Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2007/58 E. 2007/1837 K. 05.03.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/58
KARAR NO : 2007/1837
KARAR TARİHİ : 05.03.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümlerine dayalı olarak açılan dava mahkemece davacı idarenin sözü edilen Yasanın 7, 8 ve 10. maddeleri ile Tebligat Yasası ve Tüzüğü hükümlerine uygun işlem yapılmadan dava açılamayacağı gerekçesiyle reddedilmiştir.
Dosyada mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacı idarenin, kamulaştırmaya konu taşınmaz malın maliklerini ve bunların adreslerini yasanın 7. maddesinin amir hükmüne uygun olarak tapu, nüfus ve vergi kayıtları üzerinden araştırdığı ve ayrıca harici adres tahkiki de yaptırmış olduğu, bunların sonucunda taşınmaz malın maliklerini ve adreslerini tespit ettiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla davacı idare, Yasanın 7. maddesi hükmünün kendisine yüklediği iş ve işlemleri yerine getirmiş olmaktadır.
Yasanın 8. maddesi idareye kıymet takdir ve uzlaşma komisyonlarını kurmak, bu komisyonlar vasıtasıyla kamulaştırma işleminde öncelikle satın alma usulünü uygulamak ve bunun için de 7. maddeye göre tespit ettiği malikleri resmi taahhütlü bir yazı ile uzlaşmaya davet etmek görevini yüklemektedir. Somut olayda kıymet takdiri Yasanın 27. maddesi hükümleri çerçevesinde mahkeme kararıyla yaptırılmıştır. Uzlaşma komisyonunun kurulmuş olduğu ve bu komisyonun dava konusu taşınmazla ilgili toplantı ve görüşme
./..

2007/58-1837 -2-

yeri ile saatini de belirlediği dosyada mevcut çağrı yazısı içeriğinden anlaşılmaktadır. Davacı idarenin taşınmaz malın maliklerini 8. madde hükmüne uygun biçimde resmi taahhütlü yazı ile uzlaşmaya çağırdığı da dosyaya ibraz edilmiş olan alındı belgeleri ile sabittir. Yapılan işlem tebligat olmayıp, 8. madde de düzenlenen bir çağrı işlemi olup, Tebligat Yasası ve Tüzüğü hükümlerine göre gönderileceğine ilişkin olarak yasada herhangi bir hüküm bulunmadığından mahkemenin kabulünün aksine bu çağrıların usulsüz olduğundan da sözedilemez. Davanın açılmasından sonraki işlemleri düzenlemekte olan 10. maddede ise davacı idare tarafından gerçekleştirilecek bir çağrı veya tebligat işleminden bahsedilmemektedir.
Açıklanan nedenlerle davanın usulüne uygun olarak açıldığının kabulü ile yargılamanın yapılarak oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 5.3.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.