Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/5312 E. 2023/557 K. 13.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5312
KARAR NO : 2023/557
KARAR TARİHİ : 13.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/301 E., 2022/593 K.
DAVA TARİHİ : 31.10.2018
HÜKÜM/KARAR : Kabul

Taraflar arasındaki konkordato davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın bir kısım alacaklılar vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı fer’i müdahiller …, …, …, …., Türkiye Ekonomi Bankası Anonim Şirketi, … ve … Bankası A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; zirai gübre ve ilaç imalatı ile alım ve satımı işiyle iştigal eden davacının yaşanan ekonomik durgunluk nedeniyle borçlarını ödemede zora düştüğünü ileri sürerek, konkordato geçici mühleti verilmesini ve akabinde konkordatosunun tasdikini talep etmiştir.

II. CEVAP

Birkısım alacaklılar vekilleri ibraz ettikleri dilekçeler ile, yargılamaya müdahil olmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 04.12.2019 tarihli ve 2018/1035 Esas, 2019/1050 Karar sayılı kararı ile davacı şirketin talebinin kabulü ile konkordato projesinin tasdikine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birkısım alacaklılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 10.03.2021 tarihli ve 2020/837 Esas, 2021/303 Karar sayılı kararı ile, konkordato projesi anlamındaki eşitlik kuralının mutlak eşitlik olarak anlaşılmaması gerektiği, alacaklılar tarafından kabul gören proje doğrultusunda kurulan hükmün hukuka uygun olduğu belirtilerek, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A.Bozma Kararı

1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birkısım alacaklılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Dairemizin 16.02.2022 tarih, 2021/3486 Esas, 2022/807 Karar sayılı ilamı ile, İİK’nın 305/son maddesi uyarınca projeyi yetersiz bulan mahkemenin yapılacak değişiklik ile projenin eşitlik ilkesine uygun hale getirilmesini sağlayabileceğine ilişkin düzenleme de dikkate alınarak, re’sen revize proje tanzimi yoluna gidilip, tanzim edilecek yeni ve eşitlik kuralına uygun projenin oylamaya sunularak alacaklıların yasal çoğunluğuyla kabul edilmesi suretiyle gereğinin ifası gerekirken, mevcut projenin tasdiki ve 6100 sayılı HMK’nın 297 maddesine aykırı şekilde infazı kabil olmayan hüküm kurulmasının doğru olmadığı belirtilerek, kaldırılmış ve ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur.

B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, projenin adi alacaklılar yönünden yasada öngörülen oranın üzerinde bir çoğunlukla kabul edildiği, davacının mal varlığı ile uyumlu olduğu, davacının (teminat teşkil edecek) yeterli malvarlığı bulunduğundan İİK’nin 206/4. fıkrasında yazılı 1. sıra alacaklılar yönünden ayrıca teminat alınmasının gerekmediği, konkordatonun tasdiki halinde alacaklıların eline geçecek miktarın iflas koşullarına göre daha fazla olduğu, tasdik şartlarından olan konkordato harcının da yatırılmış olduğu, rehinli alacaklılarla da yasanın aradığı çoğunlukla anlaşma sağlandığı gerekçesiyle talebin kabulü ile davacının konkordato projesinin tasdikine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birkısım alacaklılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Alacaklı … Bankası A.Ş. vekili; projede borçlunun ekonomik durumu tespit edilirken borçlarının faizleri hesaba katılmadığından gerçek vaziyetin tespit edilemediği, teklif edilen tutarın kaynaklar ile orantılı olmadığı, kötüniyetle faiz ödeme yükünden kurtulma amacı güdüldüğü, tasdik nisabının denetlenmediği, alacaklarının eksik kaydedildiği nedenleriyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

Alacaklı … … Tarım A.Ş. vekili; kötüniyetli borçlunun toplantıda gerçeğe aykırı vaatleriyle olumlu oy topladığı, yakınları üzerinden kurulan şirketler alacaklı gösterilmek suretiyle nisabın sağlandığı, şirketin içinin boşaltıldığı, proje dışı yapılan ödemeler ile eşitlik ilkesine aykırı hareket edildiği ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

Alacaklı Türk Ekonomi Bankası A.Ş. vekili; alacak miktarının eksik kaydedildiği, faiz ve fer’ilerden feragatin eşitlik ilkesine aykırılık teşkil ettiği nedenleriyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

Alacaklı …. vekili; alacak miktarının eksik kaydedildiği, faiz ve fer’ilerden feragatin eşitlik ilkesine aykırılık teşkil ettiği nedenleriyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

Alacaklı … Bank A.Ş. vekili; alacak miktarının eksik kaydedildiği, faiz ve fer’ilerden feragatin eşitlik ilkesine aykırılık teşkil ettiği nedenleriyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

Alacaklı … Bank A.Ş. vekili; alacaklarının eksik kaydedildiği, faiz ve fer’ilerden feragatin eşitlik ilkesine aykırılık teşkil ettiği, borçlunun iyiniyeti tartışılmadan hüküm kurulduğu ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

Alacaklı … A.Ş. vekili; revize projenin oylanan projedeki şartları ağırlaştırdığı ve alacaklıların aleyhine olduğu, alacak miktarlarının eksik kaydedildiği, eşitlik ilkesinin dikkate alınmadığı, borçlunun ifayı sürümcemede bırakma kastıyla hareket ettiği, projenin başarıya ulaşma ihtimali bulunmadığı ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, konkordato projesinin tasdiki istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 285 vd. ile 305 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 376. maddesi.

