YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1080
KARAR NO : 2023/482
KARAR TARİHİ : 08.02.2023
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/648 E., 2021/787 K.
DAVA TARİHİ : 18.09.2014- Karşı Dava Tarihi 19.09.2012
HÜKÜM/KARAR : Asıl ve Karşı Davada Kısmen Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen alacak davalarında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 15. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı-karşı davacı vekili ve katılma yoluyla davacı-karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan sözleşme ile müvekkilinin besimhane yapım işini üstlendiğini, sözleşmede hata olduğunu, perde beton işçiliğinin metre kare fiyatının 16,00 TL olarak konuşulduğunu, müvekkilinin İpsala Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/64 D.iş sayılı dosyasıyla mahallinde tespit yaptırdığını, yapılan tespitte bulunan rakamın 16,00 TL birim fiyatının bile üstünde olduğunu, sözleşmede yazan 4,00 TL’nin her bir iş için 4,00 TL olarak okunması ve yorumlanması gerektiğini, sözleşmeyi imzalarken fazlaca iyi niyetli ve düşüncesizce davrandığını bu durumun gabin olarak tanımlanması gerektiğini, ayrıca binaya malzeme çekmek için 4.000,00 TL gırgır diye tabir edilen asansör ve helikopter diye tabir edilen müvekkiline ait makineninde inşaat alanında olduğunu, kalıplarda kullanılan kerestelerin de inşaat alanında olduğunu, delil tespiti ile müvekkilinin hak ettiği alacağın 252.000,00 TL olduğunu ancak müvekkiline 124.000,00 TL ödendiğinden bahisle 100.000,00 TL eser sözleşmesinden kaynaklı alacağın davalıdan tahsiline 41.000,00 TL değerinde kereste ile 4.000,00 TL değerindeki bahsi geçen iki makinenin iadesine ya da ederinin taraflarına ödenmesine, alacaklarına işin bitirilme tarihinden itibaren reeskont faizi uygulanmasını talep etmiştir.
II. CEVAP VE KARŞI DAVA
1.1.Davalı-karşı davacı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında eser sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşmede her iki tarafın edimleri yapılacak işin mahiyeti birim başına fiyatları, tüm bu esaslı hususlarda anlaştıklarını, gabin olgusunun oluşabilmesi için yasal hiç bir unsurun bulunmadığını, davacının hak edişinin 156.371,00 TL olduğunu müvekkilince davacıya 153.970,00 TL ödendiğini, kalan 2.400,00 TL’nin ise iş yarım bırakıldığından ceza-i şart tazminatı olarak mahsup edildiğini, davanın reddini istemiş,
1.2.Karşı davasında; karşı tarafla akdedilmiş sözleşmenin 3. maddesine göre işin sözleşmeye uygun biçimde, beş aylık süre içince yapamamasından doğan zararlar için öngörülen ceza-i şart ve tazminat olarak şimdilik 5.000,00 TL, iş yarım bırakıldığından başka bir inşaat firmasıyla anlaşılmak zorunda kalınarak, işin bırakılmasıyla yeni bir sözleşme yapılması arasındaki süre ile inşaatın bitirilme süresinin uzaması nedeniyle uğranılan zararın tespiti ve tazmini, sözleşme hükümlerine göre davalı çalışanlarının SSK primlerini ve giderlerini ödemesi gerekirken, müvekkili firmaca ödendiğinden ödediği bedelin tahsilini istemiş, açıklama dilekçesi ile SGK prim alacaklarının 16.000,00 TL olduğunu belirtmiştir.
