Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/14110 E. 2023/303 K. 12.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14110
KARAR NO : 2023/303
KARAR TARİHİ : 12.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/45 E., 2022/162 K.
FERİ MÜDAHİL :… vekili Av. …
DAVA TARİHİ : 08.02.2017
HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulü

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen hizmet tespiti ve prime esas ücretin tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı fer’i müdahil SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacının davalı işyerinde 10.04.2012 tarihinden 16.01.2017 tarihine kadar aralıksız çalıştığını, SGK ‘ya işe girişinin 01.06.2012 olarak bildirdiğini öğrendiğini, ücretin 1.647,00 TL olduğunu, ancak SGK’ya bildirilen ücretleri ve ödenen pirimlerin asgari ücret üzerinden gerçekleştirildiğini belirterek eksik bildirilen pirim ve ücretlerin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı … Mersin Turizm İnş. Traım San. Ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının talebinin yerinde olmadığını, davacının hizmet bildirimi ve SGK primlerinde bir eksikliğin bulunmadığını, davacın tarafın imzalı bordro ve diğer kayıtları da bu durumu ispatladığını, davacı tarafın iddiasını somut delillerle ispatlaması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

2.Fer’i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, taleplerini yazılı belgeler ile ispat etmesi gerektiğini, davacının kuruma bildirilen sigorta primine esas kazançlarının eksik bildirildiği iddialarının da yazılı belgeler ile ispatlanması gerektiğini, imzalı olan bordrolardaki kazançlar yönünden davacının talebinde haklı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 27.12.2018 tarihli ve 2017/49 Esas, 2018/437 Karar sayılı kararıyla; “1-Davanın kısmen kabul -kısmen reddine,
Davacının hizmet tespitine yönelik talebinin kabulü ile, davacı …’in 141496835 sicil sayılı dosyasında işlem gören … Mersin Turizm inş. Tar. San. Ve Tic. AŞ ünvanlı işyerinde 10/04/2013 -03/05/2016 tarihleri arasında hizmet akdine istinaden asgari ücretle toplam 1311 gün çalıştığı, bu çalışmasının 1260 gününün SGK’ya bildirildiği, 51 gününün ise SGK’ya bildirilmediği, davacının 158484635 sicil sayılı dosyasında işlem gören … Mersin Turizm inş. Tar. San. Ve Tic. AŞ ünvanlı işyerinde hizmet akdine istinaden kuruma bildirilen prime esas kazançlarla toplam 254 gün çalıştığı bu çalışmasının tümünün SGK’ya bildirildiğinin tespitine,
2-Davacının prime esas kazanç tespitine yönelik talebinin reddine,” karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı, davalı ve fer’i müdahil SGK vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 29.12.2020 tarihli ve 2019/490 E., 2020/1954 Karar sayılı kararıyla; davacının Kuruma bildirimi yapılan çalışma sürelerinin imzalı ücret bordroları ile uyumlu olması, ihbar ve kıdem bordrolarında belirtilen işe başlama tarihi, prime esas kazanç tutarı isteminin, bildirim yapılan prime esas kazanç tutarlarından yüksek olduğunun yazılı delillerle davacı tarafça ispat edilmediği dikkate alındığında, mahkeme kararının yerinde olduğu, ayrıca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı belirtilerek, Dikili 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi’nin, 27.12.2018 tarihli, 2017/49 E, 2018/437 K. sayılı kararına yönelik davacı vekili, davalı şirket vekili ve fer’i müdahil SGK Başkanlığı vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 29.11.2021 tarihli 2021/3165 Esas, 2021/15044 Karar sayılı ilamında;
