma aşamasındaki inkara yönelik savunmalarına itibar edilmemiş, sanığın soruşturma aşamasında etkin pişmanlık olarak değerlendirilebilecek beyanları bulunmakla birlikte kovuşturma aşamasında bu beyanlarından vazgeçmesi nedeniyle sanığın gerçekte pişman olmadığı, Yargıtay uygulamalarına göre de sonradan pişmanlıktan dönülmesi halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanamayacağı kanaatine varıldığından sanıkla ilgili etkin pişmanlık hükümleri uygulanmamıştır.

Sanığın soruşturma aşamasındaki ikrarı ve dosya kapsamındaki diğer deliller dikkate alınarak; sanığın 15.08.2012 tarihli olayda mağdur …’ın yetkilisi bulunduğu … isimli markete patlayıcı madde atmak suretiyle zarar verdiği,

Şeklindeki gerekçelerle sanığın silahlı terör örgütüne üye olma ve mala zarar verme suçlarını işlediği kabul edilerek buna göre uygulama yapıldığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.07.2019 tarihli ve 2018/20 Esas, 2019/401 sayılı kararında, sanığın PKK/KCK terör örgütünün gençlik yapılanmasında … 50. Yıl mahalle sorumlusu olduğu, anılan terör örgütünün yayın organları olan www…org ve www…com isimli internet sitelerinde yayınlanan haber ve çağrıların örgüt talimatı olarak kabul edilmesi üzerine sanığın yargılamaya konu 25.09.2011, 01.01.2012, 19.02.2012, 15.08.2012 tarihli (2911 sayılı Kanun’a muhalefet etme, görevi yaptırmamak için direnme, tehlikeli madde bulundurma, mala zarar verme, kamu malına zarar verme, propaganda, suçluyu övme vs) şeklindeki ülke geneline yayılan eylemlere bizzat katıldığı ve olaylar sonrasında da örgüt içerisindeki faaliyetlerine devam ettiği kabul edilerek anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle silahlı terör örgütüne üye olduğuna, ayrıca 15.08.2012 tarihinde … markete molotof kokteylli saldırı eyleminde de … kod adlı örgüt mensubunun talimatları doğrultusunda benzinlikten kiraladığı motorsikletin deposundan benzin alıp plastik bidonlara boşaltıp bir süre otoban kenarında saklayarak Eminönü ilçesinden aldığı havai fişeklerle birlikte talimatlar doğrultusunda eylemde bulunmak suretiyle mala zarar verme suçunu işlediğine dair kabullerde isabetsizlik görülmemiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.07.2019 tarihli ve 2018/20 Esas, 2019/401 sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.01.2023 tarihinde karar verildi.