3. Değerlendirme

1…Konkordato, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için başvurabileceği kendine özgü bir cebri icra kurumudur. Konkordatoda amaç, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen, mali durumu bozulmuş olan ve borçlarını ödeyip faaliyetlerini devam ettirmek isteyen dürüst borçluyu koruyarak mali durumunun iyileşmesini sağlamak ve alacaklıların, borçlunun muhtemel bir iflasına nazaran, daha fazla ölçüde alacaklarına kavuşma olanağı yaratmaktır.

İİK’nın 305. maddesinde aranan konkordatonun tasdiki şartları kamu düzenine ilişkin olup, mahkeme bunların varlığını re’sen araştırır. Gerekli koşulların bulunmadığını tespit ederse, talebin reddine karar verir. Bu kararın gerekçesinde, şartlardan hangisinin ya da hangilerinin mevcut olmadığını dayanaklarıyla açıklaması gerekir. Konkordatonun feshi sebeplerinden birinin tasdik aşamasında tespit edilmesi durumunda da tasdik talebi reddedilir.

Bahsi geçen maddede sayılan tasdik şartlarından bir tanesi de, konkordato projesinde teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması şartıdır.

Borca batıklık ise, borçlunun malvarlığındaki aktif değerler toplamının, pasif değerler toplamını karşılayamaması durumudur. Şirketin borca batık durumda olup olmadığı TTK’nın 376. maddesi uyarınca rayiç değerlere göre tespit edilmelidir. Mahallinde keşif yapılarak, uzman bilirkişi aracılığıyla tespit edilebilen niteliklerine göre kayıtlardaki malvarlığının (örn; araçlar, model ve yaş gibi diğer özelliklerine göre) rayiç tespitinin yapılması mümkündür. Rayiç değerler ve yapılan araştırma ve inceleme sonucu elde edilen gerçekçi verilere göre bilirkişilerce yeniden oluşturulacak şirket bilançosu (borca batıklık bilançosu) da dikkate alınıp bir sonuca gidilmelidir. Dava teorisindeki genel ilkeden farklı olarak konkordato bir dava olmadığından borca batıklık sadece talep tarihi itibariyle değil, yargılama safhasındaki olumlu veya olumsuz gelişmeler de dikkate alınarak belirlenmelidir.

Somut olayda; bozma öncesi tespit edilen rayiç değer bilançosuna göre (+) 5.014.976,79 TL özvarlığa sahip olan davacı şirketin, bozma sonrası yapılan tespitlerde rayiç değer bilançosunun (+) 19.905.179,23 TL’ye ulaştığı anlaşılmıştır. Tasdik edilen proje ile davacı şirketin anapara borçlarını (faizsiz) hali ile 2022 Ekim ayından başlayarak 20 ayda ödemesine karar verilmiştir. İbraz edilen komiser heyeti raporları dikkate alındığında, tasdik edilen proje borçlunun aktif değerlerine göre düşük seviyede kalmış, özellikle rayiç özvarlık değeri yüksek olan borçlu bakımından projede faizde tenzilat öngörülmüş ve ödemeler uzun vadeye yayılmıştır. Açıklanan nedenlerle, teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması şartının gerçekleştiğinin kabulü mümkün değildir.

Bu durumda mahkemece, ekonomik vaziyeti itibariyle konkordatoya ihtiyacı bulunmadığı anlaşılan davacı şirket talebinin reddi gerekirken, yazılı gerekçelerle projenin tasdiki doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2…Kabule göre, konkordato süreci alacaklılar arasında eşitlik ilkesine dayalı olarak yürütülür. Konkordatoda alacaklılar arasında herhangi bir ayırım yapılmaksızın benzer durumda bulunan bütün alacaklıları kapsayan adil ve dengeli bir ödeme planının ortaya konulması ve alacaklıların tatmin edilmesinde de aynı ilkenin gözetilmesi gerekmektedir.

Somut olayda mahkemece, tasdik edilen projenin ödeme planında; 35.000,00 TL altındaki adi alacakların tek seferde ve 30.11.2022 tarihine kadar ödenmelerine ilişkin hüküm, büyük alacaklıların tüm alacaklarını tahsil etmelerini küçük alacaklılara nispeten daha uzun vadeye yaymaktadır. Davacı şirketin bu vadelere kadar aynı ödeme gücüne sahip olup olmayacağı ya da konkordatosunun feshedilip edilmeyeceği öngörülemeyeceğinden, böyle bir ihtimalde büyük alacaklılar daha az oranda tahsil imkanına kavuşmuş olacaklardır. Bahsi geçen durum, alacaklıların adil ve dengeli bir şekilde tatmin edilmesi ilkesine uygun düşmemektedir.

Tüm bu açıklamaların yanında; mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde, bu kez rehinli alacaklılar bakımından kabul edenler ile kabul etmeyen alacaklılar arasında ayrım yaratacak şekilde proje hazırlamak suretiyle yine konkordatoda temel ilke olan eşitlik ilkesine aykırı davranılması yerinde olmamıştır.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harçlarının istek halinde ilgililere iadesine,

Karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

13.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.