Eldeki davada, Mahkemece, davacı yanın hizmet tespiti talebine yönelik kararının gerekçe kısmında “… Toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; davacının 10/04/2012 tarihinden 16/01/2017 tarihine kadar davalı işyerinde aralıksız çalıştığını, ancak SGK girişinin 01/06/2012 olarak bildirdiğinden bahisle eksik bildirilen prim ve ücretlerin tespitine ilişkin dava açtığı, davacının fiili çalışma olgusunu her türlü delille ibraz edebileceği, davacı adına düzenlen ve davacı tarafından da imzalanan “tüm haklarım saklıdır” imzalı kıdem ve ihbar tazminatı bordrosunda davacının işe giriş tarihinin 10/04/2012, işten çıkış tarihinin 16/01/2017 olarak gösterildiği ve bu tarihler esas alınarak tazminat hesaplaması yapıldığı, ibraname başlıklı belgede davacının işe giriş tarihinin 10/04/2012 olarak gösterildiği, mahkememizce dinlenen tanıkların da davacının iddia ettiği şekilde 2012 yılı nisan ayında davalı işyerinde çalışmaya başladığını doğruladığı, bu itibarla davacının davalı işyerinde 10/04/2012-16/01/2017 tarihleri arasında çalışmasının bulunduğu anlaşılmakla; davacının hizmet tespitine yönelik talebinin kabulü ile, davacı …’in … sicil sayılı dosyasında işlem gören … Mersin Turizm inş. Tar. San. Ve Tic. AŞ ünvanlı işyerinde 10/04/2013 -03/05/2016 tarihleri arasında hizmet akdine istinaden asgari ücretle toplam 1311 gün çalıştığı, bu çalışmasının 1260 gününün SGK’ya bildirildiği, 51 gününün ise SGK’ya bildirilmediği, davacının 158484635 sicil sayılı dosyasında işlem gören … Mersin Turizm inş. Tar. San. Ve Tic. AŞ ünvanlı işyerinde hizmet akdine istinaden kuruma bildirilen prime esas kazançlarla toplam 254 gün çalıştığı bu çalışmasının tümünün SGK’ya bildirildiğinin tespitine karar verilmiştir…”denilmiş olmakla, hüküm fıkrasında ise “1-Davanın kısmen kabul -kısmen reddine,
Davacının hizmet tespitine yönelik talebinin kabulü ile, davacı …’in 141496835 sicil sayılı dosyasında işlem gören … Mersin Turizm inş. Tar. San. Ve Tic. AŞ ünvanlı işyerinde 10/04/2013 -03/05/2016 tarihleri arasında hizmet akdine istinaden asgari ücretle toplam 1311 gün çalıştığı, bu çalışmasının 1260 gününün SGK’ya bildirildiği, 51 gününün ise SGK’ya bildirilmediği, davacının … sicil sayılı dosyasında işlem gören … Mersin Turizm inş. Tar. San. ve Tic. AŞ ünvanlı işyerinde hizmet akdine istinaden kuruma bildirilen prime esas kazançlarla toplam 254 gün çalıştığı bu çalışmasının tümünün SGK’ya bildirildiğinin tespitine,
2-Davacının prime esas kazanç tespitine yönelik talebinin reddine,…” denilmiş ancak gerekçede kabulü gerektiği belirtilen davacı yanın 10/04/2012 tarihli hizmet başlangıç tarihinin, gerek gerekçe kısmının bir bölümünde, gerekse hüküm fıkrasında 10.04.2013 olarak belirtilmesi suretiyle kararın gerekçesi ile gerekçeli kararın hüküm fıkrasının birbiriyle çelişkili olduğu kararın incelenmesinden açıkça anlaşılmaktadır.
Sair hususlar şimdilik değerlendirilmeksizin, mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi, isabetsiz bulunmuştur.” hususlarına işaret edilerek bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince, hükmüne uyulan bozma ilamı sonrası kararında; “Davanın kısmen kabul -kısmen reddine,
a) Davacı …’in … sicil sayılı dosyasında işlem gören … Mersin Turizm inş. Tar. San. Ve Tic. AŞ ünvanlı işyerinde 10/04/2012 -03/05/2016 tarihleri arasında hizmet akdine istinaden asgari ücretle toplam 1311 gün çalıştığı, bu çalışmasının 1260 gününün SGK’ya bildirildiği, 51 gününün ise SGK’ya bildirilmediğinin tespitine,
b)Davacının 158484635 sicil sayılı dosyasında işlem gören … Mersin Turizm inş. Tar. San. Ve Tic. AŞ ünvanlı işyerinde hizmet akdine istinaden kuruma bildirilen prime esas kazançlarla toplam 254 gün çalıştığı bu çalışmasının tümünün SGK’ya bildirildiğinin tespitine,
c)Davacının prime esas kazançların eksik bildirildiğinin tespitine yönelik talebinin reddine,” karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer’i müdahil SGK vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Fer’i Müdahil SGK vekili temyiz dilekçesinde; yerel mahkemece afaki olarak incelenmiş bilirkişi raporu baz alınarak karar verilmesinin hatalı olduğu, davacı tanık beyanlarının samimiyetinin tartışılmadığı, tanık beyanlarını tamamen doğrulayıcı bilgi ve belgelere dayanılmadığı belirtilerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti ve prime esas ücretin tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 5510 sayılı Kanunun 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 86/9. maddesi.