2.Davacı-karşı davalı vekili karşı davaya cevap dilekçesinde; müvekkilinin işi yarım bırakmadığını, mantolama işinin davacı tarafça durdurulduğunu, SGK primlerinin iş sahibi tarafından ödeneceğinden SSK ibaresinin altının da bir kalemle çizildiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 18.01.2019 tarihli ve 2014/915 Esas, 2019/15 Karar sayılı kararıyla; asıl davada davacı-karşı davalı tarafın alacağının 90.679,00 TL olduğu, SGK prim borcunun sözleşmeye göre davacı-karşı davalı tarafça ödenmesi gerekirken, davalı-karşı davacı tarafça ödendiği ancak tarafların takas mahsup talepleri olmadığından ve davalı-karşı davacının karşı dava dilekçesinde bu bedeli talep etmediğinden 16.000,00 TL SGK prim borcu ödemesinin tespit olunan 90.679,00 TL den düşülmediğini, gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile 90.679,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı-karşı davacı taraftan alınarak davacı-karşı davalı tarafa verilmesine, karşı davada davalı-karşı davacı ceza-i şart istemiş ise de taraflar arasında ilk sözleşme nihayete kavuşmadan başka yeni bir sözleşme tanzim edildiği bunun da davalı-karşı davacının sözleşmenin devam ettiği yönündeki iradesini gösterdiği gerekçesiyle karşı davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2019/1819 esas 2020/2453 karar sayılı bozma ilamında; asıl davanın toplam değeri 145.000,00 TL olduğundan ancak 100.000,00 TL üzerinden peşin nispi harç ödenerek dava açıldığından mahkemece Harçlar Kanunu 30. madde eksik 45.000,00 TL üzerinden davacıya eksik harç tamamlattırılıp yargılamaya devam edilmesi gerekirken eksik harçla davanın sonuçlandırılması hatalı bulunmuş, karşı dava 5.000,00 TL ceza-i şartla ilgili peşin nispi harç ödenerek açılmış ise de karşı dava ile ilgili talebin 2. bendinde yüklenicinin ödemesi gereken çalışanlarının SGK primlerinin kendisi tarafından ödenip bedellerinin de istirdadı istemine rağmen miktar göstermediği, harç da yatırmadığından, mahkemece karşı davacı iş sahibinin karşı davada istirdadını talep ettiği ve davacının sorumlu olduğu SGK prim alacağının miktarının HMK 31 maddesindeki hakimin davayı aydınlatma görevi hükmünce karşı davacıya açıklattırılıp bu miktar üzerinden Harçlar Kanunu’nun 30. maddesine göre süre verip eksik harcı tamamlattıktan sonra karşı davaya devam edilip SGK prim alacağıyla ilgili sonucuna uygun karar verilmesi gerektiği belirtilerek, bozma sebebine göre davalı-karşı davacının diğer temyiz itirazları incelenmeksizin kararın davalı-karşı davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, asıl davada davacı-karşı davalı tarafın alacağı 90.679,00 TL olup işbu bedelin davalı-karşı davacı taraftan alınarak davacı-karşı davalı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karşı dava yönünden, 16.000,00 TL SGK prim borcunun sözleşmeye göre davacı-karşı davalı tarafça ödenmesi gerekirken davalı-karşı davacı tarafça ödendiği, davalı-karşı davacı tarafın bu konudaki talebini açıkladığı ve eksik harcı yatırdığı anlaşıldığından 16.000,00 TL SGK prim alacağının davacı-karşı davalı taraftan alınarak davalı-karşı davacı tarafa verilmesine, davalı-karşı davacı taraf ceza-i şart istemiş ise de, taraflar arasında ilk sözleşme nihayete kavuşmadan başka yeni bir sözleşme (17/09/2011 tarihli Lider Et Mantolama Sözleşmesi) tanzim edildiği bununda davalı-karşı davacının sözleşmenin devam ettiği yönündeki iradesini gösterdiği, cezai şart istemi yersiz olduğundan karşı davada ceza-i şart isteminin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı ve katılma yoluyla davacı-karşı davalı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı-karşı davacı temyiz dilekçesinde; 08.08.2018 tarihli bilirkişi raporuna dayanarak davalının davacıya yaptığı ödemeden 17.070,00 TL kereste bedeli, 2.750,00 TL helikopter bedeli düşülerek davalının yaptığı ödemenin 134.151,00 TL olduğu kabulünün yasaya ve usule aykırı olduğu davacı yüklenicinin malzeme bedeline ilişkin talebinin yerinde olmayıp tasfiye kesin hesabında bu kalem talebin reddi gerektiği, İpsala Asliye Hukuk Mahkemesi 2011/64 D.