3. 5510 sayılı Kanunun “Prime esas kazançlar” başlıklı 80. maddesinin birinci fıkrasında, sigortalıların prime esas kazançlarının nasıl belirleneceği açıklanmıştır. Diğer taraftan 506 sayılı Kanunun 79/10. ve 5510 sayıl Kanunun 86/9. maddelerine dayalı olarak açılan bu tür hizmet tespiti davalarında kesinleşen mahkeme ilamı, işverence Kuruma verilmeyen belgelerin yerine geçecek nitelikte olduğundan hükümde ayrıca 77 ve 80. maddelere göre hesaplanacak olan 1 günlük ücretin belirtilmesi de gerekmektedir. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun; 288. maddesinde, bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri belir bir tutarı geçtiği takdirde senetle kanıtlanması gerektiği, bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri, ödeme veya borçtan kurtarma (ibra) gibi herhangi bir sebeple belirli bir tutardan aşağı düşse bile senetsiz kanıtlanamayacağı bildirilmiş, 289. maddesinde, 288. madde uyarınca senetle kanıtlanması gereken konularda yukarıdaki hükümler hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati durumunda tanık dinlenebileceği, 292. maddesinde de, senetle kanıtlanması zorunlu konularda yazılı bir delil başlangıcı varsa tanık dinlenebileceği açıklanarak delil başlangıcının, dava konusunun tamamen kanıtlanmasına yeterli olmamakla birlikte, bunun var olduğunu gösteren ve aleyhine sunulmuş olan tarafça verilen kağıt ve belgeler olduğu belirtilmiştir. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 200 ve 202. maddelerinde de bu düzenlemeler korunmuştur.
Kuruma ödenmesi gereken sigorta primlerinin hesabında gerçek ücretin/kazancın esas alınması gerekmekte olup hizmet tespiti davalarının kamusal niteliği gereği, çalışma olgusu her türlü kanıtla ispatlanabilmesine karşın ücret konusunda aynı genişlikte ispat serbestliği söz konusu değildir ve değinilen maddelerde yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ücret tutarı maddede belirtilen sınırları aştığı takdirde, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe sahip olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, sigortalının imzasını içeren aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle kanıtlanması olanaklıdır. Yazılı delille ispat sınırının altında kalan miktar için tanık dinlenebileceği gibi, tespiti istenen miktar sınırı aşsa dahi varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinlenmesi mümkündür. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 20.10.2010 gün ve 2010/10-480 Esas – 2010/523 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10-481 Esas – 2010/524 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10-482 Esas – 2010/525 Karar, 19.10.2011 gün ve 2011/10-608 Esas – 2011/649 Karar, 19.06.2013 gün ve 2012/10-1617 Esas – 2013/850 Karar sayılı ilamlarında da aynı görüş ve yaklaşım benimsenmiştir.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; fer’i müdahil SGK vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle ;

Fer’i müdahil SGK vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

12.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.