İş sayılı dosyasında yapılan tespitte belirtilen işlerin davacı yan tarafından yapıldığı ispat edilmediğini, dava dışı firma ile yapılan sözleşme tarihi 10.11.2011 olduğundan dava konusu yerde keşif tarihine kadar yeni yüklenicinin çalıştığını, tespit edilemeyen hususların davalının aleyhine yorumlanamayacağını, eserin yapıldığı yer mahkemesince keşif yapılarak tarafların hak ve yükümlülükleri konusunda bilirkişi raporu alınması gerektiğini, tespit dosyasında bildirilen keşif bedelinin dosya kapsamında uygulama imkanı olmadığını, yüklenicinin ihmalinin sonuçlarına katlanacak ve sonradan bir ücret artırımı isteyemeyeceğini, işi yapmaya devam ederek ödemeler almış olduğu ve 2.Mantolama sözleşmesini imzaladığını, taraflar arasındaki ücretin tahmini olarak belirlenemeyeceğini, davacı yaptığı eseri teslim etmediğini, hükme dayanak alınan bilirkişi raporunun kendi içinde çelişkili olduğunu, davacının alacağının tespitinde davacının 6 adet besi yerinde kalıp,beton ve demir yaptığını kabul etmediklerini, sadece 6 adet besi yerinde saha betonu yapıldığını, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, sözleşmelerdeki eksik bırakılan işler nedeniyle teslim tarihi olan 17.10.2011 tarihine kadar 29 gün gecikme kabul edilerek cezai şart hesaplanması gerektiği, reddedilmesinin yasaya aykırı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davacı-karşı davalı temyiz dilekçesinde; karşı davacı tarafın alacağının 16 bin TL olduğunu belirterek harcını yatırdığı, ancak, iddiasını ispatla yükümlü olduğu, karşı davacı, alacağının ispatlayan bir belge sunamadığından karşı dava yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl davada davacı yüklenicinin eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili, malzeme ve iki adet makinenin taraflarına iadesi ya da bedelinin tahsili istemine ilişkin, karşı davada ise iş sahibinin cezai şart, tazminat talebi ile kendilerince ödenen SGK primlerinin yükleniciden istirdadı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun ilgili maddeleri, diğer ilgili mevzuat.
3. Değerlendirme
1.Mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamı doğrultusunda, asıl davacı tarafın eksik harcı tamamladığı, karşı davacı tarafın davasını açıkladığı ve eksik harcı tamamladığı belirlendikten sonra, beton işçiliği adı altında yer alan demir, beton atma ve iki taraflı kalıp işçiliğinin her biri için 4,00 TL olması gerektiği, tespit ve bilirkişi raporlarıyla gerekse davalı-karşı davacı tarafın daha sonra yaptığı sözleşmeden anlaşıldığı, hak ve nefasete uygun olduğu, alınan 08/08/2018 tarihli raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacı-karşı davalı taşerona yapılan toplam ödemenin 153.971,00 TL olduğu, bu bedelden kereste bedeli (kullanım bedeli düşülerek) ve helikopter bedeli düşüldüğünde davacı-karşı davalı taşerona yapılan işçilik ödemesi 134.151,00 TL olarak belirlenmiştir. Davacı-karşı davalı taşeronun yaptığı işlerin işçilik alacağı hesaplanmış 224.830,00 TL bu rakamdan yapılan ödeme düşülerek asıl davada davacı-karşı davalı tarafın alacağı 90.679,00 TL olarak bulunmuştur. Bilirkişi raporu ile kesin hesabın çıkarıldığı, davacının iş bedeli alacağı 224.830,00TL olarak belirlendiğinden ve bu bedelin içerisinde davacının diğer talepleri yer almadığından bu işçilik alacağından sadece davalı-karşı davacının yaptığı işçilik ödemesinin düşülmesinde bir hata görülmemiştir. Eser sözleşmelerinde aksi ispatlanmadığı sürece işin yüklenici tarafından yapıldığının kabulü gerekir. Dosyada aksinin ispat olunmadığı, yapılan işin miktarıyla ilgili davacı yüklenicinin tespit talebi ile İpsala Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/64 D.İş sayılı dosyasından yapılan 20.12.2011 tarihli keşif sırasında taraf vekillerinin hazır bulundukları, davalı-karşı davacı vekilinin fiziki tespitlere bir itirazının bulunmadığını beyan ettiği anlaşılmaktadır.
2.Karşı dava yönünden, 16.000,00 TL SGK prim borcunun sözleşmeye göre davacı-karşı davalı tarafça ödenmesi gerekirken davalı-karşı davacı tarafça ödendiği, davalı-karşı davacı tarafın bu konudaki talebini açıkladığı ve eksik harcı yatırdığı anlaşıldığından kabulü kararı ile ceza-i şart talep edilemeyeceğinden reddi yerinde olmuştur.
3.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlere göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine ,
Karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine, 08.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.